yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Farkı yaratır.To robí rozdiel.
Farkı yaratır.To zasadnicza różnica.
Farkı yaratır.Ось в чому різниця.
Farkı yaratır.Это решает всё.
Farkı yaratır.זה בהחלט משנה. אז מה שהצלחנו לעשות,
Farkı yaratır.و هذا يحدث تغييرا
Farkı yaratır.私たちが出来ることは
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.Buduję matematyczne, symetryczne obiekty, używając języka Galoisa, w wielowymiarowych przestrzeniach.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.Galois nyelvét használva, nagyon magas dimenziós terekben.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.Ik maak wiskundige, symmetrische objecten met behulp van Galois' taal in zeer-hoog-dimensionale ruimten.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.저는 갈루아의 언어를 사용해서 매우 고차원의 세계에서 수학적인 개체, 대칭적인 개체를 만들죠.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.עצמים מתמטיים, עצמים סימטרים, בעזרת שפתו של גלואה בחללים בעלי מימדים גבוהים.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.أشكالا رياضية، أشكالا متماثلة، عن طريق استخدام لغة ڴالوا، في فضاءات ذات أبعاد جد كبيرة.
Galois'nın dilini kullanarak oldukça yüksek boyutlu bir uzayda matematiksel ve simetrik nesneler yaratırım.ガロアの言語を使って 作り出しているのです 見えないものを作り出せる
Guo usta bir ipnotizmacıdır; insanları uydurma bir entrikaya yönelterek güçlü telkinler yaratır.Es como un hipnotizador experto, crea sugerencias fuertes y dirige a las personas en una trama.
Guo usta bir ipnotizmacıdır; insanları uydurma bir entrikaya yönelterek güçlü telkinler yaratır.Guo é como um expert em hipnose, ele cria fortes sugestões, guiando as pessoas por uma trama.
'Güzellik' insan görünüşüne de uygulanır. Tersi de 'çirkin'dir. Bu, toplumda büyük mutsuzluk yaratır.La "Beauté" est également appliquée à l' avec son opposé, la "Laideur", et cela cause beaucoup société
Güzel şeyler yaratır ve onları toplumla paylaşmaz. Aman Tanrım.وحرمان الناس منها على ما أعتقد
Güzel şeyler yaratır ve onları toplumla paylaşmaz.Creează ceva frumos, apoi... ... interzice accesul publicului, lucru care cred eu că...
Güzel şeyler yaratır ve onları toplumla paylaşmaz.Csodás verseket költ, de aztán... ...megfosztja a közönséget tőlük, ami szerintem...
Her bir saniye... bir yaşamı yaratırken, diğerini silme gücüne sahiptir.كل ثانية من تلك تحمل في طيتها امكانية صنع حياة بأكملها أو إزالة واحدة منها
Her etki, eşdeğer bir tepki yaratır.Per ogni azione,corrisponde una reazione uguale e contraria.
Her etki, eşdeğer bir tepki yaratır.Por cada acción, hay una reacción opuesta igual.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır."Cada alicerce faz a diferença no nível superior".
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Cunoştinţele de bază sunt importante pentru nivelul următor.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır. Dersi yeniden aldı.Chaque base fait la différence dans le niveau suivant.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Elke basis maakt het verschil voor het volgende niveau.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Hver basis gør en forskel på det næste niveau.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Jede Grundlage macht im nächsten Level den Unterschied.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Każda podstawa rzutuje na następny poziom.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.모든 기초는 다음 단계에 차이를 가져옵니다.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.La base fa la differenza nel prossimo livello.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Minden az alapozáson múlik a következő szinten.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Sự chuẩn bị qua mỗi cấp thì lại khác đi
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Tener buenas bases es importante para afrontar el nivel siguiente.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Κάθε θεμέλιο κάνει τη διαφορά για το επόμενο επίπεδο.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Каждый этап формирует фундамент для следующего.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.Кожен етап формує фундамент для наступного рівня".
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.כל בסיס עושה את ההבדל בשלב הבא.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.كل أساس يُحدث فرقا في المرحلة التالية.
Her sağlam temel, sonraki seviyede fark yaratır.彼は再受講し
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.A haragos férfiú szerez háborúságot; a hosszútûrõ pedig lecsendesíti a háborgást.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Een lichtgeraakt mens veroorzaakt ruzie, een geduldig mens zorgt voor verzoening.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Ein zorniger Mann richtet Hader an; ein Geduldiger aber stillt den Zank.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.El hombre iracundo suscita contiendas, pero el que tarda en airarse calma la riña
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.En hissig mann vekker trette men den langmodige stiller kiv.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.En snarsticken man uppväcker träta, men en tålmodig man stillar kiv.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Hnevivý človek vzbudzuje svár; ale pomalý do hnevu upokojuje spor.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Kiukkuinen mies nostaa riidan, mutta pitkämielinen asettaa toran.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.분을 쉽게 내는 자는 다툼을 일으켜도 노하기를 더디하는 자는 시비를 그치게 하느니라
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.L'uomo collerico suscita litigi, il lento all'ira seda le contese
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Mąż gniewliwy wszczyna swary; ale nierychły do gniewu uśmierza zwady.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Mož togoten dela zdražbo, potrpežljiv pa potolaži prepir.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Muž hněvivý vzbuzuje sváry, ale zpozdilý k hněvu upokojuje svadu.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Người hay giận gây điều đánh lộn; Nhưng người chậm nóng giận làm nguôi cơn tranh cãi.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Người hay giận gây điều đánh_lộn ; Nhưng người chậm nóng_giận làm nguôi cơn tranh_cãi .
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.O homem iracundo suscita contendas; mas o longânimo apazigua a luta.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Orang yang cepat marah menimbulkan pertengkaran, orang yang sabar membawa perdamaian
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Un homme violent excite des querelles, Mais celui qui est lent à la colère apaise les disputes.
Huysuz kişi çekişme yaratır, Sabırlı kişi kavgayı yatıştırır.Un om iute la mînie stîrneşte certuri, dar cine este încet la mînie potoleşte neînţelegerile. -

İlgili Sayfalar