yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.התוכנית עוררה התנגדות חריפה באנגליה.
6. adam Jamal Crawford beklentileri veremeyerek hayal kırıklığı yarattı.יכולתו של ג'מאל קרופורד נותרה לא עקבית.
Zerefin yarattığı şeytanların en kudretlisidir.אשר ידוע בתור השד החזק ביותר שיצר זרף.
Yazar ayrıca Miss Marple adını verdiği bir tip daha yarattı.בנוסף, הם אימצו ילדה נוספת בשם מארגוט.
2005 yılında site yeni bir çağrı yarattı.בשנת 2005 ההצגה יצאה בגרסה חדשה.
Ve Allah Gazeteciyi Yarattı 1959.הם פרסמו את המניפסט שלהם בשנת 1959 .
Ancak, itici karışım bir yangın tehlikesi yarattı.כמובן שלקחנו מראש את ההסתבכות ביציאה עם חילופי אש.
1849 yılında Revue comique ve Petit journal pour rire'yi yarattı.През 1849 г. основава хумористичните издания Revue comique и Petit journal pour rire.
2005 yılında site yeni bir çağrı yarattı.През 2005 година сестрите приемат ново предизвикателство.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 г. тя създава повече от 500 орнамента.
1778 - Oliver Pollock, Dolar'ın simgesini yarattı.1778 – Бизнесменът от Ню Орлийнз Оливър Полък създава знака на долара.
Bu babasında ve kendisinde büyük bir etki yarattı.Този инцидент оказва голямо влияние върху него и баща му.
Bu şehirde bir panik yarattı.В града настъпва всеобща паника.
Bu durum Avrupa'da büyük sansasyon yarattı.И този факт предизвиква определено безпокойство в Европа.
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.Сливането създава най-големият в света производител на стоки за персонална грижа и стоки за домакинството.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı.При опитите за създаване на изцяло цивилно правителство обаче възникват проблеми.
Volkanik lavların yarattığı belli koşullar da benzer yapıların ortaya çıkmasına sebep olabilir.Интересен факт за щитовидните вулкани е, че те може да се образуват и на други планети.
Trupin Tsvaygenbaum resimlerinde dokuz dayalı dans kompozisyonlar yarattı.Въз основа на 9 картини Цвайгенбаум и Трупин създават танцова композиция.
"Adem soyunun öyküsü: Tanrı insanı yarattığında onu kendine benzer kıldı.Сътворението на Адам като цяло се смята, че изобразява откъса "И Бог създаде човека по Своя образ."
Ancak, Beşiktaş sezonu 11. bitirerek hayal kırıklığı yarattı.Сезонът завършва на разочароващото 11. място.
Ancak, itici karışım bir yangın tehlikesi yarattı.Въпреки това фенерите представляват опасност поради риска от пожари.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Колкото и да ми е неприятно, ако трябва да бъда честен, намразих пиесата.
Kriz, birçok komşu ülkenin ekonomileri üzerinde ciddi etkiler yarattı.Драстичното повишаване на цените оказва негативно влияние на икономиките на редица западни страни.
Resim skandal yarattı.Събитието предизвиква скандал.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Един от четирите бога, създали света.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.Разпространен е в Ямайка.
Tommy ve Tuppence, Agatha Christie'nin yarattığı karakterlerdir.Томи и Тапънс (на английски: Tommy and Tuppence) са любители-детективи от романите на Агата Кристи.
Ancak bu durum da hastalığın tanınması için fırsat yarattı.Тази проява е причина за това заболяването да се нарича сечене.
90'lı yılların başında "Lyusien Balesi"ni yarattı.В началото на 90-те създава „Люсиен балет“.
1940'larda sinemalarda yayınlanan ilk Bulgar reklamını yarattı.През 1940-те години Шуменско създава първата българска реклама, която по това време се излъчва по кината.
Sesi ile düşmanın üzerinde yarattığı psikolojik etki sebebiyle zamanla geliştirilmiştir.Тези плесници се приемали като доказателство на храброст и са се популяризирали с времето.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Dijelovi knjige brzo su se rasprodali i imali su veliki utjecaj na francusko društvo.
Nisan 2001'de Lopez J.Lo by Jennifer Lopez adlı kendi giyim markasını yarattı.Godine 2003. pokrenula je vlastitu liniju odjeće imena JLO by Jennifer Lopez.
Bu şehirde bir panik yarattı.Gradom vlada panika.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.Odmah su postigli uspjeh na Jamajci.
Yarattığı roman kahramanı ise Fin dedektif Sven Hjerson'dur.U romanima njen glavni lik je finski vegeterijanac Sven Hjerson.
Resim skandal yarattı.Obilježio ju je skandal.
Geniş repertuarıyla yeni bir flamenko anlayışı yarattı, gitarın teknik ve müzikal sınırlarını aştı.Kroz njegovu široku diskografiju proširio je tehničke i glazbene granice na gitari.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.Framestore je dizajnirao 120 kompjuterski generiranih kadrova Dentovog unakaženog izgleda.
2014 yılında, Star kendine ait e-ticaret makyaj markasını yarattı.1993. godine nacionalna knjižnica počela je stvarati vlastite elektroničke informacijske resurse.
Reform sonrasında tarımsal üretim hızla düştü ve bu da halkta büyük hoşnutsuzluk yarattı.Projekt ubrzanja agrarne reforme uzrokovao je opće nezadovoljstvo.
2005 yılında site yeni bir çağrı yarattı.2005. godine postavljena su tri nova zvona.
Marduk’un yeri, göğü ve insanoğlunu yarattığına inanılıyordu.Od jedne polovice tijela Marduk je stvorio nebo, a od druge Zemlju.
Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim.11 Veď Hospodin za šesť dní utvoril nebo a zem, more a všetko, čo je v nich, a siedmy deň odpočíval.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Ďalšie časti románu sa rozpredali v priebehu niekoľkých hodín a mali obrovský vplyv na francúzsku spoločnosť.
Kendi yarattığı benliği "Lewis Carroll" kısa zamanda dünya çapında ünlendi.Sláva jeho alter ega "Lewis Carroll" čoskoro obletela celý svet.
Uzun yıllar boyunca yarattığı "Alice" karakterinin Alice Liddell'in yansıması olduğu düşünüldü.Dlhú dobu sa predpokladalo, že svoju "Alicu" odvodil od Alici Liddellovej.
Menajerleri Malcolm McLaren'in menajerliğinde İngiltere'de tartışmalar yarattılar.Svoje urobili aj premyslené marketingové ťahy ich manažéra Malcolma McLarena.
Corvus son derece başarılı bir etki yarattı.Corot bol veľmi produktívny.
Bu eseri ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı.Vďaka tejto osamelosti sa u nej vyvinula nymfománia.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.Vo Francúzsku to je ešte komplikovanejšie.
Ardından Asgard'ı yarattılar.Následne založia Macondo.
Tepkisini her zaman olduğu gibi sakarlığının yarattığı anarşi ile ortaya koyar.Výčitky smerovali, ako vždy, k zobrazeniu postáv.
374'te askerlerin Batı İmparatorluğu'na gönderilmesi Valens'in seyyar güçlerinde boşluklar yarattı.Premestitev vojakov na zahod cesarstva leta 374 je v Valensovi mobilni vojski pustilo veliko vrzel.
Selena'nın ölümü geniş yankı yarattı.Selenina smrt je zelo vplivala na javnost.
Bu reform çeşitli nedenlerle başarısızlığa uğradıysa da büyük bir psikolojik etki yarattı.Odprava tlačanstva, ki je imela tudi zelo velik psihološki učinek, je potegnila za sabo vrsto reform.
Bu çalışma sırasında UTF-8 karakter sınıflandırmasını yarattı.V tem času je za potrebe tega operacijskega sistema ustvaril kodiranje UTF-8.
Başlangıçta Khronos (zaman) evreni yarattı.V začetku je Bog ustvaril Masaje.
Mektuplarından birinde şöyle yazmıştı: "Çalışmalarımın yarattığı gazap...Zapisane so njegove besede: »Fantje, moja ura je prišla.
Solomon Kane, Robert E. Howard'in yarattığı karakterlerden biridir.Konan Barbar je fantazijski lik, ki ga je leta 1932 ustvaril Robert E. Howard.
İlgili Sayfalar