Ana içeriğe geç
Sözlük

yararlanma ile cümle

yararlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.Progettare per sfruttare il più possibile la luce naturale.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Lo stile di gioco è caratterizzato dall'uso combinato del Wii Remote e del Nunchuck.
24’e göre inanç özgürlüğünün sağladığı korumadan yararlanmaya hakkı vardır.21 Cost. garantisce la libertà di manifestazione del pensiero.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Usano questa forma soprattutto le scuole.
Bu durumdan azami şekilde yararlanmalıyız.Мы должны максимально воспользоваться этой ситуацией.
1933'te William Patrick Hitler, amcasının iktidara gelmesinden yararlanmak için Almanya'ya döndü.В 1933 году Уильям Патрик Гитлер приехал в Германию в попытке воспользоваться влиянием дяди.
Hak ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.Вещное право — подотрасль гражданского права.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Для транспортировки добытого здесь был построен порт.
Bunun yerine 1993-1994 eğitim döneminden beri taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.В 1993—2006 годах использовался в качестве учебного.
Şah Abbas bu iki Özbek hanlarının çekişmesinden yararlanmayı sağlamıştır.Бешир так же велит казнить тех двух предателей.
1890 ile 1910 arasında kadın işgücünden yararlanma oranı 1960'lar ve 1970'lere göre daha fazla idi.وكانت نسبة النساء في القوى العاملة أعلى بين عامي 1890 و 1910 عما كانت عليه في أواخر الستينيات والسبعينيات.
Daha sonra bunun yanı sıra “ikincil ürünler”den de yararlanma yolları bulundu.وربما يشمل أيضًا المنتجات ذات "الاستعمال المزدوج".
İlçeye bağlı bütün köyler tam otomatik telefon hizmetinden yararlanmaktadır.أما بالنسبة لخدمات الاتصالات فالقرية تحوي على مقسم هاتف آلي يقدم خدمات ممتازة.
Her yıl 1,25 milyon insan müze programlarından, çalıştaylarından ve kaynak merkezlerinden yararlanmaktadır.A cada ano, 1,25 milhões de pessoas se beneficiam de programas, oficinas e centros de recursos do museu.
Yazarlar, animasyondan yararlanmak için bu anlatım yapısını izlemeye karar verdiler.Os escritores decidem seguir esta estrutura narrativa para aproveitar a animação.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Os países dos Bálcãs tiraram proveito disso.
Öte yandan, Fort Mercer'a yapmayı planladığı saldırı için çeşitli kişilerin yardımlarından yararlanmaktadır.Marston realiza várias tarefas em troca de favores para ajudá-lo a organizar um ataque contra o Forte Mercer.
Maya mimarisi doğal özelliklerden belirli bir derecede yararlanma yoluna gitmiştir.A arquitetura maia tendia a integrar um alto grau de características naturais.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.O controle do jogo usa tanto o Wii Remote e o Nunchuk.
Evcil hayvanlardan yararlanma biçimi, başlarda esas itibarıyla et üretimiyle sınırlıydı.Aparentemente, os animais foram domesticados pela primeira vez, puramente como fonte de carne.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Vooral studenten hebben hier baat bij.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Hierop kregen de Bulgaren de organisatie toegewezen.
O’na göre acı çekmekten yararlanmak ; kişinin benliğini zayıflatan, mutsuz olmaya eğilimli kılan bir dürtüdür.Czy to, że pozwalając na jego zaistnienie stał się tym, kto czyni źle, kto chce zła?"
Nazilerin kasıtlı olarak esirlerin mevcut barınaklardan yararlanmalarına izin vermediği durumlar da vardı.Miały miejsce wypadki, gdy Niemcy rozmyślnie nie pozwalali jeńcom skorzystać z dostępnego schronienia.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Det är trafikskolorna som har till uppgift att lära ut denna kunskap.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Varken Nordkorea eller Sydkorea använder för tillfället sommartid, men har experimenterat med det.
Diğer şehirlere gitmek için Büyükhan otogarından yararlanmaktadırlar.Bygga kabelringar för att ta sig förbi vissa större städer.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Exempelvis universiteten har sådana behov.
Hak ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.Послуги є об'єктом цивільних прав.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Так було вирішено питання підвозу учнів.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.To dopomohlo Bulharům k jejich vítězství.
Horde gibi web tabanlı yazılımlar da bundan yararlanmaktadır.Webový software jako je například Horde jej také používá.
Ulusun devlet hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlar.Právo vstoupit za rovných podmínek do veřejných služeb své země.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Tím, že byly odměňovány potravou, se naučily otvírat si klec.
Burada 3. sınıfa kadar eğitim verilmekte, üst sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.Aby někdo mohl obdržet 3. třídu, musí mu být před tím udělena třída 4.
Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak.Ele sunt folosite pentru codificarea și construcția mesajelor și textelor media.
Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir.Trebuia să lămurească lucrurile, trebuia să își folosească cunoștințele.
Uluslararası iş bölümünden yararlanmak için ürünlerin ülkeler arasında serbestçe mübadele edilmesi gerekir.Scopul ei este de a menține schimbul gratuit de bunuri între țările membre.
Etimesgut ve Sincan ilçeleri de kısmen bu yoldan yararlanmaktadır.Măr și Ceapă îl învață în schimb pe acesta cum să fie el însuși.
1890 ile 1910 arasında kadın işgücünden yararlanma oranı 1960'lar ve 1970'lere göre daha fazla idi.1890-1910 között több nő volt alkalmazásban, mint az 1960-70-es években.
Günümüzde hemen hemen bütün müzik kayıtları MIDI teknolojisinden yararlanmaktadır.Mára gyakorlatilag az összes digitális zenelejátszó támogatja a firmware-frissítéseket.
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.A minél nagyobb valószerűség érdekében csak természetes fényt használtak.
Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak.A világos alapsor gyengeségének kihasználása.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Kötelességünk gondoskodni róla, hogy az iskoláink minden diák számára biztonságosak legyenek.
Şu an 6, 7, ve 8. sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.A (7) és (8) lépésekben jelzett munkálatokat már segéderők is elvégezhetik.
Her Afgan vatandaşı eğitim hakkından yararlanmada eşit haklara sahiptir.Suomen lain mukaan jokaisella tulee olla tasaveroiset mahdollisuudet saada koulutusta.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Lähteen vettä käytettiin parantamiseen.
Daha sonraki şiirlerinde de halk şiirinin olanaklarından yararlanmayı sürdürdü.Matkalla runoilija esitelmöi runouden huonosta vaikutuksesta ihmisiin.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Όπως και η Νότια Κορέα, η Βόρεια Κορέα δεν χρησιμοποιεί τη θερινή ώρα επί του παρόντος.
İlk olarak 5 milyon İngilterelinin bu projeden yararlanması planlanmakta.Συνολικά, €5 εκατομμύρια έχουν δεσμευθεί για αυτό το έργο.
Kanada vatandaşları, Çek Cumhuriyeti'nden oluşan Schengen Bölgesi'ne vizesiz erişimden yararlanmaktadır.Οι πολίτες της Δημοκρατίας της Κίνας μπορούν να ταξιδέψουν χωρίς θεώρηση εντός του χώρου Σένγκεν.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Εμείς πρέπει να παρακινούμε τους μαθητές προς την εργασία.
Kaynaktan yararlanmak için buraya bir gölet yaptırılmıştır.Για την εγκαθίδρυση των φόντων χρησιμοποιήθηκε υδατογραφία.
Bu çalışanların başka yetenekleri de vardır, bu becerilerden de yararlanmamak boşunadır (bir tür kayıptır).Frelsen er oppnåelig på grunn av Guds nåde og kan ikke bli nådd som følge av gode gjerninger.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Spillet kontrolleres ved hjelp av Wii Remote og nunchuk-tilbehøret.
Kara gemileri bulunan yerli kaynaklardan, özellikle güneş enerjisinden yararlanmak üzere yapılır.Jordskip er bygget for å utnytte de tilgjengelige lokale ressurssene, særlig solenergi.
Bu da bulgarların bu durumdan yararlanmalarını sağlamıştır.Dette involverte også bulgarerne.
Kuzey Kore, Güney Kore gibi yaz saati uygulamasından yararlanmamaktadır.Seperti Korea Selatan, Korea Utara tidak menerapkan waktu musim panas.
İlk görevini (uçuşunu) tamamlaması üzerine uzay aracından daha fazla yararlanmak adına teklifler yapıldı.Setelah selesainya misi utamanya, proposal dibuat untuk lebih memanfaatkan pesawat ruang angkasa.
Koyde kalanlar ise taşımali eğitimden yararlanmaktadir.Kesejahteraan yang dirasakan lainnya adalah dengan adanya kemudahan akses pendidikan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yararlanma ile cümle - Sayfa 3 - yararlanma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App