yaratır ile cümle
yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Maar muziek is nog krachtiger als je ze niet alleen beluistert, maar ook zelf maakt.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Mais la musique a encore plus de pouvoir quand on ne fait pas que l'écouter et qu'on en joue.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Pero la música es mucho más poderosa si no sólo la escuchas, sino que la haces tú mismo.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Αλλά η μουσική είναι ακόμα πιο δυνατή αν δεν την ακούς μόνο, αλλά τη δημιουργείς κιόλας.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Но музиката е дори още по-мощна, ако не просто я слушаш, а я създаваш самият ти.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.Но музыка имеет ещё большее значение, если мы не только её слушаем, но даже сами её создаём.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.אבל המוסיקה היא אפילו יותר עוצמתית אם אתה לא רק מקשיב לה, אלא יוצר אותה בעצמך.
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.لكن الموسيقى تكون أكثر تأثيراً إذا قمت بعزفها بنفسك بدلاً من الاستماع إليها
Müziği sadece dinlemekle kalmayıp onu kendiniz yaratırsanız müzik daha da güçlü hale gelir.もっと音楽は力強いものになります これが最初のテーマです
Niyetten boş olduğun zaman her şey seninle olmak ister. Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Todo quiere estar contigo, cuando estás vacía de intención; demasiada intención crea tensión (risas)
Niyetten boş olduğun zaman her şey seninle olmak ister. Çok fazla niyet gerginlik yaratır.わかりますか?。必要性、あらゆる必要性なく空っぽであれば、
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.A haragos háborgást szerez; és a dühösködõnek sok a vétke.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Člověk hněvivý vzbuzuje svár, a prchlivý mnoho hřeší.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Człowiek gniewliwy wszczyna zwadę, a pierzchliwy wiele grzeszy.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Den som er snar til vrede, vekker trette, og en hastig mann gjør ofte det som er ondt.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Ein zorniger Mann richtet Hader an, und ein Grimmiger tut viel Sünde.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.El hombre iracundo suscita contiendas, y el furioso comete muchas transgresiones
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.En snarsticken man uppväcker träta, och den som lätt förtörnas begår ofta överträdelse.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Hidsig Mand vækker Strid, vredladen Mand gør megen Synd.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Hnevivý človek vzbudzuje svár a prchký človek sa dopúšťa mnoho prestúpení.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Iemand die snel kwaad wordt, lokt ruzie uit en een opvliegend mens zondigt maar al te gemakkelijk.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.노하는 자는 다툼을 일으키고 분하여 하는 자는 범죄함이 많으니라
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Naglojezni napravlja prepire in togotni je greha poln.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Người hay giận gây ra điều tranh cạnh; Và kẻ căm gan phạm tội nhiều thay.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Người hay giận gây ra_điều tranh cạnh ; Và kẻ căm_gan phạm_tội nhiều thay .
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.O homem iracundo levanta contendas, e o furioso multiplica as transgressões.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Orang yang cepat marah membuat banyak orang bertengkar dan berdosa
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Pikavihainen mies nostaa riidan, ja kiukkuinen tulee rikkoneeksi paljon.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Un homme colère excite des querelles, Et un furieux commet beaucoup de péchés.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Un om mînios stîrneşte certuri, şi un înfuriat face multe păcate. -
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Un uomo collerico suscita litigi e l'iracondo commette molte colpe
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Ο θυμωδης ανθρωπος εξαπτει εριδα, και ο οργιλος ανθρωπος πληθυνει ανομιας.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Гневлив човек възбужда препирни, И сприхав човек беззаконствува много.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.Человек гневливый заводит ссору, и вспыльчивый много грешит.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.איש אף יגרה מדון ובעל חמה רב פשע׃
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.الرجل الغضوب يهيج الخصام والرجل السخوط كثير المعاصي.
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.好 氣 的 人 挑 啟 爭 端 . 暴 怒 的 人 、 多 多 犯 罪
Öfkeli kişi çekişme yaratır, Huysuz kişinin başkaldırısı eksik olmaz.好氣 的 人 挑啟爭端 . 暴怒 的 人 、 多多 犯罪
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Abre posibilidades, y es algo cooperativo.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Ça ouvre des possibilités, et c'est de la coopération.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Nó mở ra khả năng có thể, và nó hợp tác.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Otvára nové možnosti a vyžaduje spoluprácu.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Otwiera możliwości i jest chętna do współpracy.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.Σωστά; Προσφέρει δυνατότητες, και βασίζεται στη συνεργασία.
Olasılıklar yaratır ve ve işbirliğine açıktır.То открива възможност и сътрудничество.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.D'abord, on crée la panique. Puis on leur montre la solution.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.Először is teremt a pánik. Akkor mutassa meg nekik a megoldást.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.Først skaber vi panik, så viser vi dem løsningen.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.Najpierw wywołamy panikę, później pokażemy im rozwiązanie.
Önce panik yaratırız,sonra onlara çözümü gösteririz.Първо създаваме паника, тогава им показваме решението.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Ak ich nenájdeme, môžeme ich vytvoriť my sami.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Als we ze niet vinden, kunnen we ze zelf creëren.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Dacă nu le vom găsi, le putem creea noi înșine.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Falls wir sie nicht finden, dann machen wir sie eben selbst.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız. (Ha-ha)E se non le troveremo potremmo crearle noi stessi (risata)
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Ha végül nem találjuk meg, megalkothajuk magunknak őket.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Jeśli ich nie znajdziemy, sami możemy je stworzyć.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.이러한 생명체를 찾지 못하면, 우리가 직접 이런 생명체를 만들면 됩니다
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Nếu không tìm được chúng, thì chúng ta có thể tự sáng tạo ra chúng.
Onları bulamasak da kendimiz yaratırız.Pokud je nenajdeme, tak si je můžeme vytvořit.