yaratık ile cümle

yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında bu yaratıkları, dünyamızdaki teleskoplarla arayabiliriz.So, in fact, you can look for these creatures with telescopes from the Earth.
Bu, okyanustaki en uzun yaratıklardan biri.This turns out to be the longest creature in the oceans.
Bunların hepsi birbirine yapışmış ve bir yaratık haline gelmiş tek tek hayvanlar.These are all individual animals banding together to make this one creature.
Okyanus biyokütlesinin çoğu bunlar gibi yaratıklardan oluşur.Most of the biomass in the ocean is made out of creatures like this.
Jelsi yaratıklarla ilgili arşvimizi size bir göstermeye başlasak bitiremeyiz.We couldn't begin to show you our archival stuff from the jellies.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.In this case, we're passing down through the mid-ocean and we see creatures like this.
Nitekim, kediler kıllı yaratıklardır.A cat is, above all, a furry animal.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurliving in dark waters that average two miles deep.
Ve ayrıca, tığ işi hiperbolik yaratıkların sonsuz bir taksonomisi olduğunu keşfettik.And so, too, we've discovered that there is an infinite taxonomy of crochet hyperbolic creatures.
Bu gezegende gerçekten yaşlanmayan ... ... bazı yaratıklar var.There are some creatures on this planet already that don't really do aging.
Peki, böyle bir yaratık olmak nasıl bir şey?Well, what's it like to be this kind of creature?
Bitkiler ve hayvanlar arasındaki sınırları... ...yıkmaya niyetli her tür yaratık.All manner of creatures that seem to violate... ...the boundaries between plants and animals.
Ancak sosyal yaratıklar.But they're social creatures.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.On closer scrutiny, you might recognize... ...individual, intelligent beings.
Daha önce hiç görmedikleri yeni yaratıklara rastladılar.They came across new creatures they had not seen before.
Bir yaratık değil, hatta bir fare değil karıştırma;Not a creature was stirring, not even a mouse;
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.I've never known a living thing to get by one yet.
Bu Namibya çölünde yaşayan küçük bir yaratık.This is a little critter that's in the Namibian desert.
Tabii bir de "Liop an da lapa" olarak; yani "çift yüzgeçli hantal yaratık".Another title would be "liop an dá lapa," "the unwieldy beast with two fins."
Aslında bu yaratık Penfield'ın araştırmasının bir sonucudur.Actually this creature is the result of the Penfield research.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Laughter) So, they really are pretty amazing creatures.
Yıldız Yolu'nun benim için anlamı çok uzak dünyadaki uzaylı yaratıklardır.Yıldız Yolu'nun benim için anlamı çok uzak dünyadaki uzaylı yaratıklardır.
Temel olarak,o yaratıkları tam burada yeryüzünde bulabileceğimi fark ettim.Temel olarak,o yaratıkları tam burada yeryüzünde bulabileceğimi fark ettim.
Vücudumuz trilyonlarca mikroba ev sahipliği yapar ve bu yaratıklar kim olacağımızı belirler.Our bodies are home to trillions of microbes, and these creatures define who we are.
Ama temiz sayılan kanatlı yaratıkların tümünü yiyebilirsiniz.Of all clean birds you may eat.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.On earth there is not his equal, that is made without fear.
Çünkü bütün orman yaratıkları, Dağlardaki bütün hayvanlar benimdir.For every animal of the forest is mine, and the livestock on a thousand hills.
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:"There are four things which are little on the earth, but they are exceedingly wise:
‹‹Yürüyüşü gösterişli üç yaratık, Davranışı gösterişli dört yaratık var:"There are three things which are stately in their march, four which are stately in going:
Yaratıklar şimşek çakar gibi hızla ileri geri gidip geliyorlardı.The living creatures ran and returned as the appearance of a flash of lightning.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.When they went, they went in their four directions: they didn't turn when they went.
Denizden birbirinden farklı dört büyük yaratık çıktı.Four great animals came up from the sea, diverse one from another.
‹Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.These great animals, which are four, are four kings, who shall arise out of the earth.
Dört yaratık, ‹‹Amin›› dediler. İhtiyarlar da yere kapanıp tapındılar.The four living creatures said, "Amen!" The elders fell down and worshiped.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.So is this great and wide sea, wherein are things creeping innumerable, both small and great beasts.
Allah ki, O'ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.God: there is no god but He, the living, eternal, self-subsisting, ever sustaining.
Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız.No: You are only mortals, of His creation."
(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır.And he who confines it will surely come to grief.
"Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun)."Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!"
Allah, Ondan başka tanrı olmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır.God: there is no god but He, the living, eternal, self-subsisting, ever sustaining.
Allah'tan başka taptıklarınız putlar da, sizin gibi yaratıklardır.Those whom you invoke besides God are created beings like you.
Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır., As for those they call besides God, they cannot create a thing, and have themselves been created.
Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur!Thus We formed him into a new creation. So blessed be God the best of Creators.
Allah çocuk edinmek isteseydi, yaratıklarından dilediğini seçerdi.Had God pleased to take a son, He could have chosen whom He liked from among those He has created.
Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.He positioned the earth for all the creatures:
İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.They are the worst of creatures.
Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler.But those who believe and do the right are surely the best of created beings,
"İsterseniz gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık olun."Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!"
Ve yerküre. Koydu onu toprakta yaşayacak yaratıklar için.He positioned the earth for all the creatures:
İsterse aklınıza (yeniden dirilmesi) imkansız gibi görünen herhangi bir yaratık!Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!"
"İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.)Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!"
Allah yeryüzünü de canlı yaratıklar için alçaltıp döşedi.He positioned the earth for all the creatures:
Onlar bütün yaratıkların en şerlisidirler.They are the worst of creatures.
Ama iman edip, makbul ve güzel işler yapanlar ise bütün yaratıkların en hayırlı olanlarıdır.But those who believe and do the right are surely the best of created beings,
Fakat ALLAH tüm yaratıklara karşı lütufsahibidirBut gracious is God to the people of the world.
Sonra onlar (tüm yaratıklar) Rab'lerinin huzuruna toplanacak.Then they will all be gathered before their Lord.
ALLAH yanında, yaratıkların en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizlerdir.The worst of creatures in the eyes of God are those who are deaf and dumb and devoid of sense.
O'nun kontrol etmediği hiç bir yaratık yoktur.There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him.
Dilerse sizi götürüp, yerinize yeni yaratıklar getirir.If He so wills He could take you away from the earth and raise a new creation (in your place).
Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk.We have provided on it sustenance for you, and for those you cannot provide.

İlgili Sayfalar