Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.И сега, от митологията на това, започвам да създавам един свят.
Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.И теперь из этой истории я начинаю создавать мир.
Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.На цьому міфологічному ґрунті я починаю створювати світ.
Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.מתוך המיתולוגיה של זה, אני מתחיל ליצור עולם.
Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.والآن من الأسطورة المتعلقة بذلك، بدأت بخلق عالم.
Bunun mitolojisinden bir dünya yaratmaya başlıyorum.世界を作り始めたところです どんな世界を作り
Bu pek fark yaratmayacak.이건 별 영향을 주지 못합니다
Bu pek fark yaratmayacak.Това не е от голямо значение
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Así que empecé a escribir un blog y empecé a crear cosas como estas historias.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Deci, am inceput sa scriu un blog si am inceput sa creez lucruri ca aceste povestioare.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Deshalb begann ich, einen Blog zu schreiben und ich begann mit solchen kleinen Geschichten.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Dlatego założyłam bloga i zaczęłam tworzyć takie krótkie historyjki.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Donc, j'ai commencé à tenir un blog et à inventer des choses comme ces petites histoires.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Dus begon ik te bloggen door korte verhaaltjes te schrijven.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Quindi ho iniziato a scrivere un blog e a creare cose tipo queste storielle.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Tak jsem začala psát blog a vytvářet věci, jako tyhle krátké příběhy.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Thế là tôi bắt đầu viết blog và bắt đầu sáng tác những thứ như truyện ngắn.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.И така започнах да пиша блог и започнах да създавам неща като тези малки истории.
Bu yüzden, blog yazmaya karar verdim ve bu küçük hikayeler gibi şeyler yaratmaya başladım.Поэтому я начала вести блог и создавать вот такие маленькие истории.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Alors j'ai décidé de créer une plateforme pour ce potentiel.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Also entschied ich mich, eine Plattform für dieses Potential zu schaffen.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Aşa că am decis să creez o platformă pentru acel potenţial.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.A tak jsem se rozhodl vytvořit pro toto nadání program.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Do đó tôi quyết định tạo ra một bệ đỡ cho các tài năng âm nhạc đó.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Dus besliste ik om een platform te creëren voor dat potentieel.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Io ho allora deciso di creare una piattaforma per quel potenziale.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Jadi saya memutuskan untuk membuat tempat untuk itu.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.그래서 전 그 재능을 위한 연단을 만들기로 결심했었습니다
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Por eso decidí crear una plataforma para ese potencial.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Tehát eldöntöttem, hogy készítek egy platformot ennek a potenciálnak.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Więc zdecydowałem się stworzyć platformę dla tego potencjału.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Затова реших да създам платформа за този потенциал.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.И я решил создать платформу для развития этого потенциала.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.Тому я вирішив створити платформу для цього потенціалу.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.אז החלטתי ליצור פלטפורמה עבור הפוטנציאל הזה.
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.لذا قررت ان ابتكر منهاج عمل يتناسب مع تلك الامكانيات
Bu yüzden bu potansiyel için bir platform yaratmaya karar verdim.これはイギリス初の
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Dus ga naar buiten en ga creëren.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın. Hayat çok kısa.Entonces sal y empieza a crear.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Jadi keluar and mulai membuat seuatu.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.그러니까 지금부터 시작하세요.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Por isso saia e comece a criar.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.så ger er iväg och börja skapa. Livet är kort
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Tak choď von a začni tvoriť. Život je krátky.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.TAK JDI A ZAČNI TVOŘIT.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Torej začni ustvarjati.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.więc idź i zacznij tworzyć. Życie jest krótkie
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.Поэтому иди и твори.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.אז צא והתחל ליצור.
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.لذا اخرج و ابدء بالابتكار
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.人生は短い
Bu yüzden çıkın dışarı ve yaratmaya başlayın.所以走出家門、開始與人群創造生命吧
Çocuklar, ebeveynlerinin konuşmalarından, soru cümlesi yaratmaya ilişkin kuralın ne olduğunu öğrenir.이제, 아이들은 부모로부터 어떻게 의문문이 만들어지는지 단서를 얻을 겁니다. 가령,
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Bola som zapálená, pripravená robiť niečo významné.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Byłam zmotywowana i gotowa podjąć decyzje.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Đầy nhiệt huyết, tôi sẵn sàng làm nên sự khác biệt.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Eram pregătită, gata să schimb lucrurile.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Ero motivata, pronta a fare la differenza.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Estaba entusiasmada y lista para hacer la diferencia.
Çok hevesliydim, farklılık yaratmaya hazırdım.Eu estava em pulgas, pronta a marcar a diferença.