yaratık ile cümle
yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yaratık önce Victor'un küçük kardeşi William'ı öldürür.Billy tötet seinen Bruder Victor.
Hepburn'ü "Orada bu acayip yaratık vardı, duyduğum herkesten farklıydı." diye tanımladı.Irene erinnert sich: „Er war so anders als alle anderen Männer, die ich kannte.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Womit er nicht gerechnet hat: Die Henker lassen sich von ihrer Mahlzeit dressieren.
Genel olarak sahiplerini veya başka yaratıkları korumaya çalışır.Sie leben kommensal auf Schwämmen und anderen Lebewesen.
Memeliler, sıcak kanlı yaratıklardır.Was sie erzeugen: warmes Blut.
Zebâni adlı şeytani yaratıklar, bu yollarda yaşamaktadır.Die für vom Satan besessenen gehaltenen Kreaturen sollen so für immer an den Ort gebannt werden.
Ama şu an bir yaratık gibi oynuyor.Derzeit spielt er als Skip.
Angel, onları bir yaratıktan kurtarınca artık durumlar tersine döner.Der Engel ermahnt sie, auf dem rechten Weg in Richtung Himmel zu bleiben und verlässt sie.
Doktor, yaratıkların evinin orman olduğunu öğrenir.An besagtem See finden die Ermittler ein Holzhäuschen.
Bütün yaratıklar tek bir kraliçenin çocuğudur.Was aus einer Königin alles werden kann.
Kraggler: Kötü bir yaratıktır.Bercik ist ein kreativer Schlesier.
Yolculuk boyunca hacılar çeşitli hayaletler, canavarlar ve benzeri mitik yaratıklar ve yerlerle karşılaşırlar.Auf dem Weg nach draußen begegnen sie verschiedenen Monster und Gespenstern.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Das Wesen kann sich wundersamerweise selbst heilen und Strickland die Kehle aufschlitzen.
Yaratık rolününyse yine David Prowse üstlenir.Die Biografie behandelt den Bodybuilder und Schauspieler David Prowse.
Kamera yaratıkların gözünden bakar şekilde çekim yapmaktadır.Die Kameraarbeit würde klarer die Blicke der Darsteller einfangen.
Tazmanya canavarı bir doğaüstü yaratık mı?Le diable de Tasmanie est-il un être surnaturel ?
Oyuncu daha fazla yaratıkla savaştıkça, daha fazla bilgi canavarlar kitabına (bestiary) eklenir.Lorsque le joueur combat davantage de créatures, de nouvelles informations sont ajoutées dans le bestiaire.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.N'ont-ils pas pensé à la nourriture qu'ils consomment et aux vêtements qu'ils portent ?
Yaratıkların kendilerine çekmek için Morpheus ile ilişkili Mr. Sandman şarkısını kullandığını öğrenirler.Ils trouvent que la chanson associée à Morpheus, Mr. Sandman, attire les créatures à eux.
Oyunun amacı yaratıkları öldürmektir.La sauvegarde du jeu prend en compte le fait que des créatures ont été tuées.
Böylece göğüs patlatan (bebek yaratık) kurbanın (örneğin bir insanın) bedenine yerleştirilmiş olur.C'est lui qui le vainquit avec le sort Foudre divinel (Indignation).
Bir Yaratık'dır.Une Créature !
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Hagrid fait étudier les Niffleurs en classe de soins aux créatures magiques.
Yaratık'ın tasarımını İsviçreli tasarımcı H.R. Giger yapmıştır.Préfacé par l'artiste suisse H.R. Giger.
Yaratıklar için güzel bir mekan."Créatures abominables."
Bunların üzerinde yalli (ya da makara, hayalî bir yaratık) ve hamsadan (kuğu) oluşan iki friz vardır.Et desquelles y en a de deux espèces, sçavoir masle et femelle.
Kur'an mahluk (yaratık) mıdır?Qui est le Dhu-l-Qarnayn mentionné dans le Coran ?
Dodolar çok akıllı yaratıklar değildi.Les Américains ne sont pas nés plus intelligent.
Werber'in kitaplarında, yunus, sıçan ve karınca gibi hayvanlar, akıllı yaratıklar olarak sunulmaktadır.Les animaux comme les dauphins, les rats ou les fourmis sont représentés comme des animaux intelligents.
Gnome (Yer cücesi), Avrupa folkloründe bir efsanevî yaratık.Le gnome est une petite créature humanoïde légendaire du folklore européen.
Bütün yaratıklar tek bir kraliçenin çocuğudur.Les ouvrières ont tendance à être de la descendance d'une seule reine.
Yaratık konusunda uzman olan renktir.Il est spécialiste des créatures de l'eau.
Hayal ürünü bir yaratık olduğu da söylenmektedir.Il va même jusqu'à dire que l'imagination est aussi coupable qu'un objet.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Pire : les membres de l'équipage meurent les uns après les autres, tuées par de mystérieuses créatures...
Canavarlar Yaratıklar Manyaklar.Ces derniers tombent vers des créatures monstrueuses.
Bu yaratık bir pegasus türüdür.Ceci le transforme en un genre de pégase.
Fakat başarısız olurlar ve yaratık her ikisini de öldürür.Ils échouent et sont tous deux exécutés.
Mekir - Aldatıcı Yaratık.Piéléger, un malfaiteur.
Bu olaydan sonra da yaratık avına başlamıştır.La chasse au créateur de cette cagoule est alors lancée.
Ama şu an bir yaratık gibi oynuyor.Le juif apparaissait maintenant comme une créature immonde.
Yavaş yavaş çeşitli yaratıklar çıktı ortaya.Ils découvrent alors d'étranges créatures.
Peri, birçok farklı kültürde bulunan doğaüstü yaratıktır.Loki est le parent de plusieurs créatures spectaculaires.
Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle.Il lui demande de mettre toutes les créatures de la terre dans un bateau.
Hiçbir yaratık uzayda yaşayamaz.Ninguna criatura puede vivir en el espacio.
Şia'da çok önemli olan kitap, yaratıkların sözünün üstünde ve Allah'ın sözünün altında olarak görülür.Este es el libro, de guía segura y el que no da lugar a ninguna duda, para aquellos que temen a Alá.
Yaratık onlara doğru gelmektedir.Las criaturas acceden.
Polis Zelda ile birlikte olay yerine gelirken, yaratık Elisa'yı alır ve kanala atlar.Cuando la policía llega a la escena con Zelda, la criatura toma a Elisa y salta al canal, donde la sana.
Tanrı'nın, yaratıkları tarafından onanması ihtiyacı yoktur.Dios puede prescindir de las criaturas.
Ayrıca oyun içerisinde birçok mini eşsiz yaratık mevcuttur.También hay algunos mini juegos dentro del juego.
"Çuval Adam" öcü benzeri bir yaratıktır.«El judío» aparece ahora como una criatura.
Daha çok hortlak ve cadı benzeri yaratıklar olarak tanınıyorlar.También se añaden los Magos y las Brujas como criaturas Sim.
Tüylü bir yaratıktır.Ni criatura fea.
Bu tarihte nehirde canlı bir yaratık görmek neredeyse imkânsızdı.Por ese tiempo, apenas no había ninguna criatura viviente en el río.
Night Master: Çok kötü bir yaratıktır.Dama (oscura): Es una criatura resistente.
Bu yaratıkların süper avcı olmasına gerek yoktur.Por ello no pensaron que necesitarían cazas de gran altura.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Peor aún, los miembros de la tripulación mueren uno tras otro, asesinados por misteriosas criaturas.
Efsanevi yaratık.Criatura misteriosa.
Lakabı ''ATEŞLİ YARATIK''tır.Vallehermoso «el fogueo».
Yaratık (Frankenstein'ın canavarı) - Victor Frankenstein tarafından yaratılan korkunç yaratık.Monstruo de Frankenstein, nombre dado en la cultura popular al monstruo creado por Víctor Frankenstein.
(Sizi ilkel yaratıklar, beni dinleyin!(Espíritus malignos, ¡desvanézcanse!).