yararı ile cümle
yararı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ülkenin yararına bir şeyler yaptığımıza inanıyorduk.我要做我认为对美国人民有益的事情。
Bunların bize yararı oldu.这肯定对我们有帮助。
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.個性奔放且十分隨性。
Atina'da şehrin yararına olan işlerde çalışan işçilere bir günlük çalışma karşılığı bir drahmi verilirdi.在雅典,為城邦項目工作的工人,不論從事何種工藝作業,每日的工資都是1德拉克馬。
Michael geçmişte yaptılarının yararını "Bolshoi Booze" bölümünde görür.迈克尔计划与郊狼在'Bolshoi Booze'的位置碰头。
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.3.你認為論語能對社會帶來何種幫助?
Bunda motivasyonun da yararı vardır.此励士之功也。
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.이것이 끊어지면 빛을 낼 수 없다.
Ne yaparsa da yararı olmaz.하지만 아무런 도움도 주지 못한다.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.중세 시대에 이곳의 숲은 매우 중요한 자원들이 상당했었다.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.공공의 이익에 반하는 신문은 엄금된다.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.그러나 채무자의 고의나 과실없이 이행할 수 없게 된때에는 그러하지 아니하다.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.평양이나 개성이 수신 범위.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.정엽은 대진대학교 미국학과를 졸업하였다.
Ne yaparsa da yararı olmaz.אחרת לא תהיה בה כל תועלת.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.ואמרו, שבחלונותיו לא כבה האור מעולם.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.זה נועד כדי להיות נגיש על ידי כל אחד.
Kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsü kazandı.לאחר חמש שנים של דין ודברים, אישרה הוועדה את השם "גבעון החדשה".
Malik asidin binlerce yararı bulunmaktadır.כעת מאטקו חייב לדאדאן כסף רב.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Все пак това не помога.
Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair savaşın bir yararının da ambargonun sona ermesi olacağını söylemişti.Изненадващо британският министър-председател Тони Блеър също обещава провеждането на референдум.
Yaşayan Anayasa (ABD) Kamu yararına dava Hukuk felsefesi Yüksek yasaya göre kuralАналитична философия Буквата на закона спрямо духа на закона Правилото според по-висшето право
Bunların bize yararı oldu.To je donekle i uspjelo.
Burada Amerikan Koleji'nden mezun olmasının çok yararını gördü.Usavršavao se na nekoliko sveučilišta u SAD-u.
Kamu hukuku ve kamu yararı kavramı da bulunmakla birlikte özel hukuk ve kişi hakları ön plandadır.Nije teško zapaziti da pored subjekta i predikata u sudu postoji i riječca je.
Antimikrobiyal yararı %2-%5'lik propilen glikol eklenmesiyle artış gösterir.Injekcija je djelotvorna na više od 50% slučajeva, pod uvjetom da se B-kompleks uravnoteži.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Podľa neho to však nepomôže.
Hayatında kimseye yararı dokunmamış Earl, bir gün kazı-kazan kartından 100.000 dolar kazanır.Earl je zlodej, ktorý jedného dňa vyhrá v lotérii 100 000 dolárov.
Bu durum pumaların yararınadır.Pravda spočíva v užitočnosti.
İlk fotoğraf sergisini de Darüşşafaka yararına burada açtı.Vykonal aj prvý zimný výstup na Kriváň.
Mazdek düşüncesine göre yeryüzü bütün insanların ortak yararına açık bir yaşam alanıdır.Glavni koncept je, da naj bodo vse surovine sveta skupno bogastvo vseh ljudi.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Nek pogled je lahko uporaben, koristen za posameznika in drug škodljiv.
Bu Komite, bir bütün olarak EPSA Bireysel Hareketlilik Projesi’nin (IMP) gelişmesi yararına çalışır.IMP Tarybos koordinatorius dirba siekdamas plėtoti EPSA Individualaus mobilumo projektą (IMP), kaip visumą.
Albüm, Amy Winehouse Vakfı yararına yayınlandı.Šis albumas gausiai papildė Amy Winehouse apdovanojimų kolekciją.
Bunda motivasyonun da yararı vardır.Lisaks peab neil olema ka motivatsiooni.
Işığı söndürünce bir yararı olmadığını anladım.Valgustusele jõudmata pole võimalik sellest ringlusest vabaneda.
Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur.Alutaguse vald on kasulik kõigile.
İdarenin var oluş amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir.Andestusel on väärtust, kui see on aktiivse püüdluse tulemus.
Bu sebeple kamu yararını da azamileştirmek için devlet tarafından özel kanunlarla kontrol altında tutulurlar.Pärandihoid on riigi poolt pärandvara tagamiseks teatud abinõude rakendamine kohtu poolt.
Yetişmiş kalifiye köylüler bu özelliklerini köyleri yararına pek kullanmamıştır.Teoorjus ei jätnud talupoegadele eriti aega oma põldude korrashoidmiseks.
13 dakikalık zamanınızı aldım. Umarım, birazcık da olsa yararım dokunmuştur. -On dira que c'est indéfini.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.4억년에서 지금까지 행해졌던 보행의 이점입니다.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Ada keuntungan dari ambulasi selama 400 juta tahun.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.C'è un vantaggio di 400 milioni di anni di deambulazione.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Da ist der Nutzen von 400 Millionen Jahren Bewegung.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Đó là lợi ích từ 400 triệu năm của việc đi lại, di chuyển.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Está el beneficio de 400 millones de años de deambular.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Există un beneficiu a celor 400 milioane ani de deplasare.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Jest to pożytek z 400 mln lat używania nóg.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Je tu benefit 400 miliónů let fungování.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Nous tirons un bénéfice de 400 millions d'années de marche.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.We hebben baat bij 400 miljoen jaar rondlopen.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Здесь за 400 миллионов лет накоплен опыт восстановления сил после травм.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Има полза от 400-те милиона години придвижване.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.Тут ми маємо 400 мільйонів років досвіду відновлення після травм.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.יש לנו יתרון של 400 מליון שנה של תנועתיות
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.ميزة موجودة من 400 مليون سنة من التكيف والتطور
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.その恩恵も 享受することが出来ます
"5 ya da 15 dolarım olsa, insanların yararına ne yapabilirim" hakkında daha fazla düşünün.5달러, 15달러 정도의 돈이 있다면, 이 돈으로 다른 사람에게 무엇을 해줄 수 있을까 생각해 주시기 바랍니다.
"5 ya da 15 dolarım olsa, insanların yararına ne yapabilirim" hakkında daha fazla düşünün."Hoe kan ik met vijf dollar of 15 dollar andere mensen te laten profiteren?"
İlgili Sayfalar