Neden Tanrı beni bu kadar çirkin yarattı?Why did God make me so ugly?
Neden Tanrı beni bu kadar güzel yarattı?Why did God make me so beautiful?
Biz başka bir dünyadan gelen yaratıklarla mücadele ediyoruz.We are battling creatures from another world.
Bu neden bir fark yaratıyor?Why does that make a difference?
Biz bir fark yarattık mı?Did we make a difference?
Bunun fark yarattığını düşünüyor musun?Do you think it makes a difference?
Bunun bir fark yaratacağını düşünüyor musun?Do you think it'll make a difference?
O fark yaratır.It does make a difference.
Bu, dünyadaki bütün farkı yaratır.That would make all the difference in the world.
Bu bütün farkı yaratır.That would make all the difference.
O bir fark yaratmak zorunda.That's got to make a difference.
O aniden bir skandal yarattı.She made a fuss for no good reason.
Birbiriniz için yaratılmışsınız.You're made for each other.
Birbirleri için yaratılmışlar.They're made for each other.
Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.Ambiguous phrases often beget funny interpretations.
Frederick Chopin ilk müzikal kompozisyonunu yedi yaşındayken yarattı.Frederick Chopin created his first musical composition when he was seven.
Sana bütün bu sorunları yarattığım için üzgünüm.I'm sorry to have caused you all this trouble.
Onun üzerinde bir izlenim yarattığını düşünüyorum.I think you made an impression on her.
Yaratıcılık her yerdedir.Creativity is everywhere.
Makyaj fark yaratır.Makeup makes a difference.
Biz şimdi yarattığımız cennetten korkuyoruz.Now we are afraid of the paradise we created.
Bu bir fark yaratacak mı?Will that make a difference?
Tom açıkçası soruna yaratmaya çalışıyor.Tom is obviously trying to cause trouble.
Onu yapmak herhangi bir fark yaratmazdı.Doing that wouldn't have made any difference.
Tom bize daha fazla sorun yaratmak istemiyordu.Tom didn't want to cause us any more trouble.
Bir kadın iyi bir koca yaratmak için bir dahi olmalı.A woman must be a genius to create a good husband.
Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.Mystery creates wonder and wonder is the basis of man's desire to understand.
Sen ve Tom birbiriniz için yaratılmışınız.You and Tom are made for each other.
Bunun gerçekten fark yaratacağını düşünüyor musun?Do you think it would actually make a difference?
İnsanoğlu Tanrı'nın suretinde yaratılmıştır.Human beings were created in God's image.
Biz Tanrı'nın suretinde yaratıldık.We were created in God's image.
Franklin ekolojik bir soba yarattı.Franklin created an ecological stove.
Tom bir fark yaratmaya çalıştı.Tom tried to make a difference.
Tom'un yaratıcı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is creative.
Yaratıcı olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think you're creative?
Sen yaratıcı mısın?Are you inventive?
Sanırım Tom yaratıcı.I think Tom is imaginative.
Tom'un yaratıcı olmadığını düşünüyorum.I think Tom is unimaginative.
Tom'a ondan bahsedersem sorun yaratır mı?Is it OK if I tell Tom about it?
O 4.000 yeni istihdam yaratılmasını sağladı.That has allowed the creation of 4.000 new jobs.
Sadece yaratıcı olmalıyız.We just need to be creative.
Yaratıcı olmamız gerekiyor.We need to be creative.
Bu benim için büyük bir fark yaratıyor.It makes a big difference to me.
Bu büyük bir fark yaratacak.This will make a big difference.
Yaratıcı olmadığımı sanmıyorum.I don't think I'm unimaginative.
Yaratıcı değilim.I'm not creative.
Olmak istediğim kadar yaratıcı değilim.I'm not as creative as I want to be.
Olmam gereken kadar yaratıcı değilim.I'm not as creative as I should be.
Tom kadar yaratıcı değilim.I'm not as creative as Tom.
Tom gerginlik yarattı.Tom made a scene.
Tom yaratıcıydı.Tom was creative.
Yazar, karakterlerinin yaratılmasında büyük bir yetenek gösteriyor.The author shows a great talent in the creation of his characters.
Tom yaratıcı değil, değil mi?Tom is unimaginative, isn't he?
Tom son derece yaratıcı, değil mi?Tom is extremely creative, isn't he?
Tom gerçekten yaratıcı, değil mi?Tom is really creative, isn't he?
Tom oldukça yaratıcı değil mi?Tom is quite creative, isn't he?
Tom çok yaratıcı, değil mi?Tom is very creative, isn't he?
Tom yaratıcı, değil mi?Tom is creative, isn't he?
O, sorun yaratmak için geldi.He came to cause trouble.
Tom son derece yaratıcı.Tom is extremely creative.