Bunlar da kulları, kendi eylemlerinin "yaratıcısı" kabul ediyorlardı.They wait for forgiveness from their own creatures.
Büyük Yaratıcı gücü ifade eder.It is the creative power.
Bulamama durumu olduğunda yeni bir iz yaratılmaya başlanır.If there is a miss, a new trace starts to be built.
Yaratıcısı Robert McKimson'dur.He was created by Robert McKimson.
Taraftarlarımız çok yaratıcı.Great move on the part of the creators.
Yaratılış başarılı olursa, yaratılıştan sorumlu alt sistem boş nesneyi doldurur.If creation was successful, the subsystem responsible for the creation fills in the empty object.
Bazı durumlarda sansasyon yaratmak uğruna doğruları çarpıttığı görülmektedir.Instead it raises the question of whether factual errors were made in good faith.
Yazar Stan Lee ve sanatçı Jack Kirby tarafından yaratılmıştır.He was created by writer Stan Lee and artist Jack Kirby.
Süperbüs, çok hızlı otobüsler yaratmayı içeren proje.A Rapid KL buses operated by Rapid Bus.
Daws, Yogi'yi Huckleberry Hound Show'da destekleyici bir karakter olarak 1958 yılında yarattı.He made his debut in 1958 as a supporting character in The Huckleberry Hound Show.
Güneş yaratılana kadar bu şekilde devam etti.It remained like this until the park's creation.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!"Property Owners, Attention, Please!
Tom Riddle, günlüğünü Hogwarts'taki altıncı yılında ikinci Hortkuluğunu yaratmak için kullandı.Tom Riddle created his first Horcrux during his fifth year at Hogwarts, using his own school diary.
İnanışa göre Tanrı insanı bu günde yaratmıştır.God must have created me with this nature.
Küçük girişimlerini körükleyecek yaratıcı yeniliklere odaklandılar.They focused on creative innovations to fuel their small venture.
Gök yaratıcı güce sahip olmakla birlikte o da yaratılmıştır.Therefore, he created the material world and trapped souls from heaven inside matter.
Bu olay şaşırmış Amerikan halkı arasında yakın histeri dalgasını yarattı.This event created a "wave of near-hysteria" among a surprised American public.
Juche, marksizm-leninizmin yaratıcı bir uygulaması olarak tanımlandırılır.Juche was nonetheless defined as a creative application of Marxism–Leninism.
Bir başka inanca göre de Enlil insanı Nippur'da yaratmıştı.From these creatures, he created the Miri Nigri to be his servitors.
Elodie Keene tarafından yönetildi ve şovun yaratıcılarından Ian Brennan tarafından yazıldı.It was directed by Elodie Keene, and written by series creator Ian Brennan.
Walker’da Smith, beraber yazılmış olan Siri Engberg ile birlikte katalog yarattı.At the Walker, Smith coauthored the catalogue raisonné with curator Siri Engberg.
Ancak, kendisi de, yaratma gücüne sahiptir.He also created the ∅.
Yaratıcılığını Merv Griffin yapmıştır.Introduction by Merv Griffin.
Raporun tavsiyeleri tartışma yarattı.Further studies supported the report's recommendations.
Torchwood Enstitüsü, Doctor Who dizisinde yaratılmış kurgu bir enstitüdür.Torchwood is a spin-off series from Doctor Who.
Fakat başarısız olurlar ve yaratık her ikisini de öldürür.Confused, the two manage to slay the creature.
Çatışmalar, ameliyat bekleyen hastaların sayısında ciddi bir birikme yaratmıştı.The fighting created a backlog of patients that needed surgery.
Unutulmuş Diyarlar için yaratılmış hayali bir karakterdir.Exclusive to the Forgotten Realms.
Basitçe gerçeküstü sahnelerin ve müziğin birleşmesiydi ama film için muazzam bir bekleyiş yarattı.It was simply an assemblage of scenes without music, but create enormous anticipation for the film.
Quendi (Elfler) ve Atani (İnsanlar) Eru tarafından yaratıldı.The pronouns hoûtos, ekeînos and autós are created.
Statik etkiler, ticaret yaratıcı ve ticaret saptırıcı olarak iki şekilde ortaya çıkar.Thus, FTAs lead to both trade creation and diversion.
Kavram Fanı Fikir Yaratma Aracı: Fikirler kavramları taşır.Concept Fan Idea Generating Tool Ideas carry out concepts.
Tura, en yüce yaratıcıdır.Olodumare is the Supreme Creator.
Her zaman organik olması gerekmeyen bu heykelsi biçimler büyük bir şevkle yaratılıyordu.The sculptural forms, not necessarily organic, were created with much ardor.
Sadece kötü bir koku yaratmış olur.It produces a strong odor.
Bulut ve okyanusları yaratır.Rain created the oceans.
1974'te ölümünde kadar DC Comics Finger'ı Batman'in yaratıcılarından biri olarak anmadı.At the time of Finger's death in 1974, DC had not officially credited Finger as Batman co-creator.
Rakiplerin fiziksel varlığı, yerel ağ etkinliklerinin daha sosyal bir ortam yaratmasını da sağlar.The physical presence of competitors helps create a more social atmosphere at LAN events.
Ayrıca "Anti-Zorbalık" kampanyası için WWE'nin yaratıcı koalisyonuna liderlik yaptı.Stephanie also led WWE's Creative coalition for their Anti Bullying Campaigns.
En aşırı cümlesine göre "Yahudiyi antisemit yaratır".In his most extreme statement of this view he wrote, "It is the anti-Semite who creates the Jew."
Yaratıklar için güzel bir mekan."It's a good place for monsters."
Tanrı’yı her şeyin Yaratıcısı olarak tanır ve bu yaratılışı kutlar.I trusted him as a god, because he knew these people.
Luonnotar, doğa ruhu, dişil yaratıcı.Luonnotar, spirit of nature, feminine creator.
Efsanevi yaratık.A Creative Legacy.
Bu çöküş süper kahramanların yaratılmasına sebebiyet vermiştir.This advanced state is implicitly due to the existence of superheroes.
O ayrıca chanson réaliste (gerçekçi şarkı) müzik tarzının yaratıcısı olarak da itibarlıdır.He has also been credited as the creator of the chanson réaliste musical genre.
Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.The bombers made two hits on the ship, which did only minor damage.
Tanrı ise, önceden var olmayan maddeyi de yaratır.God keeps all created things in existence.
Tanrı bu işlemi yaparken sonsuz sayıda alem yaratma olanağına sahiptir.God will hold some men to a fearful responsibility.
Ayrıca 2008 yılında "Geçmişin Yaratıcı Çevirisi" sebebiyle Dan David Ödülü almıştır.In 2008, Egoyan received the Dan David Prize for "Creative Rendering of the Past".
Ancak Soddy bu atom enerjisinin tehlikeli yeni silahlar yaratmak için kullanılacağını gördü.But "Soddy also saw that atomic energy could possibly be used to create terrible new weapons".
2005 yılında site yeni bir çağrı yarattı.In 2005 the sisters took a new challenge.
Kuran'da ikisinin de tek bir nefisten yaratıldığı belirtilir.The two say goodbye to each other by reciting a verse from the Quran.
C# ve VB.NET kodlarının ana hatlarını, sınıflar ve metotları için yaratabilir.The Class Designer can generate C# and VB.NET code outlines for the classes and methods.
Bunun yarattığı sorun serbest düşen cisimlerin birbirlerine göre ivmelenebiliyor olmasıydı.The issue that this creates is that free-falling objects can accelerate with respect to each other.
Takım ligde yükseldikçe kendisine bir taraftar kitlesi de yaratmayı başardı.When the CUSL concept faded away, so did any thoughts of a Blizzard resurrection.
Darkspore, Spore'dan yaratık düzenleme teknolojisini ödünç alan bir video oyunudur.Darkspore was a video game that borrowed creature editing technology from Spore.
Onu da yaratan daha büyük, daha kapsayıcı bir güç vardır.Saat A considers he is the one who has greater power than Saat A himself.
Çalarak yediği şeytan meyvesi ona sonsuz karanlık yaratabilme gücü vermiştir.The demon that possessed him made him feel opposite.
Ama bu bende baskı yaratmıyor.This has caused me nothing but stress.