Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.God has certainly power to bring him back (from the dead).
Yaratan, yaratmayana benzer mi?So, could one who creates be like one who cannot?
Görmezler mi ki Allah, nasıl yaratmaya başlıyor, sonra yaratışı, nasıl yeniliyor?Do they not see how God originates creation, then reverts it back?
Gökleri ve yeryüzünü yaratanın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
Hiçbir şey yaratmayan, bizzat kendileri yaratılmış olan şeyleri/kişileri mi ortak koşuyorlar?Do they associate those with Him who cannot create a thing, and are themselves created,
Yaratmaya ilk başlayan/yaratılanları ilk yaratan O'dur.It is He who first creates and then reverts it.
Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu?So, could one who creates be like one who cannot?
Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet!How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.God has certainly power to bring him back (from the dead).
Hiç yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu?So, could one who creates be like one who cannot?
Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur.Who made all things He created excellent; and first fashioned man from clay,
Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
De ki: “Dünyayı gezin dolaşın da,Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın.Say: "Travel on the earth and see how He originated creation.
Gökleri ve yeri yaratan onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them? Why not?
Yaratmaya ilk başlayan/yaratılanları ilk yaratan O'dur. Sonra onları çevirip yeniden yaratacaktır.And it is He who originates creation, then brings it back again, and it is very easy for Him.
Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? Elbette güç yetirir.Is not He, who created the heavens and earth, able to create the like of them?
Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir.Is not He, who created the heavens and earth, able to create the like of them?
Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir?Is not He who created the heavens and the earth able to create the like of these?
İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz. Üzerimize sözdür; biz bunu mutlaka yapacağız.Just as We began the first creation, We will repeat it—a promise binding on Us. We will act.
İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz.Even as We originated the creation first so We shall repeat it.
Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz.Even as We originated the creation first so We shall repeat it.
Biz ilkin yaratmaya nasıl başladıysak diriltmeyi de Biz gerçekleştiririz.As We began the first creation, We shall repeat it.
Buenger, "Bosnalı Sırpları devlet düzeyinde bir kurum yaratmaya zorlamak istemedik."We didn’t want to drag them [Bosnian Serbs] into creating a state-level institute.
Ancak kurumsal ilgisizliğe rağmen, şahıslar ve STK'lar bir fark yaratmaya çalışıyorlar.But despite institutional indifference, individuals and NGOs strive to make a difference.
Fakat bu, durumun Makedonya üzerinde herhangi bir etki yaratmayacağı anlamına gelmez.This doesn't mean, however, that the situation won't have an impact on Macedonia.
Ancak rekabet görünür bir etki yaratmaya başlıyor.However, competition is starting to have a visible impact.
Bu çevreler, bir kısım medyayı kullanarak halk arasında panik ve direniş yaratmaya çalışmışlardır.These tried to create, through some media outlets, panic and resistance among the public.
Vatandaşlar açısından bu sınır önemli bir fark yaratmayacaktır.For citizens, the measure should not make any substantial difference.
Ancak demiryolları başta olmak üzere, ortak altyapı çalışmaları sıkıntı yaratmaya devam ediyor.The challenge between us remains building common infrastructure, especially the railway.
Fransa engel yaratmaya devam ederken, ABD'den Türkiye'nin AB üyelik hedefine destekUS support for Turkey's EU bid comes as France creates hurdles
Yeni bir bölge yaratmaya alternatif olarak, Hırvatistan CEFTA'yı genişletme olasılığını öne sürdü.As an alternative to creating a new zone, Croatia has floated the possibility of expanding CEFTA.
Yetkililer, bloğun bir "EUMIK" yaratmayacağını belirttiler.The bloc would not be creating a "EUMIK", they said.
Kasım ayı ortasında, grup yeni materyaller yaratmaya başladı. [3]In mid-November, the group began writing new material.[22]
Eminim ki, belli bir noktaya kadar birlikte bir şeyler yaratmaya devam edeceğiz.I’m sure that we will continue to create, in some capacity, together.
Kishelamàkânk daha sonra hayal ettiği gibi Dünya'yı yaratmaya başladı.Kishelamàkânk then started to create the Earth as he had dreamt it.
Ülkelerinde demokratik kurumlar ve serbest piyasa kapitalist sistemi yaratmaya çalıştılar.At home they tried to create democratic institutions and a free-market capitalist system.
İç Savaş sırasında, mucitler yeni ve daha iyi silahlar yaratmaya teşvik edildi.During the Civil War, inventors were encouraged to create new and better weapons.
Dil ve din farklılıkları, farklı kültürler arasında ayrım yaratmaya yardımcı olur.Differences of language and religion help to create the separation between the different cultures.
Beyaz bir etnokrasi yaratmaya yönelik tarihsel girişimlerHistorical attempts at creating a white ethnostate
Ancak Ludovika, kızları için hanedan evlilikleri yaratmaya kararlıydı.However, Ludovika was determined to create dynastic marriages for her daughters.
Kendi düşmanlarını yaratmaya karar verirler.Sie beschließen, die Feinde für sich arbeiten zu lassen.
Her şeye rağmen eserlerini yaratmaya devam etti.Trotzdem setzte er sein Schaffen fort.
Stan Lee yeni karakterler yaratmaya devam etti.Es gab daher weniger Einführungen von Stan Lee.
M.I.9 yeni nesil ajan yaratmaya çalışan bir kuruluştur.599a Versuch einer neuen Theorie des menschlichen Vorstellungsvermögens.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Il n'a jamais engendré, n'a pas été engendré non plus.
Eserlerini sıkça şiirleri ile bütünleştirir ve "görsel şiir" yaratmaya çalışır.Il intègre souvent ses poèmes à ses œuvres, et parle de poésie visuelle.
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Así que empecé a crear las canciones por mí mismo.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Il Padre non è stato fatto da alcuno: né creato, né generato.
New York'a taşınınca -ki hala orada yaşamaktadır- çevrede bir etki yaratmaya başladı.Subito dopo si è trasferita nella città New York e ha cominciato un'intensa attività dal vivo.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.The Batman Adventures venne creata per collegarsi alla serie animata Batman: The Animated Series.
Aile odaklı beş koltuklu bir araçtır ve birçok rakibinden daha sportif bir imaj yaratmaya çalışır.Это пятиместный семейный автомобиль с более спортивным имиджем, чем у конкурентов.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Но сам он не вкушает от своего творчества».
Selanik’te kalmayı sürdürerek çevresinde bir kültür hareketi yaratmaya çalıştı.عمل على تأسيس حركة ثقافية حوله أثناء استمراره في سالونيك.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.ذلك لأنّ الله خلقهم للعبادة، وما خلقهم إلاّ ليعبدون.
1928'de tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı.في عام 1923 عاد إلى سنجان، حيث شارك في تنظيم جماعات ثورية سرية لإعداد تمرد جديد.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Em seu pensamento, Deus não era nem criador, nem onipotente.
Bu sırada da şarkıları kompoze etmeye ve kendi şarkılarını yaratmaya başlamıştı.Começou então a compor suas próprias canções.
(4)yaratılmamış ve artık kendisi de yaratmayan.Omdat God in het heden schept, kan hij noch ooit met het scheppen opgehouden zijn, noch niet geschapen hebben.