yarattı ile cümle

yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.To piękno można przyrównać do boskiego działa stworzenia ziemi.
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.И это был способ открытого противопоставления Божественному присутствию в нашем мире.
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.І це був спосіб прямого протистояння присутності Бога у нашому світі.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Acest discurs a provocat o senzaţie remarcabil în rândul partidului.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Bài phát biểu này gây ra một cảm giác đáng chú ý giữa các bên.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ce discours a fait sensation remarquable parmi les partis.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Denne tale forårsagede en bemærkelsesværdig sensation blandt festen.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Detta tal orsakade en märklig känsla hos partiet.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Deze toespraak veroorzaakte een opmerkelijke sensatie onder de partij.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Diese Rede verursacht eine bemerkenswerte Sensation unter den Parteien.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Este discurso causó sensación entre los notables del partido.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Este discurso causou sensação entre os notáveis ​​do partido.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ez a beszéd okozott jelentős érzés között a párt.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.이 연설은 파티들 사이에 놀라운 센세이션을 일으켰습니다.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Mowa ta wywołała niezwykłą sensację wśród partii.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Pidato ini menimbulkan sensasi yang luar biasa di kalangan partai.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Questo discorso fece scalpore notevole tra il partito.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ta govor je povzročil izjemen občutek med stranke.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Tämä puhe aiheutti merkittävän tunne keskuudessa puolue.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Tato řeč vyvolala senzaci mezi pozoruhodné party.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Táto reč vyvolala senzáciu medzi pozoruhodné party.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Η ομιλία προκάλεσε μια αξιοσημείωτη αίσθηση μεταξύ του κόμματος.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Тази реч е причинило забележителна сензация сред партията.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Це виступ викликав сенсацію серед чудової сторони.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Это выступление вызвало сенсацию среди замечательной стороны.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.נאום זה עורר תחושה יוצאת דופן בקרב המפלגה.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.سبب هذا الكلام ضجة كبيرة ملحوظا بين الحزب.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.鳥のいくつかは、一度にオフ急いだ:1つの古いカササギは、非常に自分自身をラップ始めた
Bu köşede, değerli olmayan ve eşsiz olmayan bir şey yarattınız.En esta esquina, han creado algo no valioso y tampoco único.
Bu köşede, değerli olmayan ve eşsiz olmayan bir şey yarattınız.私みたいにバカな投資家が
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Dog se, det fandt jeg, at Gud har skabt Menneskene, som de bør være; men de har så mange sære Ting for.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Eis que isto tão-somente achei: que Deus fez o homem reto, mas os homens buscaram muitos artifícios.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Hanem lásd, ezt találtam, hogy az Isten teremtette az embert igaznak; õk pedig kerestek sok kigondolást.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››나의 깨달은 것이 이것이라 곧 하나님이 사람을 정직하게 지으셨으나 사람은 많은 꾀를 낸 것이니라
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Numai, iată ce am găsit: că Dumnezeu a făcut pe oameni fără prihană, dar ei umblă cu multe şiretenii.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Poglej, samo to sem našel, da je Bog ustvaril človeka poštenega, oni pa iščejo veliko spletk!
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››To tylko obacz, com znalazł, że stworzył Bóg człowieka dobrego; ale oni udali się za rozmaitemi myślami.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Vedi, solo questo ho trovato: ma essi cercano tanti fallaci ragionamenti
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Ιδου, τουτο μονον ευρηκα οτι ο Θεος εκαμε τον ανθρωπον ευθυν, αλλ' αυτοι επεζητησαν λογισμους πολλους.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››Только это я нашел, что Бог сотворил человека правым, а люди пустились во многие помыслы.
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››לבד ראה זה מצאתי אשר עשה האלהים את האדם ישר והמה בקשו חשבנות רבים׃
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››انظر. هذا وجدت فقط ان الله صنع الانسان مستقيما. اما هم فطلبوا اختراعات كثيرة
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找 到 的 、 只 有 一 件 、 就 是 神 造 人 原 是 正 直 、 但 他 們 尋 出 許 多 巧 計
Bulduğum tek şey: Tanrı insanları doğru yarattı, Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.››我 所 找到 的 、 只有 一 件 、 就是 神造人 原是 正直 、 但 他 們尋 出 許 多巧計
Bu modeli kim yarattı?Ai đã tạo ra mô hình kinh doanh đó?
Bu modeli kim yarattı?Chi ha creato quel modello di business?
Bu modeli kim yarattı?Cine a creat acel model de afacere?
Bu modeli kim yarattı?Hvem skabte den forretningsmodel?
Bu modeli kim yarattı?도대체 누가 이런 사업 모델을 만들었죠?
Bu modeli kim yarattı?Kto stworzył taki model biznesu?
Bu modeli kim yarattı?Kto vytvoril taký obchodný model?
Bu modeli kim yarattı?Não têm dinheiro no banco.
Bu modeli kim yarattı?Nincs pénzük a bankokban.
Bu modeli kim yarattı?Qui a créé ce modèle économique ?
Bu modeli kim yarattı?¿Quién creó ese modelo?
Bu modeli kim yarattı?Vem skapade den affärsmodellen?
Bu modeli kim yarattı?Wer entwickelte solch ein Geschäftsmodell?
Bu modeli kim yarattı?Wie heeft dat bedrijfsmodel bedacht?
Bu modeli kim yarattı?Ποιος δημιούργησε αυτό το επιχειρηματικό μοντέλο; Έτσι;
Bu modeli kim yarattı?Кто создал такую бизнес-модель?
İlgili Sayfalar