yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu durum da hastalığın tanınması için fırsat yarattı.Această boală a fost pentru el ocazia unei aprofundări a credinței sale.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Citatul original al lui Nobel a condus la multe controverse.
Yeniçeriler şehirde bir terör ortamı yarattılar.Haitele au provocat groază în zonă.
2002'de Psion, Psion Yazılımı adlı yeni bir bölüm yarattı.În 1992, a format o nouă formație, numită Amoeba.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.Din noi vor mai rămâne doar numele, și asta nu e ceva ce îmi place pe deplin.
Ancak, Tracy Hickman Fizban karakterini Paladine'ın avatarı olarak yarattı.La rândul său, doctorul Hirschfeldt plănuia să facă din ele o pereche de cercei pentru amantă.
Bunun yanı sıra listelerde iyi bir etki yarattı.Apoi, de asemenea, a avut un efect nemaipomenit asupra cititorilor mei.
Fakat bu imparator şehrin idaresine gayet aksi tesir yarattı.Cu toate acestea, acest lucru nu a dus la reprezentările imediate pe scară largă a lui Dumnezeu Tatăl.
İncil'e göre Allah dünyayı altı günde yarattı.Potrivit Bibliei, Dumnezeu a făcut lumea în șase zile.
Cosmos, kendisinin yarattığı bir bilim belgeselidir.Cosmos este un documentar despre știință creat de acesta.
Bu durum Avrupa'da büyük sansasyon yarattı.Az eset nagy felháborodást keltett Európában.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı."Viszont a kiegyezés elfogadtatása a társadalommal, komoly nehézségekbe ütközött.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.A könyv rendkívül pozitív visszhangot keltett Angliában.
Bazı oyuncular kendi yarattıkları dünyaları ve kural sistemlerini oynamayı tercih eder.Vannak játékosok azonban, akik inkább preferálják a saját maguk által kitalált világot.
Arda'yı Eru yarattı.Megteremtette Ardát, a Földet.
Ve Tanrı Kadını Yarattı filmi burada çekildi.Dio igent mondott, a filmben önmagát alakította.
Tanrı'nın evreni sadece kendisi için yarattığını düşünebilir.Az isten világteremtő, önmagát hozta létre.
Bu açıklaması özellikle sol kesimden dinleyicileri arasında büyük şaşkınlık yarattı.Ez a beszéde különösen nagy felhördülést keltett az irodalomtörténészek körében.
İlginç Konusu ve özellikle de filmin büyük sürprizi Hollywood'da şok etkisi yarattı.A Weinstein-botrány jelentős megrázkódtatást okozott a hollywoodi filmiparban.
Bu uçağın geliştirilmesinin Sovyetler'de yarattığı büyük telaş üzerine MiG-25 Foxbat programı oluşturulmuştur.A repülőgép építésének hírére állították rendszerbe a Szovjetunióban a MiG–25-ös vadászrepülőgépeket.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.Újra kivágtam két fát.
George Lucas karakteri 1930'lu yılların film serilerindeki aksiyon kahramanlarından ilham alarak yarattı.A karaktert George Lucas alkotta meg, az 1930-as évekbeli kalandhősök mintájára.
Francois-Rene de Chateaubriand kurguları ile önemli bir etki yaratti.Irodalmi példaképének François-René de Chateaubriand-t tartotta.
Onu da Ahura Mazda'nın yarattığına inanıldı.Hitte, hogy Ahura Mazdá isten támogatja őt.
Ancak, Beşiktaş sezonu 11. bitirerek hayal kırıklığı yarattı.Az AZ Alkmaar a szezont, a csalódást keltő 11. helyen fejezte be.
Bu şehirde bir panik yarattı.Közben kitört a pánik a városban.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.Most fejeztem be egy anyagot, Mi Senti néven.
“Ve tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe yaptı; ve yarattığı Âdem’i oraya koydu.Ja Herra Jumala istutti paratiisin Eedeniin, itään, ja asetti sinne ihmisen, jonka hän oli tehnyt.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Toisinaan oli vaan tyydyttävä odottamaan suopeampaa aikaa luonnonvoimilta.
Yarattıkları ilk ürün A & W Root Beer idi.Tunnettuihin juuriolutmerkkeihin kuuluu A&W Root Beer.
Kubilay bu isyanı kolayca bastırdı, ancak bu onda Han Çinlilerine karşı derin bir güvensizlik yarattı.Kublai kukisti kapinan nopeasti, mutta se osoitti hänelle han-kiinalaisten kapinallisuuden.
Tüm bu gelişmeler IV. Mehmed'e karşı bir güvensizlik yarattı.Tilanne kehittyi Henrik IV:n suhteen uhkaavaksi.
Banksy, Dismaland'de sergilenmesi için 10 yeni eser yarattı ve serginin inşasını kendisi finanse etti.Banksy loi pop-up taideprojektiaan varten 10 uutta teosta ja rahoitti itse sen rakentamisen.
Lucy Pevensie, Narnia serisinin (C.S Lewis'in yarattığı) kurgusal bir karakteridir.Lucy Pevensie on yksi C. S. Lewisin kirjoittaman Narnia-sarjan päähenkilöistä.
Bu durum Avrupa'da büyük sansasyon yarattı.Tapaus herätti suurta huomiota koko Euroopassa.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.Ja he rakensivat uuden maailman kuvakseen niin kuin sanat lupasivat; ja he kertoivat pedosta lapsilleen.
Ancak bazı versiyonlarda kayığın yarattığı dalgalar, adaya doğru ilerlemekte olduklarını gösterir.Hämärässä hän näki, että alusten keulakuohut osoittivat niiden olevan matkalla suoraan kohti saarta.
Tek yapabildiği Eru'nun yarattıklarını bozup değiştirmek oldu.Hän voi vain käyttää ja muokata muiden keksimiä asioita.
Urfa emirliği daha karışıklık yarattı.UFF:n toiminta on herättänyt myös epäilyjä.
Çizgi romanı George A. Romero’nun zombi filmlerinden esinlenerek yarattılar.Hänet tunnetaan parhaiten työstään George A. Romeron zombie-elokuvien parissa.
Bu haber Bonanno ailesi içinde şok etkisi yarattı.Uutinen Tommason onnettomuudesta järkyttää omaisia.
Buraya gelişimizin iyi bir etki yarattığı söyleniyor.Hänen teoksensa kuvaavat menestyksen saavuttamista kovan työn tuloksena.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Hän oli yksi neljästä luojajumalasta, jotka loivat Maan.
2017 yılında, YouTube Red dizisi Mind Field'ı yarattı ve oynadı.Vuonna 2017 Stevens loi ja tähditti YouTube Red -sarjaa nimeltään Mind Field.
Pencereden içeri sızan ışığın yüzler ve giysiler üzerinde yarattığı etki.Näin tehtiin ikkunan vakauden ja ulkonäön vuoksi.
Ancak, itici karışım bir yangın tehlikesi yarattı.Uunilämmityksen ja puuvälikattojen yhdistelmä saattoi aiheuttaa tulipalovaaran.
Mektuplar, Rus devrimci hareketinde büyük etkiler yarattı.Viipurilaisten kiinnostus johtui tiiviistä kanssakäymisestä venäläisten vallankumouksellisten kanssa.
1958 - Elvis Presley askere alındı ve bu durum ABD genelinde sansasyon yarattı.1958 – Elvis Presley astui armeijan palvelukseen.
İtalya bu turnuvada hayal kırıklığı yarattı.Italia voitti turnauksesta pronssia.
1849 yılında Revue comique ve Petit journal pour rire'yi yarattı.Το 1849 δημιούργησε τη Revue comique και το Petit journal pour rire.
İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı.Μετά τον Β΄ Παγκόσμιο Πόλεμο ο Μίλτον Φρίντμαν εισήγαγε την έννοια του μονεταρισμού.
2004 yılında Zürih'teki stadyum, organizatörler için sorun yarattı.Το 2004, η υπόθεση του γηπέδου της Ζυρίχης κατέστη πρόβλημα για τους διοργανωτές.
Onu tanıyan insanlar Gudrun'un babasının "altın görüntüsü" yarattığını söylemektedirler.Όσοι την ήξεραν, ανέφεραν ότι η Γκούντρουν δημιούργησε μια "χρυσή εικόνα" του πατέρα της.
Bu şehirde bir panik yarattı.Στην πόλη επικράτησε πανικός.
Yeni Anayasa, Sovyet Kongresi yerine Yüksek Sovyet adında kalıcı bir parlamento yarattı.Αντί του Συνεδρίου των Σοβιέτ, το νέο Σύνταγμα δημιούργησε ένα μόνιμο κοινοβούλιο, το Ανώτατο Σοβιέτ.
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.Για τη Βέρμαχτ το σοκ από αυτή την ήττα ήταν τόσο ισχυρό ώστε διατάχθηκε ειδική έρευνα.
Ormanın Çocukları'nın Ak Gezenleri yarattığını öğrenir.Θέλω το παιδί μου να γνωρίσει τα δάση.
Fakat Yunanlar Fenike Alfabesi'nden Yunan Alfabesini yarattılar.Κατ' αυτούς, μόνο οι Έλληνες δημιούργησαν αλφαβητική γραφή.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Ασχολείται με τη δημιουργία του κόσμου και των ανθρώπινων όντων.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.Το 1962 μαζί με τον Ρόλαντ Τόπορ και τον Φερνάντο Αρραμπάλ δημιούργησε το Κίνημα Πανικού.
İlgili Sayfalar