yararsız ile cümle

yararsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Căci obiceiurile popoarelor sînt deşerte. Taie un lemn din pădure; mîna meşterului îl lucrează cu securea;
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.For folkenes skikker er tomhet. De feller et tre i skogen, og treskjæreren lager det til med øksen;
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.열방의 규례는 헛된 것이라 그 위하는 것은 삼림에서 벤 나무요 공장의 손이 도끼로 만든 것이라
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Lebo ustanovenia národov? To je márnosť! Lebo to vytne, strom z lesa, dielo rúk remeselníka, ukresané sekerou.
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Ustanovení zajisté těch národů jsou pouhá marnost. Nebo setna dřevo sekerou v lese, dílo rukou řemeslníka,
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Ustawy zaiste tych narodów są wierutna marność; bo uciąwszy drzewo siekierą w lesie, dzieło rąk rzemieślnika,
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Vì thói quen của các dân ấy chỉ là hư không. Người ta đốn cây trong rừng, tay thợ lấy búa mà đẽo;
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Vì thói_quen của các dân ấy chỉ là hư_không . Người_ta đốn cây trong rừng , tay thợ lấy búa mà đẽo ;
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.Ибо уставы народов – пустота: вырубают дерево в лесу, обделываютего руками плотника при помощи топора,
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.כי חקות העמים הבל הוא כי עץ מיער כרתו מעשה ידי חרש במעצד׃
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.لان فرائض الامم باطلة. لانها شجرة يقطعونها من الوعر. صنعة يدي نجار بالقدوم.
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.眾 民 的 風 俗 是 虛 空 的 . 他 們 在 樹 林 中 用 斧 子 砍 伐 一 棵 樹 、 匠 人 用 手 工 造 成 偶 像
Ulusların töreleri yararsızdır. Ormandan ağaç keserler, Usta keskisiyle ona biçim verir.眾民 的 風俗 是 虛 空的 . 他 們在 樹林 中用 斧子 砍伐 一 棵樹 、 匠人 用 手工 造成 偶像
WooBin Sunbae Bugünlerde ölü gibi hissediyorum. YiJung yararsız(hasta) biri gibi davranıyor우빈 선배
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Aşa că e un proces profund ineficient.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.C'est un processus profondément inefficace.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Das ist also ein hochgradig ineffizienter Prozess.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Entonces esto es un proceso profundamente ineficiente.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Félelmetes babramunka ez.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Het is dus een erg inefficiënt proces.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.보시다시피 이건 정말 비효율적인 과정이지요.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Nên đây là một quá trình cực kỳ kém hiệu quả.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Si tratta quindi di un processo molto inefficiente.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.To wyjątkowo niewydajny proces.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Πρόκειται λοιπόν για μια εξαιρετικά αναποτελεσματική διαδικασία.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.Но это довольно неэффективный процесс.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.אז זה תהליך מאד לא יעיל.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.لذلك فهذه عملية غير فعالة للغاية.
Yani bu son derece yararsız bir işlem.私は「理論」とは単に人に教えるものではなく
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Adica, vreau sa spun, bebelusii par destul de inutili mai ales daca te uiti la ei in mod superficial.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Es decir, después de todo, si se observa superficialmente a los bebés, parecen bastante inútiles.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Ich meine, letzten Endes, wenn wir uns Babys oberflächlich betrachten, erscheinen sie uns ziemlich nutzlos.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Ik bedoel, als je baby's oppervlakkig beschouwt, lijken ze nogal nutteloos.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Jag menar, om man tittar på bebisar rent ytligt så verkar de ganska meningslösa.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Jeg mener, hvis du ser overfladisk på spædbørn, virker de ret ubrugelige.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Ker, navsezadnje, če na malčke pogledamo malo površno, se zdi, da so precej nekoristni.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.말인 즉, 일단 아기들을 표면적으로 바라보았을 땐 꽤나 무능해 보인다는 겁니다.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Koniec koncov, keď sa pozriete na deti povrchne, nie je z nich žiaden úžitok.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Maksud saya, bagaimanapun, jika anda melihat penampilan bayi-bayi, mereka seperti kurang bermanfaat.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Mám tím na mysli, že když se konec konců podíváte na děti povrchně, jeví se dost neužitečné.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Quer dizer, afinal, se olharmos para os bebés superficialmente, eles parecem bastante inúteis.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.To znaczy, jeśli powierzchownie patrzy się na dzieci, wydają się całkiem bezużyteczne.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Úgy értem, ha a babákra felületesen tekintünk, elég haszontalannak tűnnek.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Voglio dire, dopo tutto, se osservate i bimbi in maniera superficiale, sembrano abbastanza inutili.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Ý tôi là, sau cùng, nếu bạn nhìn nhận trẻ con một cách hời hợt, thì chúng chỉ là những người vô dụng.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Θέλω να πω, αν δείτε τα μωρά επιπόλαια, μοιάζουν σχεδόν άχρηστα.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Имам предвид, в крайна сметка, ако погледете на бебетата повърхностно, то те изглеждат доста безполезни.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Я имею в виду, что если взглянуть на ребёнка поверхностно, то он кажется довольно бесполезным существом.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.Я маю на увазі, зрештою, якщо ви подивитеся на дітей поверхнево, - вони, здаються, доволі безпорадними
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.אחרי הכל, אם נסתכל על תינוקות, במבט ראשון הם נראים די חסרי תועלת.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.فرغم كل شىء، لو أنك نظرت إلى الأطفال في ظاهرهم، فهم يبدون بلا فائدة.
Yani sonuçta bebeklere üstün körü bakacak olursanız baya yararsız duruyorlar.まったく役立たずに見えますからね 実際は 役立たずどころではないですよね
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.Berhala-berhala itu tak berharga, patut diejek dan dihina. Apabila tiba waktunya mereka akan binasa
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.Berhala-berhala itu tak berharga, patut diejek dan dihina. Apabila tiba waktunya, mereka akan binasa
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.chỉ là sự hư vô, chỉ là đồ đánh lừa; đến ngày thăm phạt sẽ bị diệt mất.
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.chỉ là sự hư_vô , chỉ là đồ đánh_lừa ; đến ngày thăm phạt sẽ bị diệt mất .
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.De äro fåfänglighet, en tillverkning att le åt; när hemsökelsen kommer över dem, måste de förgås.
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.De er tomhet, et verk som vekker spott; på sin hjemsøkelses tid skal de gå til grunne.
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.Elles sont une chose de néant, une oeuvre de tromperie; Elles périront, quand viendra le châtiment.
Yararsız, alay edilesi nesnelerdir, Cezalandırılınca yok olacaklar.Es ist eitel Nichts und ein verführerisches Werk; sie müssen umkommen, wenn sie heimgesucht werden.

İlgili Sayfalar