yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.小说在几个小时内售罄,对法国社会产生极大震撼。
İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı.在第二次世界大戰時,米爾頓·傅利曼創造了貨幣主義的概念。
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.吳明益的創作以小說、散文為主。
Deidara yarattığı sanattan çok gurur duyar.對自己製作的蛋糕十分自豪。
Arda'yı Eru yarattı.是他製造了海德。
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.對德意志國防軍來說,這場敗戰的衝擊很大,以致下令進行特別調查。
Naver, Kore'nin en büyük arama motoru, 2004 yılında LINE Webtoon'u yarattı.OSMU的例子: 韩国著名搜索引擎NAVER於2004年推出LINE Webtoon服務,現時擁有韓國最大的Webtoon市場。
Bu kararı Meksika ile ABD arasında gerilim yarattı.这绷紧了墨西哥与美国间的关系。
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.但是,这也有人认为可能是在这期间的经常的晴朗天气造成的。
Resim, Mareşal da bir tür kafa karışıklığı yarattı.防禦使是藩鎮司令官的一種,類似節度使。
Ama kendi de yarattığı alevlerden ölecektir.他最终被自己制造的刑具烧死。
Yıllar içinde hata düzeltme problemi üzerinde çalışarak çok güçlü bir dizi algoritma yarattı.在接下来的幾年中,他为了解決偵錯的問題,開發了功能日益強大的偵錯演算法。
Bunlardan en ünlüsü 1997-98 yıllarında yarattığı Portrait of My First Teacher’dır.拜拉莫夫为他的老师绘制过三幅重要的肖像,最著名的一幅名为《我第一个老师的肖像》,创作于1997-1998年。
1960'lardan bu yana, çevre hareketlerinin aktivitesi çeşitli çevre sorunların farkındalığını yarattı.自1960年代起,環保運動已漸漸令大眾更重視身邊的各種環境問題。
Jar Jar Binks, Yıldız Savaşları serisinde geçen George Lucas'ın yarattığı kurgusal karakterlerden biridir.扎扎·賓客斯(英语:Jar Jar Binks)是佐治·魯卡斯創作的星際大戰的虛構人物。
1884 yılında Salon'da sergilenen Madame X'in Portresi isimli çalışması ise o günlerde bir skandal yarattı.他早期在巴黎沙龙展出的画作X夫人肖像就引发了丑闻。
Bu Venedik'te genel bir panik yarattı.这个设计在威尼斯很有影响力。
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.창조론자였으며 간격 이론(파괴/회복 이론)을 지지했다.
Yarattığı Âdem’i oraya koydu.(책읽어주는기자)'이방인'의 창조자를 만나다.
O, insanı bir alak'tan yarattı.하나님의 형상으로 창조된 인간- 뿌리
İnsanı bir alaktan (asılı şey veya pıhtı) yarattı.무중생유(無中生有) : 무에서 유를 창조하다.
"(Hicr Suresi : 26)''Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.''또 양로연(養老宴)을 베풀어 백성들의 풍속을 교화하고 구휼하였다.
Eyaletlerde, Andronikos'un reformları hızlı ve göze çarpan bir kalkınma yarattı.지방 관구에서 안드로니코스의 개혁은 빠르고 괄목할 성과를 보였다.
Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun.너의 그 큰 장사 때문에 너는 폭행을 일삼으며 죄를 지었다.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."만년에는 단강(丹江) 근처에 영귀정(詠歸亭)을 짓고 시사(詩詞)로 소일(消日)하였다.
İtalya bu turnuvada hayal kırıklığı yarattı.이 시기 이탈리아는 경기 침체를 겪었다.
Başlangıçta Khronos (zaman) evreni yarattı.바로 이 크로노스가 시간을 창조했다."
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.이것은 잉글랜드에서 긍정적인 평판을 가져왔다.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.이런 소개는 모스크바 시민사이에서 패닉현상을 일으켰다.
Millî takımın başına geçtikten sonra da müthiş bir atmosfer yarattı.”이후 고려 공민왕 때 보우가 크게 중창하였다.
İnsanı yarattığına pişman oldu.후세 사람들이 시를 짓기를 라고 하였다.
2004 yılında Zürih'teki stadyum, organizatörler için sorun yarattı.2004년에는 취리히의 대회 경기장이 조직 위원들에게 문제가 되었다.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil."연기법은 내가 만든 것도 아니요, 또한 다른 사람이 만든 것도 아니다.
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.그의 시도는 처음에는 그리 좋은 성과를 거두지는 못하였다.
Ancak iki film de gişede büyük hayal kırıklığı yarattı.그러나 두 영화도 흥행에 실패하게 되었다.
Olasılığı en yüksek tahmin edilen şeye (ve bunun yarattığı duyguya) beklenti denir.희망(希望) 또는 소망(所望)은 자신이 바라는 어떠한 상황이 벌어질 것이라는 기대나 예측을 의미한다.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.보는 이 를 더없이 행복하게 만드는 아름다운 풍경이었다.
Bu haber Bonanno ailesi içinde şok etkisi yarattı.이 사건은 타이완의 사회에서 큰 충격을 주었다.
Böylece yeni bir teknik yarattım.새로운 기술이 생겼다.
Devrilen rejimin yarattığı boşluk Finlandiya'da da hissedildi.동방 정교회 또한 핀란드에서의 법적 지위를 인정받았다.
Allah dünyayı yarattı.신이 세상을 창조하였다.
Tanrı dünyayı yarattı.신이 세상을 창조하였다.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."(וְ)חָנֵּנוּ מֵאִתָּךְ (יש מנקדים מֵאִתְּךָ) דֵּעָה בִינָה וְהַשְכֵּל.
"(Hicr Suresi : 26)''Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.''אשר לאיש שמית עלינו עודנו שומרים (עליו).
İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı.לאחר מלחמת העולם השנייה, מילטון פרידמן יצר את המושג מוניטריזם.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.למשל, בוט שיצר יותר מ-35,000 ערכים על העיריות של צרפת.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.חברת האפקטים Framestore יצרה 120 שוטים של גרפיקה ממוחשבת כדי להמחיש את מראהו החרוך של דו-פרצוף.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.תהליך דומה אירע בצרפת.
Sonra tüm bitkileri yarattı.ובאותו יום גם ברא את הצמחים.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı.אבל ירידת כוחו הפוליטי הייתה כבר עובדה.
Miller ayrıca aşksal ilgi ve kötü adam arasındaki geleneksel sınırı işleyerek Elektrayı yarattı.מילר יצר גם את אלקטרה, שדמותה מטשטשת את הגבול בין מושא אהבתם של גברים לבין נבלת-על.
Filmin gişe hasılatı hayal kırıklığı yarattı.הסרט נחל כישלון צורב.
Burada madenleri işlemeyi öğrendiler ve bu madenlerden kendilerine paha biçilmez hazineler yarattılar.מוקשים אלו נשלטים מרחוק, וניתן להפוך אותם גם למוקשים בלתי מבוקרים.
Deidara yarattığı sanattan çok gurur duyar.הארמון עוטר ביצירות אמנות רבות שהזמין.
1831'de hareket için elektromanyetiği kullanan ilk makineyi yarattı.בשנת 1831 הוא בנה את אחת המכונות הראשונות שהפכו את הכוח החשמלי לתנועה.
Fremen, Frank Herbert'ın yarattığı Dune evrenindeki bir halktır.אנדרסון, שמתרחשת ביקום של חולית שיצר פרנק הרברט.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.הפעלתה דרבנה את התפתחות הכלכלה בעיר.
Aynı zamanda Örümcek'i küçük düşürmek için Mysterio karakterini de yarattı.מסתבר שהוא גם יצר את הסרט בן המסיכה כדי לאמלל את בני האדם.
Saldırı Amerikan politikasını yapanlarda komünist saldırılarına karşı bir güvensizlik yarattı.לא הייתה התקדמות בבלימת התוקפנות הקומוניסטית בתמורה למעורבות האמריקנית.
Zihni Sinir tiplemesini yarattı.המוח בנוי מתאי עצב.
İlgili Sayfalar