Ana içeriğe geç
Sözlük

yarasalar ile cümle

yarasalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Küçük yarasaların çoğu böceklerle beslenir.تتغذى معظم الخفافيش الصغيرة على الحشرات.
Eğer yarasalar dijital olarak yaratılmasaydı, filmin çekimleri tamamlanamayacaktı.Mas, se você não tem a construção certa, o filme não vai funcionar.
Bazı güveler yarasalara karşı bir korunma geliştirmişlerdir.Isso lhes proporcionou algum grau de proteção contra abusos.
Yarasalar gün boyu bir yere asılı kalırlar ve bu sırada hiç dışkılamazlar.Aanvallen kunnen met periodes dagelijks voorkomen en met periodes dagenlang totaal niet.
Vampir yarasalar büyük ölçüde işbirlikçi davranış sergilerler.De bloeistengel is bovenaan klierachtig behaard.
Vampir yarasalar insanlara saldırmazlar.Ataki na ludzi Nie atakuje.
Yarasalar gün boyu bir yere asılı kalırlar ve bu sırada hiç dışkılamazlar.Z kolei pracownicy szpitala przebywają w nim cały czas, nie opuszczając go.
Yarasalar baş aşağı tutunarak uyurlar.Annars sover de med huvudet neråt.
Takımın Simgesi "Yarasa" Lakabı ise: "Yarasalar"dır.De sista orden skytten utbrast var: ”Fullträff pojkar”.
Uçuşları çırpıntı şeklinde, kimi zaman yarasalara benzerdir.Роги з багатьма відростками, часом схожі на кущ.
Yarasalardan korkuyor musun?Ти боїшся кажанів?
Yarasalar kuş değil memelidirler.Кажани не птахи, вони ссавці.
Ben yarasalardan korkuyorum.Я боюся кажанів.
Yarasalar yankıyı kullanırlar.Кажани використовують ехолокацію.
O, yarasalardan nefret ediyordu.Вона ненавиділа кажанів.
(Küçük yarasalar alt takımından Rousettus egyptiacus buna bir istisnadır.)(Egyptolog Jacobus van Dijk ho má za vnuka, což je ovšem ojedinělým tvrzením).
Dişi vampir yarasalar ebeveynlik davranışı sergilerler.Hajný Mudroch žaluje Poluščiným rodičům.
Yarasaların kulakları çoğunlukla çok büyük ve kıvrımlıdır.Zranění zápěstí jsou tak velmi častá a nebezpečná.
‘Yarasaların kulakları neden bu kadar uzundur?Miért van nagy szeme a füles makinak?
Anneler kendi yavrusunu diğer yarasalardan daha fazla tımar ederler.Sokkal nagyobb szükségük van anyjukra, mint más párosujjú patásoknak.
Uçuşları çırpıntı şeklinde, kimi zaman yarasalara benzerdir.Repülésük néha a denevérekre hasonlít.
Saçaklı yarasalar Avrupa Doğal Habitat Yönergesine göre koruma altındadır.Tervaleppäkorpi kuuluu Suomen luonnonsuojelulain mukaan suojeltaviin luontotyyppeihin.
Dünya üzerinde yaklaşık 4500 memeli türü bulunmaktadır ve bunların 1000'den fazlasını yarasalar oluşturur.Περιλαμβάνουν παγκοσμίως περίπου 5.500 είδη, αλλά υποτίθεται πως υπάρχουν πολύ περισσότερα.
Meyve yarasalarının virüsü etkilenmeden taşıyıp yaydıklarına inanılmaktadır.Kelelawar buah diyakini dapat membawa dan menyebarkan virus tanpa terjangkit.
‘Yarasaların kulakları neden bu kadar uzundur?」、「栗はどうしてそんなに重装備なの?
Uçuşları çırpıntı şeklinde, kimi zaman yarasalara benzerdir.他們的行為比較笨拙,有時像小丑。
Vampir yarasalar insanlara saldırmazlar.理发师不能杀流浪汉。
Küçük yarasaların ön uzuvlarının ikinci parmaklarında pençe yoktur.작은박쥐류는 앞발의 두 번째 발가락 끝에 발톱이 없다.
Yarasalar uçmasına rağmen kuş değil memelidir.혹은 누군가가 그것은 새가 아니라 비행기라고 일러 줄 수도 있다.
Kuzey bölgelerdeki yarasalar kışın göç ederler veya kış uykusuna yatarlar.באזורים הצפוניים של תפוצתו הוא מעביר את החורף בשינה.
Gerçek uçucu canlılar kuşlar, böcekler ve yarasalardır.כיום היצורים המעופפים האמיתיים היחידים הם חרקים, עופות ועטלפים.
Bölgedeki kuşların veya yarasaların dışkılarına maruz kalanlar.Жители на града носят тук полумъртви и ранени птици.
Küçük yarasaların çoğu böceklerle beslenir.Većina sitnošišmiša hrani se kukcima.
Yarasalar gün boyu bir yere asılı kalırlar ve bu sırada hiç dışkılamazlar.Rogovi rastu svake godine za određenu dužinu i nikada ne otpadaju.
Bazı güveler yarasalara karşı bir korunma geliştirmişlerdir.Neki moljci su razvili zaštitu protiv šišmiša.
Uçuşları çırpıntı şeklinde, kimi zaman yarasalara benzerdir.Njihov let je prhutajoč in včasih podoben netopirjevemu.
Küçük yarasaların ön uzuvlarının ikinci parmaklarında pençe yoktur.Pirmieji du rankos pirštai nepritaikyti imti smulkių daiktų.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Denk aan een muis.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Fledermäuse sind da anders.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Gândiți-vă la șoareci.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Gondoljunk csak az egérre.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Ma i pipistrelli sono molto diversi.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Men flagermus er meget anderledes.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Nhưng loài dơi thì khác.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Pensem num ratinho.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Piensen en un ratón.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Prenez une souris par exemple.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Αλλά οι νυχτερίδες είναι πολύ διαφορετικές.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Але кажани дуже відрізняються від них.
Ama yarasalar çok daha farklıdır.Летучие мыши сильно отличаются от них.
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.Ein weiteres, einzigartiges Merkmal an Fledermäusen ist, dass sie fähig sind,
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.그러나 박쥐에 대해 매우 흥미로운 또다른 것은 바로 그들이 소리를 통하여 주변 환경을 인식한다는 것입니다.
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.Kolejną wyjątkową cechą jest to, że nietoperze używają dźwięku do orientacji.
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.אבל דבר אחר מאד ייחודי אצל עטלפים הוא שהם יכולים להשתמש בקול
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.لكن هناك شيء آخر و هو يعتبر فريد إلى أبعد الحدود وهو مقدرتها على استخدام الصوت
Ama yarasaların bir diğer benzersiz özelliği çevreyi algılamak için, ses dalgalarını kullanabilmeleridir.周囲の環境を認識するために 音を使えることです 反響定位を行っているのです
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Az USA-ban a denevéreket a szélerőműtelepekhez való vonzódásuk is veszélyezteti.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.I pipistrelli negli Stati Uniti sono anche minacciati dalla loro attrazione per i parchi eolici.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.박쥐들은 또한 풍력 발전소에 의해
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Les chauves-souris sont aussi menacées aux Etats-Unis à cause de leur attirance pour les fermes éoliennes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod