Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Ich war angestachelt, ich war bereit, etwas zu bewegen.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Ik was opgewonden, ik was klaar om een verschil te maken.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Iszonyú lelkes voltam, kész voltam valami nagy tett végrehajtására.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.J'étais toute excitée, j'étais prête à faire la différence.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.저는 한창 달아올라 있었고, 세상을 바꿀 준비가 되어 있었습니다.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Saya penuh semangat. Saya siap membuat perubahan.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Είχα πάθος, ήμουν πανέτοιμη να κάνω τη διαφορά.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Аз бях под пара, бях готова да направя промяна.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Я палала, я була готова творити зміни.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Я сгорала от нетерпения сделать что-то значимое.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.הייתי מתודלקת, מוכנה לחולל שינוי.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.كنت مشتعلة .. كنت اريد ان احدث تغيراً
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.家を出て、NPOで働き、
Çünkü çok büyük kapasiteye sahip bir işlem yaratmaya çalışıyoruz.왜냐하면 우리는 단 1분내에 결과를 확인할 수 있는
Çünkü çok büyük kapasiteye sahip bir işlem yaratmaya çalışıyoruz. Birazdan onu da göreceksiniz.Staraliśmy się stworzyć niezwykle wydajny proces, co za chwilę zobaczycie.
Çünkü çok büyük kapasiteye sahip bir işlem yaratmaya çalışıyoruz.כי אנחנו מנסים ליצור תהליך שהוא מאד עמיד --
Çünkü çok büyük kapasiteye sahip bir işlem yaratmaya çalışıyoruz.لأننا نحاول صنع عملية قوية للغاية--
Çünkü çok büyük kapasiteye sahip bir işlem yaratmaya çalışıyoruz.非常に頑強な合成プロセスの構築を目指しているからです
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.E eles interessam-se pela criação de cultura, precisamente pela tradição.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Ei doresc să creeze cultură, tradiţie pur şi simplu.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.És őket a kultúrateremtés érdekli, csak is a hagyomány.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Están interesados en creación de cultura, concretamente, en tradición.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Et ils s'intéressent à la création de culture, de la tradition pure.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Họ thích tạo ra văn hóa, chỉ có truyền thống.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Interesuje ich tworzenie kultury i tradycji.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.그들은 문화를 만드는 데 관심이 많았어요 전통 문화에 한해서요.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Oni sa zaujímajú o vytváranie kultúry, proste tradíciu.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Sono interessati a creare cultura, semplice tradizione.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Ti se zabývají tvorbou kultury, jen tradicemi.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Und sie erschaffen Kultur, Tradition.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Ze zijn geïnteresseerd in het creëren van cultuur, gewoon traditie.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Και τους ενδιαφέρει να δημιουργήσουν μια κουλτούρα, μια παράδοση.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.И те се интересуват от създаването на култура, просто традиция.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.Они заинтересованы в создании культуры, просто традиции.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.והם מתעניינים בליצור תרבות, רק מסורת.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.المهتم بخلق الثقافة كتقليد جديد
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.創ることに関心を持っています そこでどこかの地域に引越しし
Hala bir bulanıklık varsa bu durumla ilgili, artı eksi koymak bir sorun yaratmayacaktır. .Se non sei sicuro, suppongo non faccia male metterci un piu' o meno la'. Prossimo.
Hala bir bulanıklık varsa bu durumla ilgili, artı eksi koymak bir sorun yaratmayacaktır. .Ако не сте сигурни, предполагам, че няма да навреди ако сложите плюс или минус там. Следващата.
Hala bir bulanıklık varsa bu durumla ilgili, artı eksi koymak bir sorun yaratmayacaktır. .Если вы не уверены, можете просто поставить здесь "±". Пойдем дальше.
"Hayallerinizin kızı"nı aramak yerine, onu yaratmaya çalışın.Em vez de procurar pela "rapariga dos seus sonhos" é tentar criá-la. Sabe o que isso quer dizer?
"Hayallerinizin kızı"nı aramak yerine, onu yaratmaya çalışın.Místo, abyste hledali 'dívku svých snů' snažíte se ji vytvořit.
"Hayallerinizin kızı"nı aramak yerine, onu yaratmaya çalışın.بدلاً من البحث عن فتاة الأحلام حاول ان تصنعها, هل تفهم ما اقصد؟
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Cercano di ottenere una differenza nella loro vita.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.De försöker uppnå förändring i sina liv.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Ei încearcă să obțină un statut diferit.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Họ cố để đạt được sự khác biệt trong cuộc đời họ.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Ils essayent d'obtenir une différence dans leur vie.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Intentan lograr diferencias en sus vidas.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.그들은 그들 삶에서 다른 것을 성취하려 합니다.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Procuram mudar a sua vida.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Sie versuchen etwas an ihrem Leben zu ändern.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Snaží se docílit v jejich životech změny.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Starają się osiągnąć zmianę w swoim życiu.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Ze proberen om een verschil in hun leven te verwezenlijken.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Бо хочуть просто якихось змін у житті.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Они хотят изменить свою жизнь.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.Те се опитват да постигнат някаква промяна в живота си.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.הם מנסים להשיג שינוי בחיים שלהם.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.يحاولون تحقيق تغيير في حياتهم.