Ana içeriğe geç
Sözlük

yarat ile cümle

yarat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gün yaratıldı, ama kimse bilmiyor.It's been created; nobody knows.
Ve aslında kendim ne başarırsam başarayım, bu farkındalığı yaratamazdım.And actually I could never raise awareness by myself, no matter what I'd achieved.
Beraber çalışarak, bir gün barışı yaratabiliriz.By working together, we can create peace one day.
Peki, böyle bir yaratık olmak nasıl bir şey?Well, what's it like to be this kind of creature?
Fakat sanatçıların tercihi simetriye dair bir beklenti yaratıp sonra onları bozmaktır.But what artists like to do is to set up expectations of symmetry and then break them.
Bu durumu açıklamak için de bir dil yaratmış oluyor.But it's also about producing a language to describe this.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.We first create panic, then we show them the solution.
Pile, ne kadar fazla enflasyon yaratırlarsa sizden paranızı o kadar alacaklar.Pile, the higher they make the inflation, the more of your they take.
Aranızda olmaktan çok mutlu ve gururluyum çok, çok yaratıcı ve zeki insanların arasında.I am very happy and honored to be amidst very, very innovative and intelligent people.
Bu, zenginlik yaratmanın mücadelesidir.It should be a challenge of creating wealth.
Araştırma kurumlarını destekleyiniz, çünkü bilgi, zenginlik yaratmanın önemli bir parçasıdır.Support research institutions, because knowledge is an important part of wealth creation.
Paradoksal olarak, kötülükleri koymak için cehennemi yaratan Tanrı'ydı.Paradoxically, it was God who created hell as a place to store evil.
Ve bu durumu yaratan ve devam ettiren sistem nedir?And what is the system that creates and maintains that situation?
Tam olarak 12 yıl önce beyin-makine arayüzü adında bir hazırlık yarattık.In particular, about 12 years ago we created a preparation that we named brain-machine interfaces.
Bitkiler ve hayvanlar arasındaki sınırları... ...yıkmaya niyetli her tür yaratık.All manner of creatures that seem to violate... ...the boundaries between plants and animals.
Ancak sosyal yaratıklar.But they're social creatures.
Ana görevi şekilleri tanıma... ...önseziler, duyular ve yaratıcı algılardır.It's mainly responsible for pattern recognition... ...intuition, sensitivity, creative insights.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.On closer scrutiny, you might recognize... ...individual, intelligent beings.
Fark yaratma şansınız olabilir.You may have the chance to make a difference.
Nefes kesici olan şu: Bir kapı kolu yaparak, bir dünya yaratabilirsiniz.What's amazing is this: by making a handle, you can make a world.
Problem su, bu sistemi yaratirken iyi degerlere sahip olma imkanini yok ettik.The problem is, we created a system where we eliminated the right to have good values.
Daha önce hiç görmedikleri yeni yaratıklara rastladılar.They came across new creatures they had not seen before.
Yaşam şimdiye kadar düşündüğümüzden çok daha yaratıcıydı.So life was much more creative than we had ever thought.
Çünkü yaratmak istediğimiz-- yarının dersliğini yaratmak istiyoruz.Because we want to create -- we want to create the classroom of tomorrow.
Ama anlamı yaratmak için sürece ve içeriğe ihtiyacınız vardır.But you need to have process and content to create the meaning.
Yok edici de buna karşı hareket eden bir manyetik alan yaratıyor.The zapper creates a magnetic field to counteract that.
Şimdi burada dört birimlik bir uzunluk yaratacağım. 1, 2, 3, 4 birim.I'm just assuming this is one, two, three, four units.
Hala bir bulanıklık varsa bu durumla ilgili, artı eksi koymak bir sorun yaratmayacaktır. .If you're not sure, I guess it doesn't hurt to put the plus or minus there. Next one.
Yaratıcı çabalarımı desteklediler, çünkü büyükbabam sıfırdan başlamış bir insandı.And they supported my creative efforts, because my grandfather was a self-made man.
Adapte olabilmeye, nasıl yaratıcı ve inovatif olabiliriz öğrenmeye ihtiyacımız var.We need adaptability, the ability to learn how to be creative and innovative.
Örneğin, yaratıcılığı geliştirir.For example, it stimulates creativity.
Sonrasında, aradığım bu dengeyi yaratmış oluyorum.Then, I've created that kind of balance that I'm looking for.
Bütün bu yaratıcı sayı sistemleri objeleri teker teker ve hep birlikte ifade ediyorlardı.All these creative number systems show groups of objects, as well as individual objects.
Tarih boyunca dünyadaki her kültür hesaplama yapmak için yaratıcı yöntemler geliştirdi.Throughout history every culture around the globe has created inventive ways to calculate.
Herşeyin bilim tarafından tanımlandığını veya yaratıldığını farkedersin.And realize that everything is defined, or created by science.
Şimdi tek yapmam gereken, başka bir hüzme yaratmak, alttaki hüzme benim sesim değil mi?All I need now is to flip on another beam, and the bottom beam is me talking, right?
Yaratılışın bir neşesidir bu.This is a joy anyway of existence.
Bu da bir panik havası yaratıyor.And that incites a sort of panic architecture --
En tehlikeli olan da, bu durumun "biz" ve "onlar" kavramlarını yaratması:And the most dangerous part of this is that is creates "us" and "them,"
Öyleyim.Ama dediğim gibi,Ben bir seçmenim ve bir değişim yaratabileceksem eğer ,yapacağımI am. Yes. But, as I said, I am a voter and if I can make a change I will.
Bu modeli kim yarattı?Who created that business model?
Kendi işlerine yarayan bir model yarattılar.They created something that worked for them.
Bir yaratık değil, hatta bir fare değil karıştırma;Not a creature was stirring, not even a mouse;
Kişisel yaratıcılık olmadan, kişisel bir tarz sahibi olmak ve bu özellikle tanınmak çok zor.Without personal illustrations, it's hard to have a style and to be recognized for it.
Demek istediğim yaratıcılar bize 6.000 sene verir; fakat Hollywood takip ederI mean, even the creationists give us 6,000, but Hollywood goes to the chase.
İçinde bulunduğumuz durumu yaratan ve devam ettiren şeyin parasal sistem olduğunu hatırla.Remember that the monetary system is the one who created this situation and also perpetuates it.
İçinizde yaşadığınız toplulukta değişiklik yaratmak için video mu kullanmak istiyorsunuz?Do you want to use video to help create change in your community?
Video, özellikle bugünün dünyasında, değişim yaratmak için çok güçlü ve ulaşılabilir bir araç.Now more than ever, video is a powerful and accessible tool to create change.
Bana baktığında mucizeler yaratacak biriymişim gibi mi geldi sana?Do you see me as someone who can create miracles?
Hemen hemen bir milimetre genişliğinde bir foton paketi yaratmış olacağım.I'll create a packet of photons barely a millimeter wide.
Peki, bu kamerayi MIT'deki ekibim nasıl yarattı?So how did my team at MlT create this camera?
O olaylar, hâlâ bitirilmesi gereken bir domino etkisi yarattı.Those events led to a domino effect that has yet to end.
Bay Rainsford, Tanrı, bazı insanları şair olarak yaratır.Mr. Rainsford, God made some men poets.
Beni de avcı olarak yaratmış.Me, He made a hunter.
'Elim, tetik için yaratılmış', babam böyle derdi.My hand was made for the trigger, my father told me.
Su boyunca tuhaf bir yaratığın uğuldadığını duydum.I heard some queer beast howling back there along the water.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.I've never known a living thing to get by one yet.
Sadece bu aslında sadece saf değil iş yaratacak spekülasyon.Only that will actually create jobs that aren't just pure speculation.
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi.We are -- in the words of Ted Hughes, "I think that we are like two feet.
Ama, karmaşa yaratan bir kaç unsur var.However, there's always kinds of complications in this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod