Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Liliecii sunt amenințați în Statele Unite și din cauza atracției lor către fermele eoliene.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Los murciélagos también son amenazados en EUA por su atracción a los parques eólicos.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.В США летучим мышам также угрожают ветровые электростанции.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.У США кажанам також загрожує той факт, що їх приваблюють вітряні ферми.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.העטלפים גם מאוימים בארה"ב
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.و تعتبر الخفافيش مهددة أيضا فى الولايات المتحدة
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.風車への吸引にも脅かされています 繰り返しますが —
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.박쥐처럼 초음파로 찍찍거리는 소리도 내지 않구요.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nem járjuk körbe, ultrahangot kibocsájtva, mint a denevérek.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nepobehujeme s ultrazvukovým kvičaním ako netopiere.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nie zaznaczamy terytorium zapachem, jak psy, ani nie używamy echolokacji, jak nietoperze.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.No corremos por allí emitiendo chillidos ultrasónicos, como los murciélagos.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Non andiamo in giro emettendo uno stridio ultrasonico, come i pipistrelli.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nous n'allons pas partout en émettant des ultrasons, comme les chauves-souris.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nu alergăm prin oraș emițând chițcăieli ultrasonice ca liliecii.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.We stoten ook geen ultrasone pieptonen uit, zoals vleermuizen.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Wir fliegen nicht umher und senden Ultraschalllaute aus, wie die Fledermäuse.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Δεν τριγυρνάμε βγάζοντας υπερηχητικά τσιρίγματα όπως οι νυχτερίδες.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Ми також не використовуємо ультразвукові писки, як летючі миші.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Мы не летаем, излучая ультразвук, как летучие мыши.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Не обикаляме и не издаваме ултразвукови крясъци като прилепите.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.אנחנו לא משתוללים סביב בהשמעת ציפצופים אולטרה סוניים, כמו עטלפים.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.كما أننا لا نقوم بتحديد انبعاثات واتجاهات الموجات فوق الصوتية كما تفعل الخفافيش
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.人間はそんなことをしません
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.In meinem Labor benutzen wir Fledermäuse, um zwei verschiedene Arten von Sinnesstörungen zu untersuchen.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.자, 제 실험실에서 우리는 감각에 대한 두 가지 질병을 조사하기 위해 박쥐를 사용하고 있습니다.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.Nel mio laboratorio, abbiamo usato i pipistrelli per osservare due diversi tipi di malattie sensoriali.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.Så i mit laboratorium, har vi brugt flagermus til at se på to forskellige typer af sygdomme i sanserne.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.W moim laboratorium badamy dwie choroby zmysłów.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.Στο εργαστήριό μου, χρησιμοποιούμε νυχτερίδες για να δούμε δύο διαφορετικούς τύπους ασθενειών των αισθήσεων.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.В моей лаборатории, мы используем летучих мышей для изучения двух различных типов заболеваний органов чувств.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.В моїй лабораторії ми використовували кажанів, щоб подивитись на 2 різних види захворювань органів чуттів.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.אז במעבדה שלי, אנחנו משתמשים בעטלפים כדי לראות שני סוגם שונים של מחלות החושים.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.نقوم في مختبري باستخدام الخفافيش لدراسة نوعين من أمراض الحواس.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.コウモリを用いてきました 我々は盲目に注目しています なぜですかって?
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.A denevérek többsége úgy néz ki, mint ez az iménti.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.A maioria dos morcegos parece-se com o anterior.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Cei mai mulți lilieci arată ca cel dinainte.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.De fleste flagermus ligner den foregående.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.De meeste vleermuizen zien er zo uit als de vorige.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Die meisten Fledermäuse sehen sich sehr ähnlich.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Hầu hết loài dơi đều giống nhau.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.대부분의 박쥐는 이렇게 외계인 처럼 생겼습니다.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.La maggior parte dei pipistrelli assomiglia al precedente.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.La majorité des chauves-souris ressemblent à cette dernière.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.La mayoría de los murciélagos se parecen al anterior.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Większość nietoperzy wygląda podobnie.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Οι περισσότερες νυχτερίδες μοιάζουν με τη προηγούμενη.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Більшість кажанів виглядають як той, що ви бачили.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.Так выглядит большинство летучих мышей.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.רוב העטלפים נראים כמו הקודם.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.أغلب الخفافيش تشبه هذا الخفاش السابق.
Çoğu yarasalar bir önceki gibi görünür.しかし 反響定位を行わない種も存在します
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Ahogyan azt korábban említettem, az ökorendszerünk megfelelő működéséhez
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Come ho già detto, i pipistrelli sono fondamentali perché i nostri ecosistemi funzionino correttamente.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Comme je l'ai dit avant, les chauves-souris sont essentielles au bon fonctionnement de nos écosytèmes.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Como eu disse antes, os morcegos são essenciais para que os nossos ecossistemas funcionem correctamente.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Ik zei al dat vleermuizen essentieel zijn voor het goed functioneren van ons ecosysteem.
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.자, 아까 제가 말했듯이 박쥐는 우리의 생태계가 제대로 작동하기 위해서 필수적입니다. 왜 그럴까요?
Daha öncede dediğim gibi şimdi, yarasalar bizim ekosistemimizin düzgün çalışması için hayati önem taşır.Như tôi đã nói trước đó, loài dơi rất cần thiết cho hệ sinh thái của chúng ta hoạt động chính xác.