yararı ile cümle

yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Během středověku bylo místem mnoha důležitých bitev.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Vystavuje kolektivně i samostatně.
Depremzedeler yararına konserler verdi.Na její podporu byly uspořádány benefiční koncerty.
Bunların bize yararı oldu.Mělo to výhody.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.În 1375, Dmitri a reușit să rezolve conflictul său cu Mihail II din Tver, pentru Vladimir, în favoarea lui.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.Dezvolta o putere pe care trebuie să fie utilizate pentru binele tuturor.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Chestiile astea nu v-ar ajuta cu nimic.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Vrem să arătăm cum trebuie slujit un popor cu adevărat”.
Bunda motivasyonun da yararı vardır.Aici te ajută și moralul .
Bu güvence, bu hakların tanındığı kişilerin ayrıcalığı olmamalıdır, herkesin yararına hizmet etmelidir.Și aceasta fără deosebire de origine, pentru toți cei care merită să fie ajutați.
Kamu yararına saygı duyulmalıdır.Interesul public trebuie să fie respectat.
Sana yararı dokunacak kitapları okumalısın.Ar trebuie să citești cărți care să îți fie utile.
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Biztos vagyok abban, hogy a hazám javát szolgáltam munkámmal.
Bilimsel araştırmaların insanoğlunun yararına yürütüldüğünü düşünürüz hep.De vajon hozzájárult-e valójában a tudomány az ember boldogságához?
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.Az elképzelések szerint a rendszer az egész emberiség számára hajt hasznot.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Olyat cselekedj, ami dicséretre méltó, és amivel jót teszel magadnak és másoknak is!
2007 yılında Spice Girls'ün birleşmesinde Geri'nin çok yararı oldu.2007-ben újra csatlakozott a Spice Girls-höz.
Bunda motivasyonun da yararı vardır.Motivaation pitää myös olla hyvä.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Heidän hyökkäyksistään ei ole apua.
Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir."Se olisi ainoa palvelu, minkä he voisivat tehdä yhteiskunnalle."
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Arvot erilaistuvat ja yksilöllistyvät.
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Και εγώ θα έχω κάνει το καλύτερο για τη χώρα.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Η έκδοση εφημερίδων που δεν προωθούν την εθνική πρόοδο πρέπει να απαγορεύεται.
Albüm, Amy Winehouse Vakfı yararına yayınlandı.Το άλμπουμ κυκλοφόρησε για φιλανθρωπικό σκοπό του Ιδρύματος Αmy Winehouse.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Κάθε άνθρωπος μπορεί να εργάζεται είτε για τον εαυτό του είτε για κάποιον άλλο.
Bunların bize yararı oldu.Η τύχη είχε βοηθήσει.
Bunun yararı oldu mu?Αυτό χρησίμευσε;
Takımının ligde kalmasında yararı oldu.Alvbåge beholdt sin plads på holdet.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det er ikke realistisk det, de gør.
İdarenin var oluş amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir.Sejr er at føre sin vilje ud i livet.
Eğer kullanıcıların araştırmaları kamu yararına yapılırsa, ALS’yi kullanmak için para talep edilmez.Hvis brugernes behov ikke indfris, lykkes motivationen ikke.
ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir.Programmeringssproget Ada er opkaldt efter Ada Augusta Lovelace.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.I 1375 klarede Dmitrij at bilægge konflikten med Tver til sin fordel.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjelper ikke hva hun sier.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.Det er blant annet kjent for sin rangering av amerikanske universiteter.
Yetişmiş kalifiye köylüler bu özelliklerini köyleri yararına pek kullanmamıştır.Som bøndene hadde renessansen liten effekt på disse.
Kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsü kazandı.Fem år senere ble Krützfeld etter eget ønske pensjonert, «med Førerens takk for utviste tjenester».
Ne yaparsa da yararı olmaz.Tetapi ia tak dapat berbuat apa-apa.
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.Ia tetap berpendapat bahwa ia telah melakukan yang terbaik bagi negaranya.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Berdaulat, berdikari dan berkepribadian.
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.Mudah-mudahan Allah memberikan manfaat besar dalam tulisan singkat ini.
Her yiyeceğin insan vücudu üzerinde ayrı yararı olduğu söyleniyordu.Cá là loại thực phẩm rất tốt cho cơ thể.
1375 yılında, Dmitri, kendi yararı için, Tver'li II. Mihail ile olan çatışmasında, Vladimir'e yerleşti.Năm 1375, Dmitry đã có thể giải quyết tranh chấp giữa ông và Tver với phần hơn về phía mình.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.Nếu không có duyên cớ mà vẫn xem thì không hiệu nghiệm.
Albüm, Amy Winehouse Vakfı yararına yayınlandı.Doanh thu của album được quyên góp cho quỹ Amy Winehouse Foundation.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Freundlich không thể giúp được.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Bản thân hiện hữu có tính hữu hạn và tính đặc thù.
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.※著者は禰宜を務めた。
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.光に当たると効果は無くなる。
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.だが、国のために尽くしていた。
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.宝具は使用すると自分や相手に何らかの効果を及ぼす。
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.d. 公共の福祉に反する新聞は禁止される。
Ne yaparsa da yararı olmaz.だから何をやっても意味がない。
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.現代では、若くしてアメリカの大学を出たほど優秀だった。
Bu yüzden ülkenin bu malları ithal etmesi kendi yararına olacaktır.そのため、その国は、労働集約財は輸入した方がよりよい。
Bunların bize yararı oldu.これは効果的だった。
Buradaki amaç; çabalarının varlıkların hepsinin yararına olduğunu göstermektir.自然よ、あなたの季節がもたらすものは皆私にとって実りある。
Mancini gibi üst düzey bir hocayla çalışacak olması da yararına.マネージャーとして甲斐甲斐しく働く球太。
Fakat bu da Venedik'in pek yararına olmadı.不過,結果並不比對威尼斯一役好。
Ne yaparsa da yararı olmaz.可是我連發揮都沒辦法辦到。
İlgili Sayfalar