Güneşten daha çok yararlanmak için doğuya doğru dönüktürler.Matahari bergerak kurang lebih ke arah timur.
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.Pemerintah Finlandia memastikan semua warga negara mendapat hak mendapatkan pendidikan yang sama.
Modern dansta amaç, vücudun doğal duruşundan yararlanmaktır.Kết hợp trong múa ngẫu hứng sử dụng động tác tự nhiên của cơ thể.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Cũng như Hàn Quốc, Bắc Triều Tiên không sử dụng quy ước giờ mùa hè.
Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için konulmuştur.Tên Amway tiếp tục được sử dụng trong phần còn lại của thế giới.
Hak ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.Pháp luật là công cụ để bảo vệ quyền công dân.
Ayrıca, başka uzmanlıklardan da yararlanmak üzere gönüllü insan kaynağı geliştirmeye çalışır.また,白バイ乗務員志願者には,合格者に対して別途訓練が課せられる。
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.記憶を取り戻した後は、たい焼きも食べられるようになった。
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.第31条 全ての国民は能力に従い均等に教育を受ける権利を有する。
Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak.冒険好きな性格で、危険な場所や状況の中にも自ら飛び込んでいくタイプ。
Günümüzde hemen hemen bütün müzik kayıtları MIDI teknolojisinden yararlanmaktadır.現在では、音楽の録音はほとんど全てデジタイズを伴う。
Bu hizmetten yararlanmak için evinizin kampüsün yakınında bulunması gerekiyor.この部から、役宅に奉公するおはなが登場する。
Hitler aynı zamanda, Kafkasya'nın işgali için Kerç Yarımadası'ndan yararlanmayı düşünmüştü.なお、この時、ヒトラーは、父親の生地を演習地に選び破壊している。
Kanada vatandaşları, Çek Cumhuriyeti'nden oluşan Schengen Bölgesi'ne vizesiz erişimden yararlanmaktadır.加拿大公民可以免簽證進入申根地區,其中包括捷克共和國。
Adı, Güneş'in güç kaynağından yararlanma olanağı anlamına gelmektedir.这个名字指的是利用恒星对象太阳动力源的可能性。
Bazı sanatçılar belirli şarkılardan ücretsiz olarak yararlanmayı seçmektedir.然而,一些樂評人給予歌曲褒貶不一的評價。
Adli yardımdan yararlanmak için ekonomik düzeyin belgelenmesi gerekmektedir.申請人必須通過經濟審查,才有資格獲得法律援助。
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.原先利用率只有10-20%的系统利用效率增加了。
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.游戏既能以横握Wii遥控器的传统方式进行,也可配合Nunchuk控制方向。
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.1933년, 윌리엄 패트릭 히틀러는 숙부의 힘을 좀 빌려볼려고 독일로 가게 된다.
Köy altyapı hizmetlerinin tamamından yararlanmaktadır.우리는 우리 인민들의 완전 고용을 원한다.
Kızıl Ordu birlikleri zırhlı araçların ve topçunun desteğinden yararlanmak zorunda kaldılar.הגרמנים נאלצו להזעיק לסיוע בדיכוי המרד כוחות השריון והתותחים.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.לאחר עליית אדולף היטלר לשלטון בשנת 1933 חזר ויליאם פטריק לגרמניה בניסיון להפיק תועלת מעליית דודו לשלטון.
İki sınıfta bilgisayar ve internet vardır, tüm öğrenciler yararlanmaktadır.כלומר הכיתה מכילה תלמידים משני הסוגים ומתקיימת אינטראקציה בין כל התלמידים.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Подобно на Южна Корея, Северна Корея в момента не въвежда лятно часово време.
Güneş ışınlarından yararlanmak için pek çok teknoloji geliştirilmiştir.Има много технологии за използване на слънчевата енергия.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Българското командване решава да се възползва от тези обстоятелства.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Чуждите езици им се удават по-лесно.
Bu nedenledir ki Fransızca literatürden yararlanmakla kalmamış, Almanca kaynaklardan da faydalanmıştır.Това е от особен интерес, защото източникът е френски, а се отнася за материя, доминирана от немци.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Когато започнали да копаят, намерили кости.
Uluslararası iş bölümünden yararlanmak için ürünlerin ülkeler arasında serbestçe mübadele edilmesi gerekir.Tržište je međunarodno, stoga se kvotama može slobodno trgovati između zemalja.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Dali smo da za njega poteče mjedeni izvor.
Bunlara ilişkin çalışmalarında evrimsel biyolojinin sunduğu verilerden yararlanmaktadır.Odgovori na postavljena pitanja iz biologije..
Isı çarkının amacı, dışarı çıkan sıcak havadan azami şekilde yararlanmaya çalışır.Najbolje uspijeva dovoljno udaljena od izvora topline.
Fakat bu yararlanma sıradan bir kullanıcı gibi olamazdı.Nebola teda určená pre bežného zákazníka.
1890 ile 1910 arasında kadın işgücünden yararlanma oranı 1960'lar ve 1970'lere göre daha fazla idi.Medzi rokmi 1860 – 1910 vzrástla mzda v priemysle o 170 percent, teda omnoho viac ako v neskoršom období.
Tiyatrodan yararlanmak ister.Pritegnilo ga je gledališče.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Lenkai šia proga pasinaudojo.
Genel olarak görünüm sağlama konusunda CSS den yararlanmaktadır.Dokumento išvaizdą privaloma nustatinėti naudojant CSS.
DGSE'nin teknolojiden yararlanmasını sağlar.Selle vältimiseks kasutatakse Dashi tehnikat.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Selle liikmeteks on peamiselt Tartu Ülikooli tudengid.
ABD ve Küba'nın gelişen diplomatik ilişkileri dolayısıyla ABD aşıdan yararlanma durumunu düşünüyor.Ahora que están mejorando las relaciones entre los Estados Unidos y Cuba, los EE.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.bármely jól megtervezett mintavételi programnál.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.dan doelbewust ontworpen testprogramma's.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.jest wyjątkowym i pozytywnym doświadczeniem.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.les programmes d'échantillonnage les mieux conçus.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.local fiable ha aumentado exponencialmente.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.overført til den formelle verden af beregninger og analyser.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.programma di campionamento adeguatamente concepito.
Ama, biliyorsunuz, ben bir eğitim almış aktris kendimi. Ben genellikle hangi özgürlük yararlanmak verir.Gyakran kihasználják a szabadság, amely ad.
Ama bundan yararlanmayı ba,sardık.-mutta lopulta hyödyimme siitä.
Ancak, başkanın bizim petrol, kömür ve gaz kaynaklarımızdan yararlanmamızı engellemesine ihtiyacımız yok.Ich glaube sehr viel in unserer erneuerbaren Kapazitäten; Äthanol, Wind, solar wird ein wichtiger sein.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Aber der Großteil der Welt profitiert weder vom Kapitalismus noch von demokratischen Systemen.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.왜냐하면, 각 순간의 의견의 합치는 우리가 행동 할수 있게 해주기 때문이지요.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Mais la majorité du monde ne bénéficie ni du capitalisme ni de l'organisation démocratique.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Ma la maggior parte del mondo non trae benefici né dal capitalismo nè dai sistemi democratici.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Pero la mayoría del mundo no se beneficia ni del capitalismo ni de los sistemas democráticos.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Большая часть мира не получает преимуществ ни от капиталистической, ни от демократических систем.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.Но по-голямата част на света няма привилегиите нито на капитализма, нито на демократичните системи.
Ancak Dünya'nın ekseri çoğunluğu, ne kapitalizmden ne de demokratik sistemden yararlanmaktadır.כיוון שההסכמה בכל רגע מאפשרת לנו לפעול.