yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Каждому богу требовался определенный тип жертвы: молодых девушек топили для Шилонена (аст.
Dünyayı ve cennetleri yarattı ayrıca Zurvan'ın oğluydu.Был наследником и сыном Хуфу (Хеопса).
374'te askerlerin Batı İmparatorluğu'na gönderilmesi Valens'in seyyar güçlerinde boşluklar yarattı.Кроме того, переброска войск на запад империи в 374 году оставила внушительные бреши в составе армии Валента.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.На ней также высадили два ряда деревьев.
1967'de Morris ilk arazi sanatı örneği olan Steam'i yarattı.В 1967 Моррис создал Steam, раннюю работу лэнд-арта.
Kendi içimde yarattığım başka bir operaydı belki de.Театр, который существовал только в моем воображении.
İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı.После Второй мировой войны Милтон Фридман создал ещё одну популярную экономическую теорию — монетаризм.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.О ней у нас сложилось определенное представление, не такое, какое она хочет внушить.
Bu şehirde bir panik yarattı.В городе возникла паника.
Bu durum takım içinde kötü bir ortam yaratti.Это поставило команду в сложную ситуацию.
İngiliz havacıları, Alman uçaklarına, Londra'da yarattıkları cehennemi çok ağır bir şekilde ödetti.Особенно расстроило фюрера то, что немецкие самолёты уничтожались техникой, построенной в Германии.
Burak son derece parlak bir kariyer yarattı kendine.Кажется, его ожидает блестящая карьера.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.Композиция моментально стала хитом на Ямайке.
Bu İngiltere'de "Anarşi" adı verilen bir karışıklık durumu yarattı.Необходимо было порвать с «анархией», существующей в Палестине.
Trupin Tsvaygenbaum resimlerinde dokuz dayalı dans kompozisyonlar yarattı.На основе девяти картин Цвайгенбаума Tрупин создала танцевальную композицию.
Ancak 'yarattığı' bu şeyden ürker ve yaptığından pişmanlık duyar.Все те, что будут ему вверены и которые вытекают из его сущности.
Yeniçeriler şehirde bir terör ortamı yarattılar.Гитлеровцы установили в селе режим террора.
"Popüler müzikte devrim yarattım".Я обнаружил в политической революции личностный уровень».
Bu, Nuri Demirağ’da çok büyük bir hayal kırıklığı yarattı.Но для Ронни Дио это стало неожиданностью.
Grubun solisti Chris Martin, doğal belgesel tarzında çekilmiş olan bu videonun konsept hikayesini yarattı.Крис Мартин придумал сюжет, по которому клип был снят в виде документального фильма о природе.
O kadar kuvvetli bir halüsinojendir ki yarattığı etkiler yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.Впечатление от дежавю может быть таким сильным, что воспоминания о нём могут сохраниться на годы.
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.Гей посчитал это сражение настолько выдающимся, что провёл специальное исследование.
Bu beklenmedik olay Hitler'de büyük bir umut yarattı.Это временное поражение породило тщетные надежды в Европе.
Ancak yarattığı melekler onu kıskanarak isyan ettiler.При этом ангелы были сотворены на второй день.
Michel Et Dieu... créa la femme (Ve Tanrı Kadını Yarattı, 1956) ....Пьер Мере (фр. Pierre Méré) Эжен Легран 1956 : И Бог создал женщину (Et Dieu… créa la femme), реж.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı.Однако, реализация утверждённой идеи вызвала затруднения.
2004 yılında Zürih'teki stadyum, organizatörler için sorun yarattı.В 2004 году у организаторов возникли проблемы с проведением будущих соревнований в Цюрихе.
Etraflarında yarattıkları bütün mesafelerin nedeni de bu dokunulma korkusudur.Они принимают то, что Творец им предназначил.
Erişim tarihi: 21 Aralık 2008. ^ "Aydınların 'özrü' tartışma yarattı".21.10.2008 «Правда»: Клевета разоблачена.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.Это движение особенно сильно отразилось в Англии.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Ей настолько понравилось скалолазание, что она бросила музыку.
II. Dünya Savaşının yarattığı yıkımın ardından Fransa ekonomisini düze çıkarmaya çalışmaktaydı.Завершение Второй мировой войны заставило Францию решать проблему разрушенной экономики страны.
1997 yılında, İmparatorluk bir Web sitesi yarattı.В 1997 году редакция запустила интернет-сайт.
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.أيضا الرجل والمرأة خلقهما الله سبحانه وتعالى متكاملين وليسا متعاندين.
Kriz, birçok komşu ülkenin ekonomileri üzerinde ciddi etkiler yarattı.كان للأزمة آثار خطيرة على اقتصادات العديد من البلدان المجاورة.
"(Hicr Suresi : 26)''Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.''نحن الذين خلقناه ، كما خلق الإنسان القديم آلهته.
O, insanı bir alak'tan yarattı.ثم تخصص : خلق الإنسان ومبدأه : ﴿خلق الإنسان من علق﴾ ...
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.وبدأ خلق الانسان من طين، وجعل نسله من سلالة من ماء مهين، في قرار مكين.
Ve sonra iki tane ağaç yarattılar.وقد شيدوا فيها قلعتين بعد ذلك.
Resim, Mareşal da bir tür kafa karışıklığı yarattı.أثارت الصورة نوعاً في الارتباط لدى المارشال.
Hareket Jamaika'da tartışma yarattı.تأسست الحركة الراستافارية في جامايكا.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.وقاموا ببناء عالم جديد حسب تصورهم كما وعد به النص المقدس، وتحدثوا عن الوحش مع أطفالهم.
Voldemort'un isteyerek yarattığı Hortkulular'ın hepsi kendince önemi olan veya duygusal değeri olan şeylerdir.يعتقد دمبلدور أن كل هوركروكسات فولدمورت هي أشياء لها بعض الأهمية أو القيمة العاطفية له.
Bu nedenle imparatorluğu ikiye böldü ve Augustus unvanıyla hüküm sürecek eşit iki imparator mevkii yarattı.ولذلك تم تقسيم الإمبراطورية الي نصفين ، وخلق اثنان من الباطرة المتساويين ليحكموا تحت عنوان أوغسطس.
Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa'ya yollandı.وتسببت تلك الإشكالية في ذاك الوقت بنوع من الإثارة، ورحل وفد خاص إلى البابا لشرح هذا الشذوذ الذي طرأ.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.لم يستطع فيضي الهروب من التأثيرات الكارثية التي مرَّ بها بلده العراق وما زال.
Tanrının insanı son 10.000 yıl içinde bugünkü haliyle yarattığına inanan Kanadalıların oranı ise % 22.تقدر نسبة المؤمنين بوجود الله 22 % فقط.
2008'de Kıbrıs Cumhuriyeti başkanlığına seçilen Dimitris Hristofyas, Birleşik Krallık'ta endişe yarattı.إن انتخاب اليساري ديميتريس كريستوفياس دفع الرئيس القبرصي في فبراير 2008 إلى إثارة القلق لدى المملكة المتحدة.
Böylece yeni bir teknik yarattım.ثم اتبعت تجربة جديدة.
Hamza, Allah’ın ilk yarattığı, ilk cevheridir.عن ابن عباس أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (أول شيء خلقه الله تعالى القلم، وأمره أن يكتب كل شيء).
Osmanlı İmparatorluğu, bir teknik özellik dizisi yarattı.الامبراطورية العثمانية تم إنشاؤها بالفعل مجموعة واسعة من التخصصات التقنية.
O şeyleri yarattığı bir başlangıçta Oğul'u yaptı ki başlangıcı yoktur.وقد نشأ فيها أول طفولته وقرأ فيها القرآن.
Tate Galerisi'nin bir kanadının kendi eserlerine ayrılması önerisi bazı sanatçılar arasında düşmanlık yarattı.إن اقتراحه بتخصيص جناح في معرض تات لأعماله الخاصة خلق عداوة بين بعض الفنانين .
Ancak bu durum da hastalığın tanınması için fırsat yarattı.لذا فهو فقط يعطي احتمال وجود المرض.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.في 1962 أسس حركة Panic Movement مع فرناندو ارابال ورولند تولاند.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.1930 - ظهور سلسلة الأفلام الكارتونية ميكي ماوس لأول مرة.
1980'de sahnelenmeye başlayan müzikali Alain Boublil ve Claude-Michel Schönberg yarattı.The 1980 musical, by ألان بوبليل and Claude-Michel Schönberg.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.أما في بريطانيا فقد واجهت معارضة قوية.
Halbuki her şeyi O yarattı.وجميعها مبنية ما عدا "أي" فإنها معربة.
Tersaneler, örneğin, hava aracını tasarlayan ve inşa etmeye başlayan dalları yarattı.أحواض بناء السفن، على سبيل المثال، إنشاء فروع جديدة بدأت في تصميم وبناء الطائرات.
İlgili Sayfalar