Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratmaya ile cümle

yaratmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Próbálnak összeállítani egy felismerhető stílust, egy ízlésvilágot, ami tükrözi a nézőpontjukat.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Próbują wytworzyć charakterystyczny wygląd, estetykę, które oddadzą, kim naprawdę są.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Προσπαθούν να δημιουργήσουν ένα προσωπικό στυλ, μια αισθητική, που να αντικατοπτρίζει ποιοι είναι.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Они пытаются создать легко узнаваемый фэшн-лук, эстетический почерк, характеризующий автора.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Опитват се да създадат специфичен стил, естетика, която отразява това кои са те.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.הם מנסים לחבר איזו חתימה אופנתית אישית, איזו אסתטיקה, שתשקף אותם.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.إنهم يحاولون وضع بصمة رائعة، وجمالية، لتعكس من هم.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.特徴的な外見や美意識を 演出しようとしているのです 模倣されても誰にでも分かります
Kuzey Pasifik çöp alanı hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyordu.텍사스의 두배 크기인 북태평양 쓰레기 더미에 대한
Kuzey Pasifik çöp alanı hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyordu.הביאה מודעות לחלקת הזבל בצפון הפאסיפי,
Kuzey Pasifik çöp alanı hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyordu.يلفت النظر إلى مشكلة إلقاء القمامة فى شمال المحيط الهادئ
Kuzey Pasifik çöp alanı hakkında farkındalık yaratmaya çalışıyordu.北太平洋のテキサスの倍ほどの海域に
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Hanno bisogno di una leadership che faccia una differenza.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.그들이 리더쉽을 필요로 하죠. 그래서 변화가 생깁니다.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Potřebují vedení, dělá to rozdíl.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Potrzebują przywództwa, ponieważ to robi różnicę.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Χρειάζονται την ηγεσία, κάνει τη διαφορά.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.הם צריכים את ההובלה. זה גורם להבדל.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.انهم يريدون قياته لهم ليحدثوا الغير
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.人々をリードするのに許しを得る必要はありません
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.A matematikusok elkezdtek nem létező formákat kreálni.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Các nhà toán học bắt đầu tạo ra các hình dạng không tồn tại.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Die Mathematiker fingen an, Gebilde zu erschaffen, die es in Wirklichkeit gar nicht gab.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.I matematici cominciarono a creare forme che non esistevano.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.수학자들은 존재하지 않았던 모양들을 만들기 시작했습니다.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Les mathématiciens ont commencé à créer des formes qui n'existaient pas.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Los matemáticos comenzaron a crear formas que no existían.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Matemaatikot alkoivat luoda muotoja, joita ei ollut olemassa.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Matematicienii au început să creeze forme care nu existau.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Matematici začali tvoriť tvary, ktoré neexistovali.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Matematici začali vytvářet vzorce, které neexistují.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Matematycy zaczęli tworzyć nieistniejące kształty.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Os matemáticos começaram a criar formas que não existiam.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Wiskundigen begonnen vormen te maken die niet bestonden.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Μαθηματικοί άρχισαν να δημιουργούν σχήματα που δεν υπήρχαν πιο πριν.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Математики начали создавать несуществующие формы.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.Математици започват да създават форми, които не съществували.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.מתמטיקאים התחילו ליצור צורות שלא היו קיימות.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.حينها بدأ علماء الرياضيات بخلق أشكال لم تكن موجودة.
Matematikçiler var olmayan şekilleri yaratmaya başladılar.自然に存在し得ない形を 創造し始めたのです 数学者は自画自賛しはじめました
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.A început să creeze singur dansul.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Él comenzó a crear el baile por sí mismo.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Er fing einfach an sich diesen Tanz auszudenken, von alleine.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Ha iniziato a creare quella danza da solo.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Il s'est mis à danser tout seul.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.스스로 춤을 추는데
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.On sam zaczął po prostu tworzyć ten taniec.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Он просто сам начал придумывать танец.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Той просто започна сам да създава този танц.
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.הוא פשוט התחיל ליצור את הריקוד הזה בעצמו
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.انه بدأ للتو باختراع هذه الرقصة بنفسه
O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.ちなみに 私よりダンスは上手いようです
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.이렇게 스스로 조직된 교육 환경을 만들고자 합니다.
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Lingkungan Pembelajaran yang Mengorganisasi Sendiri (SOLE).
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Những Môi Trường Tự Tổ Chức Học Tập tập - SOLO
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Samoorganizační výuková prostředí (angl. zkr. SOLE).
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Самоорганизующиеся Учебные Пространства.
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.סביבות כאלה של למידה בהתארגנות עצמית (סל"ב).
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.هذه البيئة التي ينشاء فيها التعلم الذاتي.
Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.要するにネットを通じて 共同作業を行い
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod