yararlı ile cümle

yararlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ek güvenlik kontrolü olarak yararlıdır.それはセキュリティ面での利点である。
Ama daha sonra adadakiler için ne kadar yararlı olduğunu kanıtlamıştır.次に地域社会ではどの点において有益であるのかを提示する。
Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir.教員が適切な指導・助言を行う必要がある。
Burada içilmesi yararlı olduğu bilinen eski bir içme suyu kaynağı vardır.古くから飲用等にも利用されてきた清澄な水である。
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.彼の起用が一時的なものになるのか長く続くのかはまだ不明だが。
O yararlıdır, değil mi?そりゃ便利だね。
Bu nedenle, paleoklimatoloji ve paleoceanografide çok yararlıdırlar.所以其化石對古氣候學(paleoclimatology)及古海洋學(paleoceanography)十分有用。
Bu eserin Latince çevirisi 18 ve 19. yüzyıllarda Avrupalı biyolog ve eczacılara çok yararlı olmuştur.他的作品被翻译成拉丁文,并在18世纪和19世纪期间被欧洲生物学家和药学家广泛使用。
Karşılaşılan bozuklukların çoğu üzerine kurulmuş birleşik bir teori daha yararlı olabilir.一個基於多種障礙相結合的理論,可能被證明是更加有用。
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.理论并不需要绝对精确,这对科学同样有用。
Ahali bu pınar suyunun sağlığa çok yararlı olup körlüğü iyileştireceğine inanmaktadırlar.牠們是相當優秀的游泳者,也會以水中為活動根據地,必要時更能於水中潛伏一段時間。
Tümdengelimli akıl yürütmenin geliştirilmesi, daha sonraki bilimsel araştırmalar için yararlı olmuştur.他们发展的演绎推理对后来的科学研究起重要作用。
Büyük yararlıklar gösterdi.取得了很好的成效。
Konsantre güneş ışığı, antik Çin döneminden beri birçok yararlı işte kullanılmıştır.집결된 햇빛은 고대 중국 때부터 쓸모있는 일들을 수행하는 데 사용되어 왔다.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.폐렴 확인에는 흉부 엑스레이가 유용할 수 있다.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.마시는 일은 수세기에 걸쳐 사교의 큰 부분이 되고 있다.
Kaktüs sağlığa yararlı bir ev bitkisidir.자우어크라우트는 건강에 유익한 음식으로 여겨진다.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.그 배경에는, 이하의 점을 들 수 있다.
Bir kökeni algılar olarak değil gerçek bir metamorfik kaya adı olarak bu yararlı bir terimdir.אף שאין זה שם אמיתי של סוג סלע מותמר, זהו מונח שימושי.
"Turbo" ise, hareketlerin daha hızlı bir şekilde yapılabilmesi açısından son derece yararlıdır.כעת, כל שנותר הוא לגרום ל"שוק" לפעול בצורה היעילה ביותר.
Dernekler vakıflar gibi topluma yararlı bir hizmet gerçekleştirmek için kurulmuş yasal topluluklardandır.הארגון מאוגד משפטית כחברה לתועלת הציבור בשם קרן נשים למען זכויות אדם בע"מ.
Bu durum, hayatın değerini anlaması için kendisine yararlı olmaktadır.אני רוצה להגיד להם להיות חיוביים לגבי החיים.
Yararlı tür mü zararlı tür mü olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir.עדיין יש ויכוח איזה סוג עדיף.
Genellikle, çok yararlı işler için kullanılmaya elverişlidir.בדרך כלל היא ממלאת אותן למטרות רעות.
1620 Lehistan Seferi'nde yararlıklar gösterdi.ב-1620 נוסדה דיוקסיית דורנגו.
Bu, gerçek zamanlı uygulamalar için çok yararlıdır.הוא שימושי בתחום זמן האמת.
İzci, başkalarına yardımcı ve yararlı olur.Скаутът е полезен и помага на другите.
Laboratuvar testinin yapılamadığı durumlarda turnike testi yararlı olur.Турникет тестът е полезен, когато не може да се направи лабораторен тест.
Enerji tasarrufu için tasarruf ampulü kullanılması yararlıdır.Препоръчва се употребата на енергоспестяващи осветителни тела.
Benim için takıma yararlı olmak önemli.Този неин талант е в много голяма полза на отбора.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.Всичко, което остава са все по-точни измервания”.
Leningrad Kuşatması sırasında gösterdiği yararlılıklardan dolayı ödüllendirildi.Награден е за участието му в отбраната на Ленинград по време на блокадата на града.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Мускулните релаксантисъщо могат да бъдат от полза.
Bu olgu uygulamada çok yararlı değildir.Правилото, че твърде много хубаво не е на хубаво, важи и в този случай.
Bu nedenle, otomatik çamaşır ve bulaşık yıkama makineleri için yararlıdırlar.Поради това тоалетните и палатките за първа помощ се оказват недостатъчно.
Bazen subjektif bilgileri bir matematik modeline dahil etmek yararlı olacaktır.Ponekad je korisno inkorporirati subjektivne informacije u matematički model.
Bu deneyim, genç bir yazar için oldukça yararlıydı.Ova putovanja bila su od velike koristi za mladog čovjeka.
Bu ünlü psikologlar da dernek çevresinde çok önemli ve yararlı çalışmalar yapmışlardır.Svi ovi pronalasci potakli su važna i intrigantna pitanja.
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir."Konajme len takú prácu, ktorá slúži verejnosti.
Bakla ayrıca, hemoroid ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.Okrem známych účinkov na hustotu kostí a zdravie chrupu má aj ďalšie pozitívne účinky.
Bundan dolayı jiroskoplar yönü ölçmek veya elde etmek için yararlıdır.Gyroskop je zariadenie na meranie, alebo udržiavanie rovnakej orientácie, resp. rovnakého smeru.
Bu durum tüketicilerdeki çeşitli yararlı etkilerin artmasına sebeptir.Je to však posledná možnosť, vzhľadom na mnohé nepriaznivé účinky týchto liečiv.
Bu konuda William Empson'un bir anısına değinmek de yararlı olacaktır.Uporabil je tudi ideje Williama Empsona.
Her birey, topluma yararlı olacak şekilde bir görev üstlenir.Vsak prebivalec si mora najti delo, s katerim koristi skupnosti.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Že pred davnimi stoletji je v Evropi sirotka veljala za zdravilno pijačo.
Büyük yararlıklar gösterdi.Doživljal je velike uspehe.
Enerji tasarrufu için tasarruf ampulü kullanılması yararlıdır.Uporaba recikliranega stekla pomaga varčevati z energijo.
İnsanlar sadece yararlı diye adlandırılan eylemlerde bulunmalıdır.Ljudje potrebujejo le nekaj prijaznih besed.
Büzük dudak nefesi egzersizleri yararlı olabilir.Sredstva za sproščanje mišic so lahko koristna.
Bir göğüs röntgeni zatürreyi tespit etmek için yararlı olabilir.Plaučių vėžys gali būti diagnozuojamas krūtinės rentgeno tyrimų pagalba.
En iyi cevabı seçtikten sonra, soruların yararlılıkları değerlendirilebilir.Dažniausia gyvenimo kokybė vertinama naudojant atitinkamus klausimynus.
Çoklu dizi hizalamalarına bakarken, dizileri kıyaslamakta farklı özellikleri göz önüne almak yararlı olabilir.Kol arbata nusėda, įdomu stebėti įvairias joje susidarančias formas.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Pastaruoju metu šiai veislei gerinti naudojami holšteinai.
Bu çok yararlı.Tai labai naudinga.
Büyük yararlıklar gösterdi.Ja saada suurt kasu.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.Selles kontekstis elabki hüve mõiste.
Bu durum, hayatın değerini anlaması için kendisine yararlı olmaktadır.Ta tunneb, et tõde on ainuke asi, mis teeb tema elu väärtuslikuks.
Bir anlamda da yararlı oldu.Temast oli ka praktilist kasu.
Ama aslında eğer biraz da okuma yaparsanız yararlı olacaktır.Dobrze byłoby jednak gdybyś wcześniej trochę poczytał.
Ama aslında eğer biraz da okuma yaparsanız yararlı olacaktır.관련 서적을 읽는다면 큰 도움이 될 겁니다

İlgili Sayfalar