yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!Toto je deň, ktorý učinil Hospodin; plesajme a radujme sa v ňom!
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!Αυτη ειναι η ημερα, την οποιαν εκαμεν ο Κυριος ας αγαλλιασθωμεν και ας ευφρανθωμεν εν αυτη.
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!Тоя е денят, който Господ е направил; Нека се радваме и се развеселим в Него.
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!זה היום עשה יהוה נגילה ונשמחה בו׃
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!هذا هو اليوم الذي صنعه الرب. نبتهج ونفرح فيه.
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!這 是 耶 和 華 所 定 的 日 子 . 我 們 在 其 中 要 高 興 歡 喜
Bugün RABbin yarattığı gündür, Onun için sevinip coşalım!這是 耶和華 所 定 的 日子 . 我 們在 其中 要 高興 歡喜
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Fizeram outra máquina para produzir essas pessoas: a escola.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.He loivat toisen järjestelmän tuottamaan näitä ihmisiä: koulun.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Họ đã tạo ra một cổ máy để sản xuất ra những con người đó: trường học.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Így hát egy másik gépet is készítettek, ami az embereket gyártotta: az iskolát.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Ils ont donc créé une autre machine pour former ces personnes : l'école.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Inventarono un altro sistema per creare quelle persone: la scuola.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.그러한 사람들을 만들어내는 또 다른 기계도 만들었어요. 학교입니다.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Mereka membuat mesin lainnya yang memproduksi orang-orang tersebut: yaitu sekolah.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Montaron otra máquina para producir esas personas: la escuela.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Om die mensen te produceren maakten ze een andere machine: de school.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Pentru a produce acești oameni, au realizat un alt aparat: școala.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Sie erschufen einen weiteren Apparat, um diese Menschen zu produzieren: die Schule.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Stworzono więc inną maszynę produkującą takich ludzi: szkołę.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Vytvořili proto další stroj na výrobu těchto lidí: školu.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Vytvorili teda ďalší stroj, aby týchto ľudí vyrábal: školu.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Δημιούργησαν μια άλλη μηχανή, για την παραγωγή εκείνων των ανθρώπων: Το σχολείο.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.И за това направили друга машина, която да произвежда тези хора: училището.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.И они создали ещё одну машину для производства таких людей — школу.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.Тоді вони придумали машину, яка створювала таких людей: школу.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.אז הם יצרו עוד מכונה, שתייצר את האנשים האלה: בית הספר.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.و لقد صنعوا آلة أخرى لإنتاج هؤلاء البشر: المدرسة.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.それが「学校」です 学校は官僚行政マシンの
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.우리는 이것들, 이 케이블 회사를 세우기위해서 애를 썼는데
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Noi lavorammo per costruirla, l'industria dei cavi, ora le emittenti vogliono i nostri soldi.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Wir haben daran gearbeitet, diese Kabelindustrie aufzubauen, nun wollen die Rundfunk-Veranstalter unser Geld.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Zbudowaliśmy branżę telewizji kablowej a teraz nadawcy chcą naszych pieniędzy.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Мы работали над созданием кабельной отрасли, а сейчас вещательные компании хотят от нас денег.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.טד טרנר: עבדנו כדי לבנות זאת, תעשיית כבלים זו,
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.لقد عملنا جميعا من أجل بناء كل هذا ، صناعة البث بواسطة الأسلاك،
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Aký bol veľký vieme podľa toho aký po sebe zanechal kráter a aké to malo následky.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Chúng ta biết là nó lớn như thế nào bởi vì chúng ta biết được sự tác động nó có và cái vực thẳm mà nó để lại.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Kita tahu ukurannya sebesar itu karena dampak yang ditimbulkan dan kawah yang ditinggalkannya.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.우리는 그 소행성의 크기를 충돌이 남긴 충격과 크레이터의 크기로부터 알 수 있습니다.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Noi sappiamo che fu enorme, grazie al suo impatto e al cratere rimasto.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Nous savons qu'il était de cette taille grâce à l'impact qu'il a eu, et au cratère qu'il a laissé.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Sabemos que era desse tamanho por causa do impacto que teve e da cratera que deixou.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Sabemos que era grande por el impacto que produjo y el cráter que dejó.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Ştim că a fost aşa de mare din cauza impactului şi craterului lăsat.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Tudjuk, hogy ilyen nagy volt, a kihatása és a hátrahagyott krátere miatt.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Vemo, da je bila tako velika zaradi vpliva, ki ga je imela, in kraterja, ki ga je napravila.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Víme, že byla takhle veliká vzhledem k účinku, jaký měla, a kráteru, jaký po sobě zanechala.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Vi vet att den var så stor tack vare dess effekt och kratern den efterlämnade.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.We weten dat het zo groot was door de impact die het had en de krater die werd achtergelaten.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Wiemy, że była tak wielka na podstawie jej siły uderzenia i krateru jaki pozostawiła po sobie.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Wir wissen, dass er so groß war, weil der Einschlag einen Krater hinterlassen hat.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Γνωρίζουμε ότι ήταν τόσο μεγάλος λόγω του αντίκτυπου που είχε και τον κρατήρα που άφησε.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Мы знаем, что астероид был столь велик, глядя на оставленный им кратер.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.Ние знаем, че е била толкова голяма поради въздействието, което оказала и кратера, който оставила.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.אתם מתחילים להבין מהו גודל הסלע עליו אנו מדברים, אוקיי?
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.نعلم أنها كانت بذلك الحجم بسبب الأثر الذي سببته والفوهة التي خلفتها.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.その衝撃やクレーターから明らかです 隕石が落ちたのは
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.我地知佢有咁大係因為 佢嘅衝擊力同埋佢留低嘅隕石坑
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.Takové malby byly způsobem, jak stanout tváří v tvář boží přítomnosti v našem světě.
İlgili Sayfalar