yarattık ile cümle

yarattık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.ואז הם משתמשים ברגשות הללו על מנת ליצוק מימדים לעולמות שהם יוצרים.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.ثم يستخدمون هذه المشاعر ليضيفوا أبعادا لهذه العوالم التي يصنعونها
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.よくできたゲームは違和感なく
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Bem, fazemos com que valha a pena vir à escola, todos os dias.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Be', rendiamo la scuola un luogo dove vale la pena venire ogni giorno.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Bueno, hacemos que valga la pena venir a la escuela cada día.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Chúng tôi biến ngôi trường thành nơi đáng để đến mỗi ngày.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Facem ca mersul la școală în fiecare zi să merite osteneala.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Jadi, kami membuat sekolah menjadi tempat yang layak didatangi setiap hari.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.음, 저희는 학교라는 공간을 매일 갈 가치가 있는 장소로 만들었습니다.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Na ja, wir erschaffen eine Schule, die es wert ist, sie jeden Tag zu besuchen.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nos, olyanná tesszük az iskolát, hogy minden nap érdemes legyen bejönni.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.No, tím, že máme školu, do které stojí za to každý den chodit.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nous avons fait que l'école vaut la peine qu'on s'y rende tous les jours.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Nou, we zorgen ervoor dat het de moeite waard is om naar school te komen, elke dag.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Sprawiamy, że każdego dnia warto jest przychodzić do szkoły .
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Vi såg till att det var värt att komma till skolan varje dag.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Έχουμε καταφέρει να κάνουμε το σχολείο ελκυστικό κάθε μέρα.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Ами, правим така че идването на училище всеки ден да си заслужава.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Мы делаем всё для того, чтобы дети хотели приходить в школу каждый день.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.Отже, ми працюємо щодня над тим, щоб перетворити школу на заклад, у який варто приходити.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.ובכן, אנחנו יוצרים בית ספר ששווה לחזור אליו כל יום.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.حسن، نحن نجعل من المدرسة شيئ يستحق القدوم من أجله كل يوم.
Şöyle ki, her gün gelmeye değecek bir okul yarattık.生徒達みんなは 私たちにとって 大切なんだと気づかせました
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.그래서 우리는 슈퍼컴퓨터를 이용하여 세계 최고의 말라리아 컴퓨터 모델을 만들었습니다.
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.Nous avons donc créé, en utilisant notre superordinateur,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.אז יצרנו, בעזרת מחשב העל שלנו, את הדגם הממוחשב הכי טוב של מלריה,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.لذلك صنعنا, بإستخدام السوبر كمبيوتر, أفضل محاكاه الكترونية للملاريا في العالم,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.世界最高のマラリアのモデルを作りました それをご覧いただきましょう
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.실제로 12년 전에 뇌-기계 인터페이스라 불린 준비물을 만들었습니다.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Če smo bolj natančni, pred 12-imi leti smo ustvarili pripravo, ki smo ji rekli vmesnik med možgani in strojem.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Cụ thể, khoảng 12 năm trước chúng tôi tạo ra bộ xử lí sơ bộ đặt tên là giao diện não cơ học
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Em particular, à cerca de 12 anos atrás nós criamos um modelo que chamamos interface homem-máquina.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.En particular, hace unos 12 años, creamos lo que llamamos interfaz cerebro-máquina.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.In particolare, circa 12 anni fa abbiamo creato un'interfaccia mente-macchina.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.În particular, acum vreo 12 ani am creat ceva pe care l-am numit interfeţele creier-maşină.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.I særdeleshed, for omkring 12 år siden skabte vi en forberedelse som vi kaldte hjerne-maskine grænseflader.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Konkrétně před 12 lety jsme vytvořili zařízení, které jsme nazvali mozkovo-přístrojové rozhraní.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Około 12-tu lat temu stworzyliśmy prototyp, który nazwaliśmy interfejsem mózg-komputer.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Vor etwa 12 Jahren schufen wir ein Präparat, das wir die Schnittstelle von Gehirn und Maschine nannten.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Zo creëerden we ongeveer twaalf jaar geleden een opstelling die we de brein-machine-interface noemden.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.В частности 12 лет назад мы создали так называемый компьютерно-мозговой интерфейс.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.Преди 12 години, създадохме подготовка, която нарекохме интерфейси на машина на мозъка.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.באופן מיוחד, לפני כ- 12 שנים יצרנו מכשיר שקראנו לו ממשק מכונת-מוח.
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.بالتّحديد، منذ 12 سنة مضت، قمنا بابتكار إعداد سمّيناه "الواجهات بين دماغ-آلة"
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.ブレイン・マシン・インターフェース と名付けた装置を作りました これが その仕組みです
Titanik'in enkazına geri döndük. Fiber optik kablosunu makaraya saran küçük robotlar yarattık.Levámos pequenos robôs que tínhamos criado que tinham bobinas de fibra ótica.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Ennek eredményeképpen megalkottuk azt, amit úgy nevezünk: a színházgép.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Et nous avons effectivement créé ce que nous aimons appeler une machine théâtrale.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.우리는 실제로 극장 기계라는 것을 만들어 냈습니다.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Şi efectiv am creat ceea ce ne place să numim o maşinărie teatrală.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.So schufen wir etwas, das wir gerne eine Theatermaschine nennen.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Tak stworzyliśmy machinę teatralną.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Và chúng ta tạo ra cái chúng ta gọi là chiếc máy hát một cách hiệu quả.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.We ontwierpen uiteindelijk een zogenaamde 'theatermachine'.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Y, de hecho, creamos lo que nos gusta llamar una "máquina teatral".
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Έτσι λοιπόν δημιουργήσαμε κάτι που ονομάσαμε "θεατρική μηχανή".
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Врешті-решт ми створили театральну машину.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.И в резултат създадохме онова, което обичаме да наричаме театрална машина.
Ve biz de böylece 'Tiyatro Makinesi' dediğimiz şeyi yarattık.Фактически мы создали, как мы это называем, театральную машину.

İlgili Sayfalar