Juan Enriquez: Bu deneyler bazen işe yarar, ve işe yaratıklarında da müthiştirler.These experiments sometimes work, and it's very cool when they do.
Fakat öğretmenlik yaratıcı bir meslek.But teaching is a creative profession.
Ve üçüncü prensip: insanoğlu doğuştan yaratıcıdır.And the third principle is this: that human life is inherently creative.
Yaşamımızı biz belirleriz, ve onun üzerinden geçerken tekrar yaratabiliriz..We create our lives, and we can recreate them as we go through them.
Neticede organik yaratıklarız ve okul kültürü kesinlikle zorunlu.We are after all organic creatures, and the culture of the school is absolutely essential.
Bu çok tutkulu, çünkü hareket duygu yaratır, ilerleyelim ve harekete geçelim.This is so passionate, because motion creates emotion, let us move forward and act.
Şu muhteşem yaratığa bir bakın ve şu soruyu sorun: Bunu kim tasarladı?Look at this magnificent beast, and ask the question:
Her okuyuşunuzda veya söyleyişinizde, zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Every time you read it or say it, you make another copy in your brain.
Her okuyuşunuzda veya söyleyişinizde, zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz. (Kahkahalar)Every time you read it or say it, you make another copy in your brain.
"Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"God designed this planet's environment just so we could live in it."
"Yaratılışçılığı mı telkin ediyor?" diyorum.Is he endorsing creationism here?"
Bu bizi, muhakeme yeteneği olan bireyler yaratma çabamızdan alıkoyuyor.This discourages the sort of reasoning citizenship it seems to me that we want to have.
Bu da kadınların yaşantısını anlamada güçlük yaratıyor.This makes constructing the lives of women difficult.
Alttaki grafik ise süper yaratıcı insanların sayısının fonksiyonu yine aynı şekilde çizilmiş.And the bottom one is you lot -- super-creatives plotted in the same way.
30,000 yeni iş imkanı yarattı.He's made 30,000 new jobs.
İnsanlar felaketlerden ders çıkardığı zaman pek çok önemli ve yaratıcı şey meydana gelebilir.So many important creative things can happen when people learn from disasters.
Yaratacağımız gelecek gurur duyacağımız bir gelecek olabilir.The future that we will create can be a future that we'll be proud of.
Neden hikaye? Bence bu konuda hevesli yaratıklarız, DNA'mız bize hikaye anlatmamızı söyler.Well, I think that we are wired, our DNA tells us to tell stories.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identity capital begets identity capital.
Bu iki yaratığın mümkün olanı keşfetmelerini sağlayan ise işte bu durumdur.And it's that state that allows these two creatures to explore the possible.
MIT Media Lab'deydim ve üretici hareketi, üreticiler ve yaratıcılık üzerine çalışıyordum.I was at MlT Media Lab, and I was studying the maker movement and makers and creativity.
Gerçekte burada hakkında konuştuğum şey bir anlamda yapay yaşam yaratma deneyleri...Really what I'm talking about here is trying to create a kind of artificial life.
Size bir şey söylemek istiyorum, Internet ve dijital bağlantı yeni bir zihniyet yarattı.I want to tell you something, that the Internet and connectivity has created [a] new mindset.
Biz devrim yaratmıyoruz.We do not create revolutions.
Yani bir şansımız var, dünyanın o köşesinde yeni bir gelecek yaratmak için.So we have a chance to create a new future in that part of the world.
Yani, hangi tip hikayeler gelecek için bir farklılık yaratabilir?So, what kind of stories might make a difference for the future?
Tarihte yaratıcılığı olağanüstü seviyelere çıkaran ortamlar nerelerdi?What are the spaces that have historically led to unusual rates of creativity and innovation?
Belki de daha fazla yaratıcılık için can atanlardan birisinizdir.Or perhaps you're one of those who's always yearned for more creativity.
Kaçınız yaratıcılığı seçerdiniz?How many people would choose creativity?
Muhtemelen burada yaratıcı insanlar varProbably about as many as there are creative people here.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.To create is to make something that has never existed before.
Yeni eserler yaratırken veya farklı tekniklerle çalışırken başarısızlığa uğrayacağımız kesindir.When dealing with new works or different techniques It's bound to fail.
Yani, aşağıdan alan yaratmanız gerek.So, you've got to go after the space down there.
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.Well, as a juggler, what I wanted to do was create something that was representational of a moment.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.I thought I'd talk a little bit about how nature makes materials.
Böylece yeni bir iş alanı yaratıldı.So people have created this business.
Benim bakış açımdan bu mantar dükkanların yaptığı birşey aciliyet ve tükenebilirlik yaratmak.From my perspective, one of the things pop-up stores do is create perishability and urgency.
Bir işadamının en sevdiği iki kelimeyi yaratıyor: mallarımız tükendi.It creates two of the favorite words of any businessperson: sold out.
Ama ilk yeşil bilyeyle ne yaptığınız fark yaratıyor.But the realization here is what you do with that first green marble.
Mitolojideki güzelliği yaratmış Botticelli.Botticelli's creating a kind of beauty that is a result of the narrative.
Ve bu harika bişey --çünkü farklılıklarımız sayesinde hayatı yaratıp, devam ettirebiliyoruz.Because of our differences, we create and sustain life.
Şu an kullanıcılar tarafından yaratılan bazı haritalara bakalım.Let's look at some of the maps being created by users right now.
Bir bakıma yaptığımız şey yeni bir sarf malzemesi yaratmak.In a sense what we've done is we've created a new consumable.
Ve biz elektrik millerini yarattık.And we created electric miles.
Bu şeyi kurcalayıp, yapısını tekrar yaratmak.Getting involved with that, and remaking the structure again.
Meksika'yı sembolize eden bazı şeyler de yaratırsınız, mesela bir kartal gibi.You will do an eagle or something symbolic about Mexico or something like that,
Ben, tekrar iyi işler yaratmak için ne yapmak gerektiğini biliyorum.I know what it takes to create good jobs again.
Bizim yapabileceğimiz en önemli şey, bu ülkede yeni işler yaratıyor olmak.Now, the most important thing we can do is to make sure that we are creating jobs in this country.
Ancak yalnızca iş yaratmak da değil, iyi maaşlı işler yaratmak.But not just jobs, good paying jobs.
Ve bu, iş yaratmak demek.And that\'92s creating jobs.
Benim yapmak istediğim, hem güçlü bir ekonomi yaratmak, diğer bir yandan da enerji üretmek.What I want to do is to create an economy that is strong, and at the same time produce energy.
Biz 23 milyon yeni iş fırsatı yarattık.We created 23 million new jobs.
Ve bu fark yaratır. Bu durum, ailenin cebinden para harcaması demektir.This is money out of that family\'92s pocket.
Benim önceliğim iş fırsatı yaratmak.My priority is jobs.
Ve bahsettiğim planlar sayesinde, daha da çoğu yaratılacak.And the plans that I talked about will create even more.
Kendisi sürekli "Bakın, 5 milyon iş fırsatı yarattım" diyor.He keeps saying, \'93Look,
İş fırsatlarının burada yaratılması ve burada kalması için planlarınız nedir?What plans do you have to put back and keep jobs here in the United States?\ ROMNEY:
Bu ülkede bu sayede iş fırsatları yaratacağız.This is the way we\'92re going to create jobs in this country.
Eğer burada iş firsatı yaratmak istiyorsak, rekabetçi olmalıyız.We have to be competitive if we\'92re going to create more jobs here.\
Obama: Tamam. Bizim burada yeni iş fırsatları yaratmamız gerekli.We need to create jobs here.