Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Sunt şi alte animale care polenizează, de exemplu liliecii, iar liliecii au şi ei necazuri.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Vannak más megporzó állatok, mint például a denevérek, és a denevérek is bajban vannak.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Има други животни, които опрашават, например прилепи, и прилепите са също застрашени.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.יש חיות אחרות שמאביקות, כמו עטלפים. וגם העטלפים בצרות.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.وهناك غيرها من الحيوانات التي تلقح ، مثل الخفافيش ، والخفافيش هي في مأزق أيضا.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.コウモリにも問題が起きています 私はミツバチ男で バットマンじゃなくて幸いです
Popüler kültürde, Süpermen Yalnızlık Kalesine sahipti. Ve tabi ki, Yarasa Mağrası var.I populärkulturen hade Stålmannen sitt "Ensamhetens slott", och så finns, naturligtvis, Läderlappsgrottan.
Popüler kültürde, Süpermen Yalnızlık Kalesine sahipti. Ve tabi ki, Yarasa Mağrası var.Trong bối cảnh khác, Superman cũng có Lâu đài Solitude và dĩ nhiên, là Batcave.
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Bueno, riqueza... ¿cómo un murciélago nos puede dar riqueza?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Deci, bogăția - cum ne-ar putea îmbogăți un liliac?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Dunque, la ricchezza -- come può un pipistrello portarci ricchezza?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Então, riqueza -- como é possível que um morcego nos possa trazer riqueza?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Hoe kan een vleermuis ons eventueel rijkdom brengen?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Jak nietoperze mogą dać nam bogactwo?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?그러면 박쥐가 어떻게 우리에게 부를 가져올 수 있을까요?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?La richesse -- Comment une chauve-souris peut-elle donc nous apporter la richesse ?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Så, rigdom -- hvordan kan en flagermus på nogen måde bringe os rigdom?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Tehát a gazdagság -- vajon hogyan hozhat számunkra egy denevér gazdagságot?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Vì vậy, sự giàu có -- làm thế nào một con dơi có thể mang đến cho chúng ta sự giàu có?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Wohlstand - wie kann eine Fledermaus denn Wohlstand bringen?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Πλούτος -- πώς μπορεί να μας φέρει πλούτο μια νυχτερίδα;
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Начнём с богатства. Как летучая мышь может сделать нас богатыми?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?Отже, багатство - як кажан може принести нам багатство?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?אז עושר - איך עטלף יכול אולי להביא לנו עושר?
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?إذا، الثروة -- كيف يستطيع الخفاش أن يجلب لنا الثروة؟
Şimdi, zenginlik -- nasıl olur da bir yarasa bize zenginlik getirebilir?先ほど申し上げた通り コウモリは我々の生態系が
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Das hängt einzig von dieser Fledermaus ab.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Depende apenas daquele morcego.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Dependía solamente de ese murciélago.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Die is uitsluitend afhankelijk van de vleermuis.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Điều đó phụ thuộc hoàn toàn vào con dơi.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Ez kizárólag egy denevértől függ.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Je odkázána výhradně na toho netopýra.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.이것은 온전히 박쥐의 덕분이었습니다.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Penyerbukannya hanya bergantung pada kelelawar itu.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Stoi za tym ten nietoperz.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Tutto dipende da questo pipistrello.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Εξαρτάται αποκλειστικά από τη νυχτερίδα.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.Оно зависит только от этой летучей мыши.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.То зависи единствено от прилепа.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.זה היה תלוי אך ורק בעטלף.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.إنها تعتمد فقط على الخفافيش.
Tamamen bu yarasa türünün işiydi.このシリーズはまだ放映されていません
Tekrarlarsam, bu ilk lütuftu. Yarasalar ekosistemimiz için önemlidirler.Fledermäuse sind wichtig für unsere Ökosysteme.
Tekrarlarsam, bu ilk lütuftu. Yarasalar ekosistemimiz için önemlidirler.I pipistrelli sono importanti per i nostri ecosistemi.
Tekrarlarsam, bu ilk lütuftu. Yarasalar ekosistemimiz için önemlidirler.Tak więc pierwsze błogosławieństwo dotyczy ekosystemu.
Tekrarlarsam, bu ilk lütuftu. Yarasalar ekosistemimiz için önemlidirler.Άρα,αυτή είναι η πρώτη ευλογία.Οι νυχτερίδες είναι σημαντικές για τα οικοσυστήματά μας.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.A trópusokon a denevérek sok növény elsődleges beporzói.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Cum așa? La tropice, liliecii sunt polenizatorii principali ai multor plante.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Flagermus i troperne er de store bestøvere af mange planter.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.In den Tropen sind Fledermäuse wichtige Bestäuber vieler Pflanzen.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.I pipistrelli ai tropici sono i maggiori impollinatori di molte piante.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.열대 지방의 박쥐들은 많은 식물의 중요한 꽃가루 운반자입니다.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Les chauves-souris dans les tropiques sont des pollinisateurs majeurs pour beaucoup de plantes.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Những con dơi vùng nhiệt đới là người thụ phấn của nhiều thực vật.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Nos trópicos, os morcegos são polinizadores importantes de muitas plantas.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.¿Por qué? Los murciélagos tropicales son los mayores polinizadores de muchas plantas.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Vleermuizen in de tropen zijn belangrijke bestuivers van veel planten.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.W tropikach zapylają wiele roślin.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Οι νυχτερίδες στις τροπικές ζώνες είναι κύριοι επικονιαστές για πολλά φυτά.