yaratır ile cümle
yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Korkular merak da yaratırlar.Страхи також вміють зберігати інтригу.
Korkular merak da yaratırlar.בפחדים גם יש מתח.
Korkular merak da yaratırlar.المخاوف لها تسلسل
Korkular merak da yaratırlar.もし私が上手に語っているなら
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Así que, parafraseando a Marx: Las mujeres hacen el cambio, pero no en circunstancias de su elección.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Czyli parafrazując Marksa: kobiety przyczyniają się do zmian, ale nie w warunkach przez nich wybranych.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.E quindi, per parafrasare Marx: le donne realizzano il cambiamento, ma non nelle circostanze di loro scelta.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Frei nach Marx: Frauen bewirken Veränderung, aber nicht unter den Umständen ihrer Wahl.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.그래서 막스를 인용하자면, 여성은 변화를 만든다 그들의 선택하지 않는 상황에서.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Marx után szabadon: A nők változást idéznek elő, de nem a maguk választotta körülmények között.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Parafrazându-l pe Marx : Femeile aduc schimbarea, însă nu în circumstanţe pe care le-au ales ele.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Παραφράζοντας το Μαρξ: Οι γυναίκες επιφέρουν αλλαγή, αλλά όχι σε συνθήκες που οι ίδιες επιλέγουν.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.Перефразирайки Маркс: Жените правят промените, но не в случай на техен избор.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.אז אם אעשה פראפרזה למארקס: נשים יוצרות שינוי, אך לא בנסיבות שבהן בוחרות.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.إذا لأعيد صياغة قول "ماركس": المرأة تصنع التغيير, و لكن ليس في ظروف من إختيارهم.
Marx'tan alıntı yaparsam; Kadınlar kendi seçimleri dahilindeki şartlar haricinde fark yaratırlar.「女性は変化をもたらす だが 思うままにではない」 彼女達は、交渉せねばなりません
Meksika'yı sembolize eden bazı şeyler de yaratırsınız, mesela bir kartal gibi.ישימו נשר או דבר סמלי שקשור במקסיקו או דבר דומה,
Mesela "Lost"u yaratırken, diziyi beraber yarattığımız로스트를 제작하는 과정에서 같이 제작을 맡았던 데이먼 린들로프와
Mesela "Lost"u yaratırken, diziyi beraber yarattığımız"Zagubionych" wymyśliłem z Damonem Lindelofem.
Mesela "Lost"u yaratırken, diziyi beraber yarattığımızבאיך -- כשיצרנו את "אבודים", דיימון לינדלוף ואני
Mesela "Lost"u yaratırken, diziyi beraber yarattığımızبطريقة ما -- في عملية تأليف 'مسلسل لوست ،' دامون ليندلوف وأنا ،
Mesela "Lost"u yaratırken, diziyi beraber yarattığımız彼といっしょに作ったのですが このシリーズの制作は
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.A metáfora cria uma espécie de sinestesia conceptual, em que entendemos um conceito no contexto de outro.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.은유는 하나의 개념을 다른 개념의 맥락에서 파악하는 일종의 개념적 공감각을 만들어냅니다.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora crează un fel de sinestezie conceptuală, prin care înțelegem un concept prin prisma unui alt concept.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora tworzy rodzaj konceptualnej synestezji, w której rozumiemy jeden koncept w kontekście innego.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora vytváří druh pojmové synestézie, ve které rozumíme jednomu pojmu v kontextu jiného.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metaforen skapar ett slags konceptuell synestesi, i vilken vi förstår ett koncept i ett annats sammanhang.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафора викликає щось на кшталт синестезії образів, коли ми розуміємо один образ у контексті іншого.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафора создаёт нечто типа синестезии мысли, при которой мы можем перенести одно понятие в окружение другого.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафората създава един вид концептуална синестезия, при която разбираме едно понятие в контекста на друго.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.מטאפורה יוצרת סוג של סינסתזיה מושגית, שבו אנו מבינים מושג אחד בהקשר של אחר.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.إن التعبير المجازي يخلق نوعا من التوليف المعنوي والذي لا يُفهم ضمن مفهوم واحد مندرج ضمن سياق الكاتب أو القائل
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.我々はあるコンセプトを何か他のコンセプトで 理解しているのです 第三段階は認知的不協和です
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.A metáfora é importante porque cria expetativas.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.A metafora fontos, mert elvárásokat teremt.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Ẩn dụ có liên quan vì nó tạo ra sự mong đợi.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.은유는 예상을 만들어 내기 때문에 중요합니다.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.La metafora è importante perché crea aspettative.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.La metáfora importa porque crea expectativas.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.La métaphore est importante car elle crée des attentes.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metafora contează pentru că ea crează așteptări.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metafora je důležitá, protože vytváří očekávání.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metafora penting karena ini membangun harapan.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metaforen spelar en viktig roll därför att den skapar förväntningar.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metaforen zijn belangrijk omdat ze verwachtingen creëren.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metafory są ważne, bo kreują oczekiwania.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Metaphern sind wichtig, denn sie wecken Erwartungen.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Η μεταφορά είναι σημαντική επειδή δημιουργεί προσδοκίες.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Метафората има значение, защото създава очаквания.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Метафори важливі, адже вони втілюють наші очікування.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.Метафоры важны потому, что они создают ожидания.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.מטאפורות חשובות כי הן יוצרות ציפיות.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.والتعبير المجازي مهم لانه يصنع توقعات.
Metafor önemlidir çünkü beklenti yaratır.今度金融のニュースを読むときには注意をしてください
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Ale muzyka ma jeszcze większą moc, jeśli się jej nie tylko słucha, ale też tworzy się ją samemu.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Dar muzica este încă şi mai puternică dacă nu doar o asculţi, ci o faci tu însuţi.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Doch Musik ist noch stärker, wenn man sie nicht nur hört, sondern auch selbst macht.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.하지만 음악을 단순히 듣기보단 직접 만들면 더 큰 힘을 발휘합니다
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.La musica, però, é ancora più potente se la fai, oltre ad ascoltarla.