yarattı ile cümle
yarattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onları erkek ve dişi olarak yarattı.Diesen und seine andere Besitzungen baute er aus.
Bazı alıntılar Ritsuryō'u yarattı ve uyguladı.Dazu schuf er einige Sammlungen von Ritsuryō und versuchte diese durchzusetzen.
Ancak bombasının yarattığı rüzgarı "Enola Gay"i de şiddetle salladı.Zuvor hatte er sogar noch den Bomber Enola Gay gehört.
Hakikatin anlaşılabilmesi için Allah'ın yarattığı ayetler ile indirdiği ayetler birlikte okunmalıdır.Jene, die Offenbarungen erleben, verstehen sie als eine Mitteilung, ein Sich-Selbst-Zeigen Gottes.
Bu genişleme büyük bir etki yarattı.Dieses Werk hatte eine große Breitenwirkung.
Robert Langdon, Dan Brown'ın yarattığı kurgusal bir karakterdir.Professor Robert Langdon ist ein von Dan Brown geschaffener, fiktiver Professor an der Harvard-Universität.
Bu şehirde bir panik yarattı.In der Stadt bricht Panik aus.
Etraflarında yarattıkları bütün mesafelerin nedeni de bu dokunulma korkusudur.Auf ihnen stellen Wolken das Nichts dar, aus dem heraus Gott alles erschaffen hat.
Dresden ve Pirna şehri ve etrafının manzaralarının resimlerini yarattı.Er malte auch Ansichten von Dresden und Umgebung.
Ancak yaşı ilerledikçe ve bir aile kurduğunda bu büyük bir sorun yarattı.Nur wenn er aus einer bedeutenden Familie stammte, wurde es schwieriger.
Ancak sezon boyunca çok kez yarış dışı kalması ve hiç yarış kazanamaması hayal kırıklığı yarattı.Allerdings war er damit in all den Jahren nicht erfolgreich und konnte kein einziges Rennen gewinnen.
Ōnin Savaşı, Japon zırhında devrim yarattı.Die Niederlage führte zu Befehlsänderungen innerhalb der japanischen Armee in Burma.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Wenn ihm eine Band bzw. deren Musik gefiel, produzierte er sie.
Bu hava akınları çok az etkili oldu, büyük ölçüde psikolojik etki yarattı.Der materielle Schaden war gering, dafür hatte der Angriff eine starke psychische Wirkung.
1997 yılında, İmparatorluk bir Web sitesi yarattı.Im April 1997 richtete der Verein eine Homepage ein.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Die Strecke durch die Wälder ist derartig berüchtigt, dass sich sogar Gespenstergeschichten gebildet haben.
Departmanlarda çeşitli eski sistemlerin yarattığı uyum sorunları sıklıkla ortaya çıkmaktadır.Die Einordnung der alten Regelungen in das heutige Rechtssystem bereitet häufig Schwierigkeiten.
Kendi yarattığı benliği "Lewis Carroll" kısa zamanda dünya çapında ünlendi.Der Creole Love Call wurde rasch auf der ganzen Welt bekannt.
Nisan 2001'de Lopez J.Lo by Jennifer Lopez adlı kendi giyim markasını yarattı.2001 kreierte Lopez die Modelinie JLO by Jennifer Lopez.
Ölümü sonraki günlerde ortaya çıkışında öldüğü için örgüt içerisinde şüphe ve sorgulama yarattı.Über den Zeitpunkt ihres Todes und die Todesursache herrschte jahrzehntelang Unklarheit.
Böylece yeni bir teknik yarattım.Eine neue Technik.
Erişim tarihi: 27 Haziran 2013 ^ Zeki Müren'in Yarattığı Kadın Milliyet.CooperVision: Förderung junger Talente, Artikel vom 27. Juni 2013.
Tanrı'nın evreni sadece kendisi için yarattığını düşünebilir.Nach ihm denkt Gott einzig sich selbst.
Bu Fransa'da büyük olay yarattı.Dies rief großen Protest in Frankreich hervor.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Mit einem Überblick über sein Leben und sein gesamtes Schaffen.
Quentin Tarantino'nun Kill Bill filmindeki O-Ren Ishii karakterini bu filmden esinlenerek yarattığı söylenir.Sie verkörperte in dem zweiteiligen Film von Quentin Tarantino Kill Bill die Killerin O-Ren Ishii.
Japon işletmeleri son teknolojiyi ithal ederek sanayi tabanını yarattı.Die japanische Industrie will Energiespar-Technologien exportieren.
Şairin şiirlerini kendi sesiyle okuması büyük bir etki yarattı.Les poèmes que l'auteur a lui-même lu à voix haute ont fait grande impression.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."Puis nous avons revêtu les os de chair, produisant ainsi une autre création ».
O, insanı bir alak'tan yarattı.Il a créé l'homme à partir d'argile, et Erlik y a insufflé l'âme.
Allahı yarattıklarının sıfatıyla nitelemek doğru değildir.Allah ne ressemble à aucune de ses créatures et aucune de ses créatures ne lui ressemble.
Etraflarında yarattıkları bütün mesafelerin nedeni de bu dokunulma korkusudur.Ce sont les créateurs des éons, créatures qui se sont ensuite rebellées contre eux.
İnsanı yarattığına pişman oldu.Puis il crée la femme (Ève).
Yarattığı Âdem’i oraya koydu.Les Ewe (ou Ehvé) créent Nuatja.
O kendi gerçekliğini yarattı" dedi.C'est eux qui le créent".
Silatech, kuruluşundan 2016 yılında kadar 200.000'den fazla genç için iş yaratti.Silatech, depuis sa création jusqu'en 2016, a créé des emplois pour plus de 200.000 jeunes,,.
Tanrı Kaos'u yarattı, ve onu iki parçaya böldü, Işık ve Karanlık.Le Seigneur a créé le Chaos qu'il a divisé en deux parties, d'un côté la Lumière de l'autre les Ténèbres.
Solomon Kane, Robert E. Howard'in yarattığı karakterlerden biridir.Solomon Kane est un personnage de fiction littéraire créé par Robert E. Howard.
Seri, Wes Craven'in yarattığı film serisiyle başladı.La franchise a débuté avec la série de films créée par Wes Craven.
Deidara yarattığı sanattan çok gurur duyar.Il est très impressionné par le jardin que l’artiste a créé.
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.Pour la Wehrmacht, le choc de cette défaite est si grand qu'une commission d'enquête est mise en place.
Bu politika 1840'lı yıllar boyunca endüstriyel gelişim üstünde olumlu bir etki yarattı.La politique douanière a un effet positif sur le développement industriel, tout du moins dans les années 1840.
Japon işletmeleri son teknolojiyi ithal ederek sanayi tabanını yarattı.Les entreprises japonaises importent les dernières techniques pour développer la base industrielle.
Diğer üç tanrı ile birlikte dünyayı yarattı.C'est ainsi qu'il rencontre les autres membres de dEUS.
Halbuki her şeyi O yarattı.C'est Lui qui a créé le mal (Isaïe l'écrit explicitement).
Çarpmanın yarattığı travmanın etkisiyle menenjit oldu.L’incroyable exploitation du trauma.
Menajerleri Malcolm McLaren'in menajerliğinde İngiltere'de tartışmalar yarattılar.Selon lui, ces tensions auraient été orchestrées par leur manager Malcolm McLaren.
Yarattıkları ilk ürün A & W Root Beer idi.Ils nommèrent leurs boissons A&W Root Beer d'après leurs noms.
1994 yılında, Mike Reiss ile birlikte altın saatler animasyon şovu The Critic'i yarattı.En 1994 il crée avec Mike Reiss la série d'animation Profession : critique.
İngiltere, sonraki yıllar boyunca İspanya savaşının yarattığı maddi zorlukları yaşadı.L'Angleterre a été financièrement épuisée après les années de guerre avec l'Espagne.
En çok Bill Mollison ile birlikte yarattığı permakültür kavramıyla tanınır.Il est surtout connu pour être le cofondateur de la permaculture avec Bill Mollison.
Daws, Yogi'yi Huckleberry Hound Show'da destekleyici bir karakter olarak 1958 yılında yarattı.Le personnage apparaît en 1958 dans le Huckleberry Hound Show.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.La seule filière française représente 35 000 emplois sur le sol britannique.
Biz buna sadece bir isim verdik.Bizim yarattığımız bir şey değil.Ce n'est pas un nom qu'ils donnent, ce n'est pas une parenté qu'ils proclament.
Bu şehirde bir panik yarattı.C'est la panique dans le parc.
Tarihçi David Rock, "yönetiminin hayal kırıklığı yarattığını" belirtti.En effet, l’historien Rock estime que « son gouvernement fut, globalement, décevant ».
Zaman, bizim algılarımızla yarattığımız bir kavramdır.Le problème est toujours ce qui est à l'intérieur de notre esprit.
1958 - Elvis Presley askere alındı ve bu durum ABD genelinde sansasyon yarattı.1958 : Elvis Presley est incorporé dans l'armée américaine afin d'effectuer son service militaire.
Altyapı yetersizliği ve çarpık kentleşme ve yanlış planlamalar dere için büyük sorunlar yarattı.Les difficultés et les incompréhensions sont grandes, les conflits ne manquent pas.
Raporun tavsiyeleri tartışma yarattı.Le contenu de ce rapport suscite une polémique.
İlgili Sayfalar