Ana içeriğe geç
Sözlük

yarat ile cümle

yarat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sonuç şu ki insanları yaratıcı kapasitelerinin dışına yönelik eğitiyoruz.And the result is that we are educating people out of their creative capacities.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.I believe this passionately, that we don't grow into creativity, we grow out of it.
Ve bunun yaratacağı sonuçlardan dolayı daha az tatmindir, bu sonuçlar iyi olsa dahi.And what that's going to produce is less satisfaction with results, even when they're good results.
Görüyorsunuz, bir proje bir seri yaratıcı dizayn toplantısıyla gelişir.As you can see, a project evolves through a series of generations of design meetings.
Ve Şangay Yaratıcı Sanayi haftasında bir sergiye davet edildik.And at the same time, we got invited to exhibit at the Shanghai Creative Industry Week.
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.They create shelter from the wind.
Eğer değilse, kainatı kim yarattı?If not, what created the universe?
Kainat yokluktan kendini yaratabilir.The universe can spontaneously create itself out of nothing.
Daha da fazlası, biz kainatın farklı durumlarda yaratılma ihitmallerini de hesaplayabiliyoruz.Moreover, we can calculate a probability that the universe was created in different states.
Biz yaratılış sırrını çözdüğümüzü düşünüyoruz.We think we have solved the mystery of creation.
Galaksideki tek akıllı yaratık biz isek, hayatta kalabileceğimizden emin olmalıyız.If we are the only intelligent beings in the galaxy, we should make sure we survive and continue.
Unutmayın ki yaratıcılık bütçenizden bir sıfır eksiltmenizle başlar.Don't forget: creativity starts when you cut a zero from your budget.
Ve yaratıcılığın, yenilikçiliğin başlangıç olduğunu düşünüyorum.And I think creativity, innovation is starting.
1 MÜZİSYEN Sonra ben size hizmet veren yaratık verecektir.1 MUSlCIAN Then will I give you the serving-creature.
Yani, my love kuzeni murder'd, hangi keder ile, adil yaratık öldü gerekiyorduThat murder'd my love's cousin,--with which grief, It is supposed, the fair creature died,--
Yaratıcılığımız ve gürültümüz var. "Bitmedi!We got creative and we got loud
Ve bir grup insanın büyük farklar yaratabileceğini kanıtladılar.And proved that a bunch of littles could make a big difference
Bu yeni bir evren yaratmak gibi bir şey olur!Why, it'd be like trying to create a new universe!
Aktörün kendisi, kendi yarattığı bir sanat eseridir.The actor is, himself, his own creation, his own work of art.
Ve bunu son soruyla kıyaslarsanız, bu kafa karışıklığı yaratabilir.And that's what this is right here. Commutative property of multiplication? No, that's not it.
Hic bir yaratici fikir bulamadım.I couldn't come up with any ideas.
Buradan da görebildiğiniz gibi ani ışık tam olarak aynı etkiyi yaratıyor.And you can see here that the flash of light has exactly the same effect.
Bir insandan 15 dakikada yaratıcı olmasını isteyemezsiniz ve bir problem hakkında düşünmesini.You cannot ask somebody to be creative in 15 minutes and really think about a problem.
Brezilya'daki açlığın çehresini dönüştürüyor, ve belli bir çapta ve fırsatlar yaratıyor.It is transforming the face of hunger in Brazil, and it's at scale, and it's creating opportunities.
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!In "Alien", they never really showed the alien: terrifying!
Oturup oyunu baştan sona yarattık.We just sat down and created the game from start to finish.
Prisoner of Power'ı yarattık.Prisoner of Power.
Planladığımız oyunu yaratalım ama sadece tanklarla ilgili olsun olmaz mı?"So let's create the game we planned, but only about tanks?"
Orijinal olan tipik olarak yaratıcı eylemin ürünüdür, taklid değildir.The original is typically the product of a creative act, the forgery isn't.
Tarihteki en geniş sosyal hareketi yaratmamız gerekiyordu.We've had to create one of the largest social movements in history.
İnsanlardan oluşan küresel bir bilgisayar yarattılar.They created a global computer made up of people.
Bu insanları üretebilmek için başka bir makine daha yarattılar. okul.They made another machine to produce those people: the school.
Bir hipotez yarattım, komik bir hipotez.I made a hypothesis, a ridiculous hypothesis.
Neden böyle bir sistem yarattılar?Why did they create a system like that?
Dönemimizdeki yaratıcılığa ne oldu?What happens to creativity in our age?
Öz denetimli Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Well, I intend to build these Self-Organized Learning Environments.
Hacmi ışık ve gölge ile değil renkle yaratmak.Creating volume with color instead of a usual way with chiaroscuro...
Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.They are facts about the well-being of conscious creatures.
Evrenin yaratıcı bizzat dedi kiThe creator of the universe himself has told us not to spare the rod,
Hiç yaratıcı değil.No creativity, whatsoever.
Peki, bana ne gibi yaratıcı ve tatlı bir ödül vermek isterdin?So what kind of creative and sweet reward did you want to give me?
Sürdürülebiliğe sahip bir toplum yaratabilir miyiz?Can we build a society of sustainability?
İkinci olarak, benim gözetilmiş muhalefet dediğim şey için alan yaratmalıyız.Second, we need to create the space for what I call "managed dissent."
Yani Notch yaratıcı!So Notch is the creator!
Huzur yaratma potansiyelimizle bağlantı kuruyoruzWe are tapping into our potential to create peace.
Böylece, herkes gerçek mutluluğu bulabilir ve dünyada huzuru yaratabiliriz.In this way, may everyone find true happiness, and may we create peace in our world.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Systems like the ones that we were creating on the fly could exist ahead of time.
Ve bu bir fark yaratıyor.CO: And that makes a difference.
Moral psikolojinin tamamı bu kooperatif grupların yaratılması için kullanılmıştır.It took all of our moral psychology to create these cooperative groups.
Bugün küresel görüntü yaratmak için bir milyon ampule ihtiyacımız yok.Today we don't need one million light bulbs to create a spherical display.
Burada yalnızda dikey eksen üzerinde dönerek halkalar yarattığını görebilirsiniz.And here you can see it's rotating about the vertical axis only, creating circles.
İçeride 16. yüzyıl Japon çay evinin yeniden yaratılmış hali var.On the inside it's a recreation of a 16th century Japanese tea house.
Onlar yapmayı sevdikleri kim olduklarını yansıtan bu alanları yarattılar.And so they created these spaces to reflect what they love to do, and who they were.
Hayatlarında bir fark yaratmaya çalışmaktadırlar.They're trying to achieve difference in their lives.
En büyük tutkum bir şehir yaratmak.My big passion is Making City.
Ya da siz, şehrimizdeki 900 en yaratıcı insan, siz ne olacaksınız?Or will it be you, you the 900 most creative people of our city?
Elektrik düğmesini kapamanın yarattığı ses ise tamamen farklı bir yapıdadır.The sound made flicking a wall switch off is of a completely different nature.
Bu küçük yaratıkları bir kenara bırakarak biraz daha tanıdık bir alana gelmek istiyorum.To suggest that this all, sort of, about little, tiny creatures, I want to bring it close to home.
Aranızda çocuğu olanlar bu küçük yaratıkları bilir.Those of you with children, you know about them.
Bunu gördüğümüz yaratıklardan birisi de bir balık.One of the creatures we see it in is a fish.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod