Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratmaya ile cümle

yaratmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Od tego czasu pisała i komponowała swoje piosenki.
Tüm enerjisini etkili bir denizaltı filosu yaratmaya harcadı.Zajmował się energicznie tworzeniem silnej floty.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.Dietter tog hjälp av Batman: The Animated Series för att få inspiration.
Her şeye rağmen eserlerini yaratmaya devam etti.Samtidigt fortsatte han att bygga vidare på sina samlingar.
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.De började därmed skriva och producera sin egen musik.
Aile odaklı beş koltuklu bir araçtır ve birçok rakibinden daha sportif bir imaj yaratmaya çalışır.Це п'ятимісний сімейний автомобіль з більш спортивним іміджем, ніж у конкурентів.
Her şeye rağmen eserlerini yaratmaya devam etti.Тим не менш він продовжував свою творчість.
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Вони вдосконалювали свої музичні навички і створили власні пісні.
Aynı zamanda Horasan Kürtleri de bölgelerinde kargaşa yaratmaya başladılar.Na stávku se začaly připravovat i krizové štáby měst a krajů.
Selanik’te kalmayı sürdürerek çevresinde bir kültür hareketi yaratmaya çalıştı.Încearcă să producă în jurul său o mișcare culturală, continuându-și șederea de la Salonic.
EPR Kuantum Mekaniği gerçek uygulama aralığını sorgulamak için bir paradoks yaratmaya çalıştı.EPR-paradoksin tarkoitus oli kyseenalaistaa kvanttimekaniikka.
Stan Lee yeni karakterler yaratmaya devam etti.Lisäksi Schmidt loi uusia mallistoja.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.The New Batman Adventures (på engelska)Batman: The Animated Series.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Dosa bukanlah ciptaan Allah dan tidak bersifat kekal.
Tüm boyutları ele geçirmeye ve kendine ait yeni bir evren yaratmaya çalışmıştır.Tujuan mereka adalah untuk menguasai seluruh alam semesta ini, dan menciptakan alam semesta yang baru.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.この創造(現象界の出現)はいずこより生じ、いずこより〔来たれる〕。
Yetkiyle donatılan Gece Bekçileri ise, derhal işe koyulmaya ve üsde despotizm yaratmaya başlamıştır.初時甚麼事情都以占卜來作決定,後來慢慢地相信自己的實力。
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.“(인간의 품성은) 자신이 만드는 것이 아니고 (환경에 의해) 만들어진다(Not made by him but for him)”라고 믿었기 때문이다.
Nükleer silahlarda bulunan zincirleme fisyon yaratmaya uygun yakıt genellikle %85 veya daha fazla 235U içerir.האורניום הנמצא בנשק גרעיני מכיל בדרך כלל לפחות 85% 235U.
1928'de tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı.ב-1920 ביקר שוב ברוסיה והייתה לו פגישה ידידותית עם לנין.
Stan Lee yeni karakterler yaratmaya devam etti.Стан Лий създал още герои в същия стил.
İbn-i Haldun, genç sultan Muhammed'den idealindeki bilge hükümdarı yaratmaya çalışıyordu.Ibn Haldun je pokušao oblikovati mladog Muhameda po svom idealu mudrog vladara.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.Uspjeh Batmana nagnao je Warner Bros. Animation da osmisle animiranu seriju.
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Stále sa však venoval aj hudbe a skladal vlastné piesne.
Kendi düşmanlarını yaratmaya karar verirler.Podporil by svojich nepriateľov.
1914 yılında ise fütürist akımına uygun eserler yaratmaya başladı.V máji 1943 preto začali pracovať na koncepte protitankového dela.
Avrupa'lı emperyalistlerce belirlenen sınırlar birçok ülke ve grup için sıkıntılar yaratmaya devam ediyor.Orjaški dežen povzroča nevšečnosti v več evropskih državah.
0 diverjansı olan bir vektör alanı yaratmaya çalışalım.Spróbujmy stworzyć pole wektorowe, które ma dywergencję równą zero.
1980'lerde yayımlanan Sırp-Hırvatça'dan çevrilen ve kalıcı bir tesir yaratmayan bir baskısı vardı.Houve uma edição publicada nos anos 1980, traduzida do servo-croata, a qual não provocou um impacto duradouro.
1980'lerde yayımlanan Sırp-Hırvatça'dan çevrilen ve kalıcı bir tesir yaratmayan bir baskısı vardı.Une édition avait été publiée dans les années 1980, traduite du serbo-croate, et passée un peu inaperçue.
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.저는 2003년에 독창적인 공연을 제작해달라는 의뢰를 받고 "업웨이크"를 창작하기 시작했습니다.
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Dostałam w 2003 zamówienie na stworzenie oryginalnego spektaklu i zaczęłam tworzyć "Upwake".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.En 2003, on m'a confié la création d'un spectacle original et j'ai commencé à développer "Upwake"
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Ich wurde 2003 beauftragt, eine neue Show zu erschaffen, und fing an, "Upwake" zu entwickeln.
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.In 2003 kreeg ik de opdracht om een eigen voorstelling te maken, en zo startte ik 'Upwake'.
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.În 2003, mi s-a solicitat să creez un spectacol original şi am început să produc "Trezirea".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Me comisionaron en 2003 para crear un espectáculo original y empecé a desarrollar "Upwake."
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Nel 2003 mi è stato commissionato uno spettacolo originale ed è così che ho iniziato a sviluppare "Upwake".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Tôi được giao một nhiệm vụ vào năm 2003 là tạo ra một vở diễn mới, và bắt đầu phát triển "Upwake"
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.「Upwake」の制作に取り掛かりました 「Upwake」はスーツケースを片手に出社する
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.Το 2003 μου ανατέθηκε η δημιουργία μιας πρωτότυπης παράστασης και ξεκίνησα το "Άπγουεϊκ".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.В 2003г. я была уполномочена создать принципиально новое шоу, и начала работать над "Пробуждением".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.През 2003 г. ми бе възложено да създам оригинално представление и започнах да развивам "Разбуждане".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.ב- 2003 התבקשתי ליצור מופע מקורי, והתחלתי לפתח את "השכמה".
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.تم تكليفي في عام 2003 بابتكار عرض جديد فبدأت ببناء "أب ويك / شبه مستيقظ / استيقظ"
3 Mart 1953'te başladı. Bilgisayarda çalışan sanal genetik sistem yaratmaya çalıştı.Hij probeert een kunstmatig genetisch systeem te draaien op die computer.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.A až tým začneme vytvárať šťastnú planétu.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.En dan beginnen we een gelukkige planeet te creëren.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.E poi cominceremo a creare un pianeta felice.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.És ekkor majd elkezdünk egy boldog bolygót teremteni.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Et alors nous commencerons à créer une planète heureuse.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.이것이 행복한 지구를 만드는 시작입니다.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Lalu kita mulai menciptakan Bumi yang bahagia.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Och så påbörjar vi skapandet av en lycklig planet.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Og så er vi i gang med at skabe en lykkelig planet.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Și atunci vom începe să creăm o planetă fericită.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Só nessa altura, começaremos a criar um planeta feliz.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Teprve pak začneme vytvářet šťastnou planetu.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Und dann beginnen wir damit, einen glücklichen Planeten zu erschaffen.
Ancak bundan sonra, mutlu bir gezegen yaratmaya baslayabiliriz.Và thế là chúng ta bắt đầu tạo ra một hành tinh hạnh phúc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod