yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.Έχτισε δύο καλύβες από δέντρα.
Sadece dizinin ilk birkaç oyununda çıkmasına rağmen MissingNo. önemli bir etki yarattı.Αν και τα MissingNo. εμφανίζονται μόνο στα πρώτα παιχνίδια της σειράς, το αντίκτυπο του ήταν μεγάλο.
Ama Ferdinand'ın bu sözü savaş sonrası hükümetlerin hiçbir zaman tam olarak çözemediği bir sorun yarattı.Η επιδρομή του Λυδού ηγεμόνα Κροίσου, ερήμωσε την πόλη, η οποία έκτοτε δεν ανέκαμψε ποτέ.
Bu ülkede hoşnutsuzluk yarattı ve hatta birkaç yerel isyanın çıkmasına neden oldu.Απομάκρυνε τον κίνδυνο υποταγής και προκάλεσε και μια σειρά κοινωνικών αλλαγών στο εσωτερικό των πόλεων.
Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.Στην αρχή έκανε ο θεός τον ουρανό και τη γη.
1905 yılında Louis Seguin şirketi Gnome'u yarattı.I 1905 etablerede Louis Seguin virksomheden Gnome.
2004 yılında Zürih'teki stadyum, organizatörler için sorun yarattı.I 2004 blev spillestedet i Zürich et problem for arrangørerne.
1849 yılında Revue comique ve Petit journal pour rire'yi yarattı.I 1849 skabte han Revue comique og Petit journal pour rire.
Taylor ve Kesselring'in birlikte çay içerken çekildikleri fotoğrafları ABD'de heyecan yarattı.Fotos af Taylor og Kesselring som drikker te sammen, skabte røre i De Forenede Stater.
Bu fikirleri temel alarak ilk toprak sınıflandırmasını yarattı.Med udgangspunkt i disse ideer skabte han den første jordklassificering.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.Evakueringen forårsagede panik blandt moskovitterne.
Resim skandal yarattı.Hendes opvisninger skabte skandale.
Nitekim bu taktik kulakların yarattığı kıtlığın önüne geçmekte son derece başarılı oldu.Overraskende nok faldt denne advarsel på døve ører.
Kriz, birçok komşu ülkenin ekonomileri üzerinde ciddi etkiler yarattı.Finanskrisen havde en række eftervirkninger i de lande, den ramte.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Han er en af de syv guder for held.
Şarkı, Amerika dışında da büyük sükse yarattı.Sangen var også vellykket uden for Storbritannien.
Film gişe hasılatı hayal kırıklığı yarattı ve eleştirmenlerden olumsuz eleştiriler aldı.Filmen var et flop, og modtog negative anmeldelser af kritikerne.
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.Det skabte en gunstig økonomisk udvikling i byen.
"Araf'ı niye yarattı zannediyorsun?" diye sordu Castiel'e."Tror De virkelig på det?" spurgte feltmarskallen.
Oğlunun ölümü üzerine Enzo Ferrari, "Ferrari Dino" serisini yarattı.Banen er opkaldt efter Ferraris stifter Enzo Ferrari og hans søn Dino.
Deidara yarattığı sanattan çok gurur duyar.En raffineret hyldest til den kunst, han udøvede.
Steve Jackson Games için Champions isimli oyun sistemini yarattı.Systemet blev skabt af Steve Jackson Games i 1986.
Allah önce yeri ve göğü yarattı.I begyndelsen skabte Gud himlen og jorden.
O, insanı bir alak'tan yarattı.Den er skapt av mennesker med en hensikt (intensjon).
İnsan yalnızca kendisinin yarattığı şeyleri bilebilir düşüncesini benimsemiştir.Han mente at menneskene bare kan erkjenne fullt ut det de selv har skapt.
1994 yılında, Mike Reiss ile birlikte altın saatler animasyon şovu The Critic'i yarattı.I 1994, sammen med Mike Reiss, startet han serien The Critic.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.I Moskva brøt det ut tilløp til panikk.
Dünyayı ve cennetleri yarattı ayrıca Zurvan'ın oğluydu.Han var sønn av Gaia (Jorden) og Uranos (Himmelen).
Bu şehirde bir panik yarattı.Panikk brøt ut i byen.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.Det ble opprinnelig plantet to trær.
Mektuplar, Rus devrimci hareketinde büyük etkiler yarattı.Denne streiken hadde en enorm påvirkning på den revolusjonære bevegelsen i Russland.
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.Sammenslåingen skapte verdens største selskap for personlig hygiene og husholdningsprodukter.
Bu çalışma ışığın kırınım teorisine yönlendirdi ve fiziksel optikte yeni bir çalışma alanı yarattı.Arbeidet førte til en teori om diffraksjon for lys og åpnet et helt område av studiet i fysisk optikk.
Bu büyük bir hayal kırıklığı yarattı.Det utløste stor forstemmelse.
Urfa emirliği daha karışıklık yarattı.Hestekuren fra IMF forverret situasjonen ytterligere.
Solomon Kane, Robert E. Howard'in yarattığı karakterlerden biridir.Begge karakterene ble skapt av Robert E. Howard.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.Artistnavnet har ingen spesiell mening, men var noe han «fant på».
Tanrı'nın evreni sadece kendisi için yarattığını düşünebilir.Guds rike etableres av Gud alene.
Bilim adamlarının övgü ile bahsettiği bir kütüphane yarattı.I hyrdebrevet skrev han også om et vitenskapelig selskap han ønsket å opprette.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.Deretter oppretter Gud sin pakt med Noah, om å aldri mer ødelegge jorden med en flom.
Motorlu araçların yanı sıra uçak ve demiryolu araçlarının yarattığı gürültü de önemli bir yer tutar.Også i forhold til transportarbeidet skaper flyene noe flere støyplager enn veitrafikken og jernbanen.
Sonra tüm bitkileri yarattı.Kemudian Dia menciptakan alam semesta.
İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı.Setelah Perang Dunia II, Milton Friedman menciptakan konsep monetarisme.
Halbuki her şeyi O yarattı.Dia (Allah) telah menciptakan segala sesuatu dan sungguh telah menetapkannya (takdirnya).
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.Dia telah menciptakan manusia dari setimpal darah.
George Lucas karakteri 1930'lu yılların film serilerindeki aksiyon kahramanlarından ilham alarak yarattı.George Lucas membuat karakter ini sebagai penghormatan pada para pahlawan film aksi dari tahun 1930-an.
Allahı yarattıklarının sıfatıyla nitelemek doğru değildir.1) Janganlah Allah ditempatkan setingkat dengan manusia atau salah satu makhluk lain yang diciptakan-Nya.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Aku jawab, pada Tuhan, yang menciptakan langit dan bumi.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Ia juga sering mengunjungi Mira yang makin lama makin tak waras.
Başlangıçta Khronos (zaman) evreni yarattı.Bersama Khronos, dia menandai awal mula alam semesta.
Hamza, Allah’ın ilk yarattığı, ilk cevheridir.Tindakan pertama Allah adalah penciptaan "terang" yang utuh.
Daws, Yogi'yi Huckleberry Hound Show'da destekleyici bir karakter olarak 1958 yılında yarattı.Ia membuat debutnya pada 1958 sebagai karakter pendukung dalam The Huckleberry Hound Show.
Kore Yarımadası'nda büyüyen Japon etkisi isyancılarda endişe yarattı.Dominasi Jepang yang semakin tumbuh di Semenanjung Korea menimbulkan kecemasan di kalangan pemberontak.
Dobby, evde hasar yarattıktan sonra Bayan Dursley Harry’yi odasına kilitler.Namun, setelah selesai, paman Dursley menyuruh Harry ke kamarnya.
1997 yılında, İmparatorluk bir Web sitesi yarattı.Pada 1995, Republika membuka situs di internet.
I. Valentinianus'un ölümü siyasi karışıklıklar yarattı.Kristologi Valentinus teramat membingungkan.
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.Ibadah itulah tujuan diciptakannya manusia dan jin.
Bu durum takım içinde kötü bir ortam yaratti.Hal ini mengakibatkan keretakan dalam grup ini.
"Araf'ı niye yarattı zannediyorsun?" diye sordu Castiel'e.“Hai saudara-saudara, apa sebabnya kamu menangkap saya?” tanya Sri Paus.
Framestore, İki-Yüz'ün yaralı suratı için yüz yirmi bilgisayar yapı noktası yarattı.Framestore đã tạo ra 120 cảnh ghi hình mô phỏng bằng máy tính về mặt sẹo của Two-Face.
İlgili Sayfalar