Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.전 그래서 그런 종류의 이야기를 드러나게 하는 어떤 틀을 만들어 보고 싶었습니다.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Perciò ho pensato che sarebbe stato interessante costruire un contesto che facesse emergere queste storie.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Pomyślałem więc, że interesujące może być stworzenie podstawy do tworzenie tego typu historii.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Řekl jsem si, že by bylo zajímavé vybudovat rámec pro takový typ příběhů.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Thế nên tôi nghĩ sẽ rất thú vị nếu ta tạo ra một cơ cấu để dò tìm những mẩu truyện như thế.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Úgy gondoltam, érdekes lenne létrehozni egy vázat az ilyen történeteknek.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Οπότε μου φάνηκε ενδιαφέρον να δημιουργήσω ένα πλαίσιο που θα αναδεικνύει αυτές τις ιστορίες.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.И така, помислих си, че ще интересно да се изгради рамка, която да изкара на повърхността този вид истории.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Я подумал о том, что было бы интересно создать систему, которая обнаруживала бы такие рассказы.
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.ועקב זה חשבתי שזה יהיה מעניין לבנות מערכת
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.و لذلك فقد فكرت أنه من المشوق عمل إطار
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.面白そうだと考えました The Whale Huntの場合
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Comme Galois, je suis resté debout la nuit dernière pour créer un objet mathématique symétrique pour vous.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.그래서, 저도 갈루아처럼 어제 밤늦게 일해서 여러분을 위해 새로운 수학적 대칭 개체를 하나 만들었지요.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Poprzedniej nocy, jak Galois, nie spałem tworząc nowy matematyczny, symetryczny obiekt.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Wie Galois bin also auch heute Nacht aufgeblieben und habe ein neues mathematisches Objekt für Sie geschaffen.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.И аз като Галоа стоях буден снощи до сутринта, за да създам един нов математически симетричен обект за вас.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Так же как и Галуа, я не спал всю ночь, разрабатывая для вас новый математический симметричный объект.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Так що, як і Галуа, я не спав минулої ночі, створюючи новий математичний симетричний об'єкт для вас.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.כמו גלואה, נשארתי ער אתמול בלילה יצרתי עצם מתמטי סימטרי עבורכם.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.و بذالك، مثل ڴالوا، سهرت طوال الليلة الماضية لأنتج لكم شكل رياضي متماثل جديد.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.皆さんのために新しい数学的な 対称的物体を作ってみました これがその図です
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Aquele que me formou no ventre não o fez também a meu servo? E não foi um que nos plasmou na madre?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Bukankah Allah yang menciptakan aku, menciptakan juga hamba-hambaku itu
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Chi ha fatto me nel seno materno, non ha fatto anche lui? Non fu lo stesso a formarci nel seno
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Eikö sama, joka äidin kohdussa loi minut, luonut häntäkin, eikö sama meitä äidin sydämen alla valmistanut?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?El que me hizo a mí en el vientre, ¿no lo hizo también a él? ¿No nos formó uno mismo en la matriz
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Han som skapade mig skapade ju och dem i moderlivet, han, densamme, har berett dem i modersskötet.
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Har ikke han som skapte mig i mors liv, skapt også dem, og har ikke en og den samme dannet oss i mors liv?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Har ikke min Skaber skabt ham i Moders Skød, har en og samme ej dannet os begge i Moders Liv?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Hat ihn nicht auch der gemacht, der mich in Mutterleibe machte, und hat ihn im Schoße ebensowohl bereitet?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?나를 태 속에 만드신 자가 그도 만들지 아니하셨느냐 우리를 뱃 속에 지으신 자가 하나가 아니시냐
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Ni li tudi njega Stvarnik moj naredil v materinem telesu, in ni li eden naju pripravil v materini otrobi?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Want God heeft mij en ook mijn dienaar gemaakt. Hij heeft ons beiden geschapen in de buik van onze moeders.
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Zdali ten, kterýž mne v břiše učinil, neučinil i jeho? A nesformoval nás hned v životě jeden a týž?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Ο ποιησας εμε εν τη κοιλια, δεν εποιησε και εκεινον; και δεν εμορφωσεν ημας ο αυτος εν τη μητρα;
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Не Он ли, Который создал меня во чреве, создал и его и равно образовал нас в утробе?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Оня, който е образувал мене в утробата, не образува ли и него? И не същия ли ни образува в утробата?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?הלא בבטן עשני עשהו ויכננו ברחם אחד׃
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?أوليس صانعي في البطن صانعه وقد صوّرنا واحد في الرحم.
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?造 我 在 腹 中 的 、 不 也 是 造 他 麼 . 將 他 與 我 摶 在 腹 中 的 、 豈 不 是 一 位 麼
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?造 我 在 腹中 的 、 不 也 是 造 他麼.將他與 我 摶在 腹中 的 、 豈 不 是 一 位 麼
Benim atalarım yaratmadılar Hızlılar Kupasını bu yüzden Penis ve Toplarla alay edip onları dışarı atabilirim.Mis ancestros no crearon la Copa Hastings... para que se burlen de ella marginales como los Gallos y Toros.
Benim atalarım yaratmadılar Hızlılar Kupasını bu yüzden Penis ve Toplarla alay edip onları dışarı atabilirim.Moji pøedci nevytvoøili Hastings Cup aby si ti retardi jako Kohouti a Býci z toho dìlali výsmìch.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Dal mio punto di vista, quello che fanno i Temporary Store è creare scadenza e urgenza.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Din perspectiva mea, unul din lucrurile pe care le fac aceste magazine e crearea de perisabilitate și urgență.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.제 관점으로는, 팝업 스토어들이 하는 것들 중 하나는 소멸성과 긴급성을 만들어 내는 것입니다.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Meiner Meinung nach bewirken Pop-Up-Stores Vergänglichkeit und Dringlichkeit.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Na minha perspetiva, uma das coisas que as lojas "pop-up" fazem é criarem o efémero e a urgência.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Para mí, una de los efectos de las tiendas "pop-up" es que crean caducidad y urgencia.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Vanuit mijn gezichtspunt is een resultaat van pop-up winkels het creëren van vergankelijkheid en urgentie.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Véleményem szerint ezek az ideiglenes üzletek többek között pillanatnyiságot és sürgösséget generálnak.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Z mého pohledu je jednou věcí, které pop-up stores dělají, to že vytváří netrvanlivost a potřebu.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.Z mojego punktu widzenia, pop-up shops tworzą potrzebę pośpiechu.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.מנקודת המבט שלי, אחד הדברים שחנויות פופ-אפ עושות הוא ליצור דחיפות וחוסר.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.في تصوري، أحد الأشياء التي تفعلها محلات الـ "بوب أب" هي أنها تنشئ نوع من العجلة والإلحاح
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.はかなさと切迫感を生み出すことです こうした店では ビジネスで好まれる
Benim gibi sizin gibi bir cisim yaratmak istedim.Chce stworzyć przedmioty podobny do Was i mnie.
Benim gibi sizin gibi bir cisim yaratmak istedim.Ich möchte ein Objekt wie euch und mich erschaffen.
Benim gibi sizin gibi bir cisim yaratmak istedim.Je veux créer un objet comme vous et moi.