Tahminlere göre, onun planına göre 800.000 yeni iş fırsatı yaratılacak.And it\'92s estimated that that will create 800,000 new jobs. The problem is they\'92il be in china.
Sorun şu ki, bu iş fırsatları Çin'de, Hindistan'da ya da Almanya'da yaratılacak.Or India. Or Germany.\ That\'92s not the way we\'92re going to create jobs here.
Bu da, ülkenin dört bir yanında, on binlerce iş fırsatı yaratmak üzere.That\'92s creating tens of thousands of jobs all across the country.
Hükümet iş fırsatı yaratmaz.Government does not create jobs.
Hükümet iş firsatı yaratmaz.Government does not create jobs.\ CROWLEY:
İşte böyle dünyanın en harika orta sınıfını yarattık.That\'92s how we built the world\'92s greatest middle class.\
Korkular merak da yaratırlar.Fears also have suspense.
Grup içinde olmanın yarattığı en büyük endişe, gruba uyumlu olma endişesidir.The big worry about groups is that groups make us conform.
Belki bilinç vardır, ama bu dünya için bir fark yaratmaz.Maybe consciousness exists, but it can't make any difference to the world.
Bu para yaratma ve henüz durgun GSYİH büyüme yakınındaki!All this money creation and yet near stagnant GDP growth!
Ve son olarak, dört numara: para yaratma gücü bir egemen ve neden önemli olduğunu.And finally, number four: the money creation power of a sovereign and why it is important.
Şimdi de para yaratma gücü dördüncü noktasına geldik.So now we come to the fourth point, the money creation power.
Para yaratma gücü. Şimdi kısa bir tekrarıdır:So now a brief review:
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.This is something we found in Morocco, an immense animal.
Timsah, doğal olarak bir başka parça. Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Crocodiles, of course, and that's a nasty one we haven't named yet.
Bunu test etmenin en iyi yolu bir model yaratmak.The best way to test this is to actually create a model.
İşte benim çoklu evren yaratıklarım.Here's my multiverse creatures.
Hidroniyum yaratıyorlar, çevrelerindeki suya proton veriyorlar.They're creating hyrdonium, they're donating protons to the water around it.
Eğitimde gerçekten açılım yaratacak bir seçeneğe sahiptik.So we have an opportunity to really open up education.
Fakat onlara bazen çok şey anlatıyorum bu da sorun yaratıyor.Then again, sometimes I tell them too much and that becomes a problem.
Dolayısıyla bu kaynağı yaratmış olmamız o araştırmacılar için çok önemli.And so it's very important for those researchers that we've created this resource.
Yaratansin, ben de Yaratanim!"Lord, I am a Lord!'
Ve elbette, zaman zaman Macarlar, kendi Klan'larını yaratmışlardır.And of course, from time to time Hungarians have invented their own equivalent of the Klan.
Open Graph olarak adlandırdıkları bu şeyi yarattılar ve bütün bağlantılarımıza sahipler.They've created this thing called the Open Graph, and they own all of our connections.
Oyun katmanı ise etki yaratmakla ilgili.The game layer is all about influence.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.You need to start education from things that make a difference to them in their settings.
O zaman kendi öğretmenlerinizi kendiniz yaratırsınız.Well, you create your own teachers.
Ya da içerisinde veya etrafında ilham alınabilecek basit yapılar yaratabilir miyiz?Or can we create simply sculptures that are very inspiring to be in and to be around?
Ve buradan öğrenip daha ilginç ve ilham verici mimari çevreler yaratabiliriz.And we can learn from that and create more interesting and inspiring architectural environments.
Biz hala hýrstan yaratýlanlarýzWe still are made of greed
Değişim yapanlar ve gelecek liderler yaratıldı.Change-makers and future leaders have been created.
İnanılmaz şeyler yaratabiliriz.We can create incredible things.
Gösteriden çok, bir müzeyi andıran bir alışveriş merkezi ya da bir yüzme havuzu yaratmak.Create a shopping center, a swimming place that is more like a museum than like entertainment.
Daha önce bu boyutta hiç inşa edilmemiş alanlar yaratmak için alınan riskler.Risks to create spaces that have never been cantilevered to that extent.
Neden kendimizi konuşmaya, düşünmeye, yaratmaya, yapıp yardım etmeye vereceğimiz yerde;Doesn't it need recognition ?
Şimdiye kadar bir dünya dolusu "hayal gücü" nasıl yaratılır, bunu keşfettiniz.You have all just experienced the world of imagination.
Bu tamamen yerçekimi yaratımına ve çoğaltımına dair farklı bir anlayışın idrakı ile başlar.It all starts with a new understanding of the creation of gravity and the ability to replicate it.
Aynı zamanda biraz yaratıcı yorumlama da içeriyordu.There was also some creative interpretation involved.
Geleneksel bir kültür yaratmaya... ...çalışıyorlar.And they're interested in creating culture, just tradition.
"Tanrı renklerden moru yarattığında sadece şov yapıyordu.""When God made the color purple,
"Bence fen bilimleriyle uğraşanlar hiç de yaratıcı değiller."You know, scientists and science is not creative.
Zeki olsalar bile yaratıcı değiller."Maybe scientists are ingenious, but they're not creative.
Sanat ve bilim insan yaratıcılığının vücut bulmuş halleridir.The arts and sciences are avatars of human creativity.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.But music is even more powerful if you don't just listen to it, but you make it yourself.
Yani, müziği sadece dinlemek yeterli olmaz. Onu bir şekilde yaratmanız gerek.So, you can't just listen to music, you have to make it somehow.
Nasıl olduğunu anlamak istiyor ve nasıl daha fazla yaratabilmeyi öğrenmeyi talep ediyorlar.So, we make squeezy instruments,
Biz harika olmak için yaratıldık.We were made to be awesome.
Öldürmek, zarif ve yaratıcı değil.Killing's not elegant or creative. It's not my style.
Kargaşadır yarattığım.All the cash, all the fame And social change
Bu yaratıcılığı ilham verici. Bir de CCD'nin asıl adamı Dave Heckenberg var.We also have Dave Hackenberg, who is the poster child of CCD.
Bu da, çim alanlar değil, otlak alanlar yaratmak.And that is, make meadows and not lawns.
Baska-- Vikipedi'ye iliskin medyadin yarattigi yanlis bir izlenim sozkonusu.There's a media storyline about Wikipedia, which I think is false.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.But experience in creating an organization.
Peki aracın bu sürecinde yaratıcı ne var?So what is innovative about this process in this vehicle?
Hayal etme yeteneğimiz bizi kaşif, yaratıcı ve eşsiz yapar.Our ability to imagine makes us inventors and creators and unique.
2003'te orijinal bir şov yaratmam için görevlendirildim ve "Upwake"i yaratmaya başladım.I was commissioned in 2003 to create an original show, and began developing "Upwake."
Hareket eden ve bir illüzyonistinki gibi dönüşen bir ortam yaratmak istedim.I wanted to create environments that moved and morphed like an illusionist.
Bu iletişimin, bağlantının ve yaratıcı birlikteliğini zamanı.This is a time of communication, connection and creative collaboration.
İhtimalleri yaratıyoruz.We invent possibilities.
Evet, uzaklık hissi yaratmak için bir deneme.Dr. Zucker: It's not--but it is an attempt to create a sense of recession