yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.In tako naprej in tako naprej... ko sem iskal podporo, da bi videl, ali ima zamisel kak smisel.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.I tak dalej - ta inicjatywa powstawała, by udowodnić, że ów pomysł ma sens.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.그리고 또 만남과 만남을 반복했습니다. 제가 이 일을 추진하면서 이 아이디어가
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Vân vân và vân vân trong khi tôi đang nghĩ làm sao để chứng tỏ ý tưởng này là thực sự có ý nghĩa.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Y así sucesivamente... mientras construía el caso para probar si esta idea tendría sentido.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Збираючи матеріали, я хотів довести, що наш задум - важливий.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.И так далее, и так далее - одновременно набирая материал, чтобы убедиться, что в этой затее есть смысл.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.וכך הלאה וכך הלאה... בזמן שבניתי את התיק להוכיח אם הרעיון הזה
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.وهلم جرا .... بينما كنت اعمل على بناء هذه القضية لأثبت فيما اذا كانت هذه الفكرة
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.私がこのアイデアが理にかなったものだと 証明する活動をする中で こんなことをしてきました
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Cô ấy làm tươi mát vùng đất địa ngục với không khí mùa xuân đưa không khí nóng lên bề mặt, tạo ra mùa hè
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Ella calma sus dominios con un aire de primavera enviando aire caliente a la superficie, creando el verano.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Hun køler hans domæne med forårsluft leder varme op til jordoverfladen og skaber sommeren.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.페르세포네가 봄바람으로 지하세계를 식혀서 뜨거운 바람이 지표로 올라와 여름이 오게 한다는 설명을 할 수도 있었겠지요.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Lei raffredda il regno di Ade con aria primaverile, spingendo il calore verso la superficie, creando l'estate.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Ochładza jego obszar wiosennym powietrzem, wysusza powierzchnie tworząc lato.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Răcoreşte tărâmul acestuia cu aer de Primăvară, lăsând căldura să iasă spre suprafaţă, şi astfel creând vara.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Schladí jeho územie jarným vzduchom, vypustí horúci vzduch na povrch zeme, vytvorí leto.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Sie kühlt sein Reich mit Frühlingsluft ab und bläst Hitze hinauf an die Oberfläche und bringt so den Sommer.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Zchladí jeho říši jarním vzduchem, její žár vytlačí nahoru k povrchu země, a tím způsobí léto.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Ze koelt zijn domein af met lentelijke lucht en jaagt daarbij warmte op naar de oppervlakte om zomer te maken.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Она остужает его царство весенним воздухом, выдувая жар на поверхность, и это вызывает лето.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.Тя охлажда владението му с пролетен въздух, изтласква топлина към повърхността и създава лято.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.היא מקררת את ממלכתו באוויר אביבי, מעלה אוויר חם אל פני השטח, ובכך יוצרת קיץ.
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.إنها تلطف جو مملكة نفوذه بهواء ربيعي وتقوم بتهوية السطع مشكلةً الصيف
Kendi bölgesini bahar havası ile soğutur, yüzeye doğru sıcak hava göndererek yazı yaratır.地上に熱気を放出し、夏を作り出すのです。 この説も最初の神話のように同じ現象を説明できます。
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Az identitás tőke identitás tőkét szül.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Capitalul de identitate naște capital de identitate.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Đầu tư cho nhân cách sẽ lại sinh ra đầu tư nhân cách.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identitätskapital erzeugt Identitätskapital.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identiteitskapitaal brengt identiteitskapitaal voort.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identitetni kapital poraja identitetni kapital.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identitetskapital avler identitetskapital.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Identitetskapital föder identitetskapital.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Kapitál identity generuje kapitál identity.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Kapitał tożsamości rodzi kolejny kapitał.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.정체성 자본이 정체성 자본을 낳는다는 것을요.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.le capital identitaire génère le capital identitaire.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Osobnostný kapitál vytvára osobnostný kapitál.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Το κεφάλαιο ταυτότητας γεννά κεφάλαιο ταυτότητας.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.Капиталът на идентичността създава капитал на идентичността.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.הון זהותי מוליד הון זהותי.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.الرصيد المتعلق بالهوية يولد رصيداً متعلقاً بالهوية.
Kişiliğe yatırım yapmak, kişiliğe sermaye yaratır.つまり 今こそが やってみたいと思っていた
Korkular merak da yaratırlar.A félelmekben is működik a késleltetés.
Korkular merak da yaratırlar.Ängste haben auch Spannungsbögen.
Korkular merak da yaratırlar.Angsten kennen ook suspense.
Korkular merak da yaratırlar.Fricile au și suspans.
Korkular merak da yaratırlar.두려움은 또한 긴장감을 포함합니다.
Korkular merak da yaratırlar.Leki mają możliwość budowania napięcia.
Korkular merak da yaratırlar.Les peurs ont aussi du suspense.
Korkular merak da yaratırlar.Los miedos también tienen suspense.
Korkular merak da yaratırlar.Nelle paure c'è anche suspense.
Korkular merak da yaratırlar.Những nổi sợ cũng có sự hồi hộp.
Korkular merak da yaratırlar.Obavy mají též napětí.
Korkular merak da yaratırlar.Os medos também têm <i>suspense</i>.
Korkular merak da yaratırlar.Strahovi nas tudi držijo v napetost.
Korkular merak da yaratırlar.Επίσης οι φόβοι εμπεριέχουν το αίσθημα της αγωνίας.
Korkular merak da yaratırlar.В страхах присутствует интрига.
Korkular merak da yaratırlar.В страховете има и напрежение.

İlgili Sayfalar