yarattı ile cümle

yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Ze zijn soms nog beter voelbaar dan zichtbaar.
1990'larda, Stella kamu alanları için heykeller yarattı ve mimari projeler geliştirdi.In de jaren 90 maakt Stella ook vrijstaande sculpturen en ontwikkelt hij architectonische plannen.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
İtalya bu turnuvada hayal kırıklığı yarattı.Italië debuteerde in Parijs bij het turnen.
Tanrı Kaos'u yarattı, ve onu iki parçaya böldü, Işık ve Karanlık.Bel stond tegen haar op, deelde haar in tweeën (hemel en aarde) en vernietigde haar monsters.
Bu olay, Amerikan toplumu üzerinde kasvetli ve paranoyak bir mod ortaya çıkararak derin bir etki yarattı.Dit onder invloed van een extreme paranoïde houding ten opzichte van de rest van de wereld.
Aynı sene ilk grafik ve tablolarını yarattı.Hij schilderde in deze periode ook zijn eerste landschappen.
Yavanna, Valinor’daki İki Ağaç’tan birisi olan Telperion’un görüntüsüne benzeterek Galathilion’u yarattı.In Tirion stond Galathilion, een boom die afstamde van Telperion, één van de Twee Bomen van Valinor.
Bizi o yarattı.Hij heeft ons geschapen.
O yarattı bizi.Hij heeft ons geschapen.
(34a) Sonunda, tanrı dünyanın ruhunu yarattı, ruhu dünyanın bedenininin merkezine koydu ve her yöne dağıttı.(34a) Ostatecznie, stworzył duszę świata, którą umieścił w centrum i rozproszył na wszystkie kierunki.
Bu şehirde bir panik yarattı.W mieście zapanowała panika.
2004'te Tate Modern'de Raw Materials adlı çalışmasını yarattı.W 2004 stworzył pracę "Tworzywa" (Raw Materials) specjalnie do projekcji w Tate Modern.
Ve Tanrı Kadını Yarattı filmi burada çekildi.Wystąpiła w jego filmie I Bóg stworzył kobietę.
Bu vergiler kolonilerde büyük bir sıkıntı yarattı.Ustawa wywołała ogromny sprzeciw w koloniach.
Diamond çevresel faktörlerin insanlık tarihinde büyük etki yarattığını savunan ilk kişi değildir.Diamond nie był pierwszym autorem wskazującym na czynniki środowiskowe jako decydujące o ludzkiej historii.
Solomon Kane, Robert E. Howard'in yarattığı karakterlerden biridir.Solomon Kane – postać literacka stworzona przez Roberta E. Howarda.
"Move That Body", listelerdeki performansıyla da hayal kırıklığı yarattı."Oddycham" również przełożył się na sukces wytwórni.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Bóg wyznaczył każdemu człowiekowi nagrodę i karę podług zasług i przewinień jego.
İlginç Konusu ve özellikle de filmin büyük sürprizi Hollywood'da şok etkisi yarattı.Jednakże film ten zarazem spowodował głęboki wstrząs w Hollywood.
Daws, Yogi'yi Huckleberry Hound Show'da destekleyici bir karakter olarak 1958 yılında yarattı.Yogi debiutował w 1958 jako postać drugoplanowa w serialu Pies Huckleberry.
1831'de hareket için elektromanyetiği kullanan ilk makineyi yarattı.W 1831 zbudował jedno z pierwszych urządzeń wykorzystujących elektryczność do generowania ruchu.
Trupin Tsvaygenbaum resimlerinde dokuz dayalı dans kompozisyonlar yarattı.Trupin stworzyła kompozycje taneczne oparte na dziewięciu obrazach Cwajgenbauma.
Her zaman çalıştı, hayal etti ve kendi mucizesini yarattı.Zawsze myślał, działał i planował z Bogiem.
Ancak bu kararı ailesinde bir skandal yarattı.Wiadomość o tym wywołała skandal w jej kraju.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Bitwa stoczona została w ramach wojny stuletniej i zakończyła się zdecydowanym zwycięstwem Francuzów.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.1928 – Walt Disney pokazał pierwszy film z Myszką Miki.
Selena'nın ölümü geniş yankı yarattı.Śmierć Pagano odbiła się dość szerokim echem.
Yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir ağaç (çam veya kayın) dikmiştir.A o godzinie szóstej ciemności ogarnęły ziemię (i trwały) aż do godziny dziewiątej.
Raporun tavsiyeleri tartışma yarattı.Doniesienie wywołało dyskusję.
Filmin gişe hasılatı hayal kırıklığı yarattı.Użyczał głosu w serialu Rozczarowani.
Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim.Gdyż w sześciu dniach uczynił Pan niebo i ziemię, morze i wszystko, co w nich jest, a siódmego dnia odpoczął.
Bu durum Avrupa'da büyük sansasyon yarattı.Sprawa wzbudziła wielkie zainteresowanie w całej Europie.
2002'de Psion, Psion Yazılımı adlı yeni bir bölüm yarattı.W 1992 powołał nową formację pod nazwą Unia Centrystów.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.Powstały też wtedy dwie drewniane wieże.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.Tymczasem mądra mrówka opowiedziała ludziom o młodym byczku, a jemu o innych zwierzętach.
Ayrıca 10,000 gerçek ok ve 500 yay yarattı.5 tys. case’ów i tworzy ok.
II. Dünya Savaşı Sovyet devleti için sarsıcı bir etki yarattı.II wojna światowa wywarła na świecie okrutne piętno.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Yıllar içinde hata düzeltme problemi üzerinde çalışarak çok güçlü bir dizi algoritma yarattı.Przez kolejne kilka lat pracował nad problemem korekcji błędów.
Seri, Wes Craven'in yarattığı film serisiyle başladı.Serial jest oparty na serii filmów Krzyk Wesa Cravena.
Oğlunun ölümü üzerine Enzo Ferrari, "Ferrari Dino" serisini yarattı.Swoją nazwę zawdzięcza zmarłemu synowi Enzo Ferrariego, Dino.
Bu büyük bir hayal kırıklığı yarattı.Było to wielkie rozczarowanie.
Ama ülkede bir tartışma yarattı.Powstał w nim jednak spór.
"Araf'ı niye yarattı zannediyorsun?" diye sordu Castiel'e.Czyż więc jestem winny, że spaliłem kawałek drewna? powiedział Danxia.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.We Francji wywołało to ogromne wzburzenie.
Ekip birçok başlık yarattı, aralarından bir şey çıkacağından emindiler.Wiele z nich połączono, dzięki czemu powstały ligatury.
Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa'ya yollandı.Zgromadzono ich w honorowym sektorze, aby mogli bezpośrednio zamienić kilka słów z papieżem.
Belwar Dissengulp, R. A. Salvatore'nin yarattığı Unutulmuş Diyarlar kurulumunda bir hayali karakterdir.Belwar Dissengulp – fikcyjna postać stworzona przez R.A. Salvatore.
Tanrı her yerde olamazdı . Bu yüzden anneleri yarattıBóg nie mógł być wszędzie, dlatego stworzył matki.
"(Hicr Suresi : 26)''Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.''Vi får formerna строится (byggs), строился (byggdes), будет строиться (skall byggas).
Nisan 2001'de Lopez J.Lo by Jennifer Lopez adlı kendi giyim markasını yarattı.Den 2 april 1998 meddelades att Lopez skulle starta ett eget klädmärke, J.Lo by Jennifer Lopez.
George Lucas karakteri 1930'lu yılların film serilerindeki aksiyon kahramanlarından ilham alarak yarattı.Rollfiguren skapades av George Lucas som en hyllning till actionhjältarna i 1930-talsfilmer.
Hamza, Allah’ın ilk yarattığı, ilk cevheridir.Anledningen är att den tros vara den första byggnaden ägnad åt dyrkan och tillbedjan av Gud.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.Men om Gud skapat människan god, så väljer människan det goda av fri vilja.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.En helt annan bild finns i England.
1849 yılında Revue comique ve Petit journal pour rire'yi yarattı.År 1849 grundade han skämttidningen La revue comique.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.The Point är en udde i Jamaica.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Högre värden är bättre då de anger en längre felfri tid.
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.Sammanslagningen skapade världens största företag för personhygien/personvård och hushållsprodukter.
İlgili Sayfalar