yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, benzer bir süreçte akıntının yarattığı voltaj İngiliz Kanalı’nda 1851’de ölçülmüştür.ومع ذلك، فقد تمّ قياس الجهد الناجم عن حركات المد والجزر في القنال الإنجليزي عام 1851من خلال عملية مشابهة.
Bu noktanın yerinin değişmesi kuvvetin cisim üzerinde yarattığı etkiyi değiştirir.تتغير هذه القيمة بالتأكيد بناءً على الجزء الذي يتم لمسه.
Bazı uçan makineler Magnus etkisinin yarattığı havalandırmayı kullanacak şekilde üretilmişlerdir.وقد تم تطوير عنفات الرياح التي تستخدم للتأثير ماغنوس.
Yalnızlığın Yarattığı İnsan, Panco'nun Rüyası, Alemdağ'da Var Bir Yılan gibi pek çok öykünün de kahramanıydı.وكان بطلا لكثير من القصص مثل الوحدة التي أبدعها الإنسان، وحلم بانجو، وثعبان في جبل ألما.
Allah-u Teala yeryüzünü altı günde yarattı.خلق الله الأرض في ستة أيام.
Sizi de, yaptıklarınızı da Tanrı yarattı.والله خلقكم وما تعملون.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.A distinção dá-se no imanente, entre o que gera e o que é gerado.
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.A quarta cruzada e o domínio veneziano do comércio na região criaram novas condições.
Aynı yıl televizyon haber editörleri yarattı.No mesmo ano, ele criou os editores de notícias de televisão.
Enflasyon sorunu Çin hükümetinde en üst düzeyde endişe yarattı.O problema da inflação tem causado preocupações nos mais altos níveis do governo chinês.
Bu babasında ve kendisinde büyük bir etki yarattı.Isso afetou muito o pai e a si mesmo.
Sadece dizinin ilk birkaç oyununda çıkmasına rağmen MissingNo. önemli bir etki yarattı.Embora ele tenha aparecido apenas em dois jogos da série, MissingNo. causou grande impacto.
Birlikte yarattıkları ilk karakterler Oumpah-pah, Jehan Pistolet ve Luc Junior olur.Os seus primeiros trabalhos foram Oumpah-pah, Jehan Pistolet e Luc Junior.
Bu fikirleri temel alarak ilk toprak sınıflandırmasını yarattı.Utilizando estas ideias como base, ele criou a primeira classificação de solos.
Saldırı Amerikan politikasını yapanlarda komünist saldırılarına karşı bir güvensizlik yarattı.O ataque fomentou sentimentos de insegurança entre políticos americanos sobre eventuais ataques comunistas.
Crypton daha sonra resmi olarak Miku'nun kişisel bilgileri sayfasını yarattı ve yayınladı.A Crypton então criou oficialmente e fixou a folha de dados pessoal de Hatsune Miku.
Sadece O yarattı, yaratır ve yaratacaktır.Além disso, ele é o criador e sustentador de criação, e o provedor de seus filhos.
Ancak yarattığı melekler onu kıskanarak isyan ettiler.«When were the angels created?» (em inglês).
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Estoques inteiros do livro foram vendidos em dias, e a obra teve grande impacto sobre a sociedade francesa.
1970'li yıllarda Jim Davis Gnorm Gnat adlı bir karikatür karesi yarattı.Nos anos 70, Jim Davis escrevia uma tirinha, Gnorm Gnat, que não tinha boa recepção.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.A concreção foi vista em Jamacaru.
Eleştirmenlerin çoğu, Bush'un yarattığı yoğun ses manzaraları karşısında afallamıştı.Muitos ficaram perplexos com as paisagens sonoras densas que Bush tinha criado .
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.A negociação criou a maior fabricante mundial de produtos para o lar e cuidados pessoais.
Japon işletmeleri son teknolojiyi ithal ederek sanayi tabanını yarattı.Os negócios japoneses importavam as últimas tecnologias para desenvolver a base industrial.
Bu genişleme büyük bir etki yarattı.Essa ilustração gerou uma grande repercussão.
Bu ülkede hoşnutsuzluk yarattı ve hatta birkaç yerel isyanın çıkmasına neden oldu.Havia falta de comida e isso levou até a algumas revoltas.
VI. Konstantinos'un bu zayıflığı destekçileri arasında hoznutsuzluk yarattı.A fraqueza de Constantino provocou o descontentamento dos seus partidários.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Algumas apresentam velocidades tão lentas que as árvores podem estabelecer-se entre os sedimentos depositados.
2014 yılında, Star kendine ait e-ticaret makyaj markasını yarattı.No ano de 2012, Joey lançou uma marca de café própria.
Bu daha güçlü bir nötron kaynağı yarattı, ancak etkisi radon'un 3.8 günlük yarı ömrü ile sınırlıydı.Porém, a eficiência da fonte decaía com a meia-vida do radônio (3,8 dias).
Bu süreç Avusturya'yı büyük oranda etkileyen Barok sanatının gelişmesi için gereken olanakları yarattı.Elas precisam mudar o que causou O Grande Desastre na Austrália.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.A proposta é não produzir nada do que é criado.
Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı.Tem hábitos gregários, formando grandes cardumes.
Ayrıca dünyayı yarattığına inanılan yedi tanrıdan biridir.Foi um dos quatro deuses criadores da terra.
I. Valentinianus'un ölümü siyasi karışıklıklar yarattı.A morte de Yoritomo perturbou a situação política.
Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun.Aqui as torturas só pioram e os pecados também.
Onu da Ahura Mazda'nın yarattığına inanıldı.Tudo que construímos que parece bonito, construímos pela graça de Ahura Mazda.
Filmin yıl sonundaki geliri 18.636.537 $ hasılat yaptı ve gişe de bomba etkisi yarattı.O filme finalmente arrecadou US$18,636,537 nas bilheterias dos EUA e foi declarado um box office bomb.
Bu hava akınları çok az etkili oldu, büyük ölçüde psikolojik etki yarattı.As manifestações espirituais voltaram, o que o deixou muito mal psicologicamente.
O, insanı bir alak'tan yarattı.Daaruit werd het vlees van de mens geschapen.
Sadece O yarattı, yaratır ve yaratacaktır.De Vader is door niemand gemaakt of geschapen of voortgebracht.
1963 yılında, şirket "Baking Sticks" ve aynı anda çikolatalı kruvasan (pain au chocolat) yarattı.In 1963 creëerde het bedrijf "Baking Sticks" en tegelijkertijd de chocoladecroissant ("pain au chocolat").
Halbuki her şeyi O yarattı.Deze genereren alle ( gecreëerde) zaken”.
İnsanı yarattığına pişman oldu.Volgens sommigen hebben zij tevens de mens geschapen.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Toen deze de wereld schiep verwijderde hij zichzelf uit hetgeen hij gecreëerd had.
Bu nedenle yaratıcı birkaç tane dünya değil yalnızca bir tane dünya yarattı.Daaruit volgt dat de demiurg niet vele werelden schiep, maar slechts één.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.Dit leidde tot rellen in Jamaica.
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.Zij zijn geschapen met een puurheid van vorm.
Ancak yarattığı melekler onu kıskanarak isyan ettiler.Daaruit ontstaat een andere groep engelen, die de tweede hemel schept.
“Her şeyden iki çift yarattık ki düşünüp anlayabilesiniz.”Voorwaar, Wij hebben jouw de overvloed gegeven 2.
Bu şehirde bir panik yarattı.Er brak paniek uit in het stadje.
Teslim edilen kitaplar bir saat içinde tükendi ve Fransız halkında büyük etki yarattı.Het boek was al na een paar uur uitverkocht en had een grote invloed op de Franse maatschappij.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Het originele citaat van deze Nobelprijs heeft geleid tot veel controverse.
Böylece yeni bir teknik yarattım.Er werd een nieuwe techniek gebruikt.
Birlikte yarattıkları ilk karakterler Oumpah-pah, Jehan Pistolet ve Luc Junior olur.Hier bedachten ze samen de personages Hoempa pa, Jehan Pistolet en Luc Junior.
Bu kilise hiyerarşisi arasında büyük bir ikilik yarattı.Daardoor ontstond een grote tweedeling binnen de Kerk.
Oğlunun ölümü üzerine Enzo Ferrari, "Ferrari Dino" serisini yarattı.Na de tragische dood van Enzo's zoon Alfredino "Dino" Ferrari.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.Verder waren er twee staartbomen.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.Deze gebeurtenis veroorzaakte in Frankrijk veel ophef.
Daws, Yogi'yi Huckleberry Hound Show'da destekleyici bir karakter olarak 1958 yılında yarattı.Het personage maakte zijn debuut in 1958 als bijpersonage in The Huckleberry Hound Show.
İlgili Sayfalar