yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tek yapabildiği Eru'nun yarattıklarını bozup değiştirmek oldu.Ogenj je bil zanj počelo vseh stvari in edini, ki jih je lahko spreminjal.
Onu da Ahura Mazda'nın yarattığına inanıldı.Vse dobro kar smo naredili, smo naredili d pomočjo Ahura Mazde«.
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Todėl žmogus įsivaizduoja tik tai, kas jam buvo įdiegta.
Danimarka toplumu Yahudiler için her alanda dostane ve güvenilir bir ortam yarattı.Danijos visuomenė yra saugi ir draugiška jos žydams.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.1962 kartu su Roland Topor ir Ferdinando Arrabal įkūrė Panikos judėjimą (Panic Movement).
Yarattığı her bombayı da dolayısıyla birer sanat eseri olarak görmektedir.Jis mano, kad jo kuriamos bombos yra menas.
Bu, onun yarattığı her şeyin kanından arta kalan kısımdır.Ši jam grodavo jo sukurtus kūrinius.
1997 yılında, İmparatorluk bir Web sitesi yarattı.2000 m. kilo idėja sukurti svetainę.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Buvo tikima, jog jis sukūręs visatą ir lemiąs žmonių likimus.
New Lanark'ta yarattığı komünel sistemi yaymak için uğraşmaya başladı.New Lanarke išliko jo įkurta pramoninė bendruomenė.
Kısa bir süre içinde kendine hass tabur yarattı.Netrukus ir pats įkūrė siuvyklą.
Bu beklenmedik olay Hitler'de büyük bir umut yarattı.Rusijos revoliucija sukėlė nenumatytų pasekmių Didžiojoje Britanijoje.
Ōnin Savaşı, Japon zırhında devrim yarattı.Taip pat svarbi buvo kariuomenės reforma, įvykdyta po karo su Japonija.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.Jie savo sukurtas konstrukcijas žymėjo tik pavarde, todėl dabar nežinoma, kuris brolis ką sukūrė.
Bu durum Avrupa'da büyük sansasyon yarattı.Tai susilaukė milžiniško atsako Vakarų Europoje.
Onun eserlerinde yarattığı dünya yaşadığına göre çok daha kusursuzdu.Dar jam gyvam esant jo kūriniai susilaukė didelės šlovės.
Koreograf, bu eseri 40 yaş üstü dansçıların sahnelemesi için yarattığını açıklamıştır.Vėliau ji paaiškino, jog dėl to ji ir sukūrė tik 40 personažų Hario amžiaus grupėje.
Eyaletlerde, Andronikos'un reformları hızlı ve göze çarpan bir kalkınma yarattı.Andronikuse reformid avaldasid kiiret ja head mõju provintsides.
Yarattığı terimlerin kabul gördüğü ilk önemli varoluşçu ise Jean-Paul Sartre'dır.Eksistentsialismi tähtsaimaks autoriks peetakse Jean-Paul Sartre'it.
Ama ülkede bir tartışma yarattı.Eelnõu tekitas riigis palju vaidlusi.
Burak son derece parlak bir kariyer yarattı kendine.Viimasel neist kujunes muljetavaldav karjäär.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Tema elu ja universum.
O kadar kuvvetli bir halüsinojendir ki yarattığı etkiler yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.Tema mälestused olid nii tugevad, et ta suutis neid ka aastaid hiljem meelde tuletada.
Aynı sene ilk grafik ve tablolarını yarattı.Sel perioodil nägid ilmavalgust ka tema esimesed joonistused ja maalid.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.See traditsioon levis Hispaanias.
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Igaüks saab hästi otsustada ainult asjade üle, mida ta tunneb.
Çizdiği birkaç peyzajı ise hayalinden ya da hafızasının yardımıyla yarattı.Maastikumaale on tal vaid mõned ning needki tehtud mälu või kujutlusvõime järgi.
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --2만7천 에이커의 양어장을 만든 겁니다.
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --Crearon un criadero de peces de 27.000 acres --
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --Criaram uma piscicultura de quase 11 000 hectares — robalos, salmonetes, camarões, enguias.
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --I stworzyli rybną farmę o powierzchni 11 tys. hektarów.
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --Sie schufen eine 11.000 Hektar Fischaufzucht --
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --הם יצרו חוות דגים בת 109,000 דונם
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --ونتج عن ذلك 27000 فدان من مزارع السمك
10,927 dönümlük bir balık çiftliği yarattılar --スズキ ボラ
30,000 yeni iş imkanı yarattı.그는 30,000개의 이르는 새로운 직장을 만들었죠.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.A creat 30.000 de noi locuri de muncă.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Criou 30 000 empregos.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Das sind 30.000 neue Arbeitsplätze.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Ha creado 30,000 nuevos puestos de trabajo.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Ha creato 30.000 nuovi posti di lavoro.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Hij heeft 30.000 jobs gecreëerd.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Il a créé 30000 nouveaux emplois.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Stworzył 30 tys. nowych miejsc pracy.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.Създал е 30 000 нови работни места.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.הוא יצר 30,000 משרות חדשות.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.لقد أوجد 30 ألف فرصة عمل جديدة
30,000 yeni iş imkanı yarattı.そして製品の売り上げだけで -- これは非営利の活動なのですが --
ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi. Yargıç Russell Gazi Mahkemesini yarattı.הוא ישב בבית-משפט הנקרא בית-משפט ליוצאי-צבא.
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Czy możliwe, żeby moja dusza i moje wspomnienia były sztucznymi tworami, które ty wykreowałeś?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?¿No será... que mi alma y mis recuerdos son falsos, que te los inventaste?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Onko se ehkä se, että minä- -minun sieluni ja muistoni, ovat vain sinun luomuksiasi?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Por acaso, seria o facto de a minha alma e as minhas memórias serem falsificações que tu inventaste?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Var det kanske att jag- -min själ och mina minnen är falska- -och skapade av dig?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Var det måske, at jeg - - og min sjæl og mine minder er kunstige - - og skabt af dig?
Acaba diyorum bu şey... ruhumu ve anılarımı senin yarattığın ve sahte oldukları mı?Μήπως ήταν ότι... ...το πνεύμα μου και οι αναμνήσεις είναι ψεύτικα και τα κατασκεύασες εσύ;
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Detta är stycket om Adams släkt. När Gud skapade människor, gjorde han dem lika Gud.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Dette er Adams Slægtebog. Dengang Gud skabte Mennesket, gjorde han det i Guds Billede;
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Dette er boken om Adams ætt: På den dag Gud skapte mennesket, skapte han det i Guds lignelse.
Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Este é o livro das gerações de Adão. No dia em que Deus criou o homem, � semelhança de Deus o fez.
İlgili Sayfalar