Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Dawniej uważałem pejzaż dźwiękowy przyrody za bezwartościowy artefakt.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Em tempos eu considerava que as paisagens sonoras naturais eram uma coisa sem interesse.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Es gab eine Zeit, in der ich wilde Naturkulissen als wertlose Artefakte betrachtete.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Hubo un tiempo en que yo consideraba los paisajes sonoros silvestres como algo sin valor.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Ik dacht een tijdlang dat natuurlijke soundscapes een waardeloos artefact waren.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.한 때는 야생의 소리가 쓸모없는 것이라고 생각했습니다.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Volt idő, amikor a természeti hangképeket értéktelen valaminek tartottam.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Κάποτε θεωρούσα τα άγρια ηχοτοπία ένα τεχνούργημα χωρίς αξία.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.Было время, когда я считал звуковую среду бессмысленным шумом.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.היה זמן שהתיחסתי לסאונדסקייפ פראי כאל פריט חסר ערך.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.كنت في يوم ما أعتبر المشاهد الصوتية الطبيعيّة لا قيمة لها.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.値打ちのないものだと思っていました ただ単にそこにあって何の意義もないものだと
Biz işe yaramaz. Biz işler yoktur.Meillä ei ole työpaikkoja.
Biz işe yaramaz.Nepracujeme.
Biz işe yaramaz.Nepracujeme.
Biz işe yaramaz.Nie pracujemy.
Biz işe yaramaz.Noi nu funcţionează.
Biz işe yaramaz.Vi arbejder ikke.
Biz işe yaramaz.Ми не працюємо.
Biz işe yaramaz.Мы не работаем.
Biz işe yaramaz.Ние не работим.
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Estou furioso por me ver assim impotente, a ter de encenar uma charada destas!
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Jag är arg på hur värdelös jag är som måste hålla på så här.
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Jeg er rasende over, hvor værdiløs jeg er, når jeg må gøre den slags.
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Kiehun raivosta, koska olen niin mitätön- -että piti järjestää mokoma näytelmä.
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!¡Me enfurece ver lo inútil que soy viéndome obligado a hacer un numerito como este!
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Naprawdę kipię z wściekłości na swoją bezsilność, przez którą muszę się na to godzić.
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Sto bruciando dalla rabbia. Mi sento così impotente. Bisognava proprio fare una mascherata del genere?
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Είμαι έξω φρενών με την ανικανότητά μου που με ανάγκασε να κάνω μια τέτοια παράσταση!
Böyle bir oyun yapmak zorunda kaldığım için bu işe yaramaz halime feci öfkeliyim!Я и правда полон гнева от сознания своего ничтожества из-за того, что приходится устраивать подобный фарс!
Böyle kritik bir anda işe yaramaz kalmayı beklemiyordum.Att jag skulle vara oanvändbar just nu...
Böyle kritik bir anda işe yaramaz kalmayı beklemiyordum.Não esperava ser tão inútil num momento tão crucial.
Böyle kritik bir anda işe yaramaz kalmayı beklemiyordum.No esperaba ser tan inútil en un momento tan crucial.
Böyle kritik bir anda işe yaramaz kalmayı beklemiyordum.Non mi aspettavo di essere inutile in un momento critico.
Böyle kritik bir anda işe yaramaz kalmayı beklemiyordum.Я не думал, что окажусь сейчас таким бесполезным.
Bu adamlar artık işine yaramaz.De kan ikke hjælpe dig længere.
Bu adamlar artık işine yaramaz.De kan inte hjälpa dig längre.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Estes tipos já não têm utilidade para ti.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Estos tipos ya no te sirven de nada.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Heistä ei enää ole hyötyä sinulle.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Na nic ci się już nie zdadzą.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Quei tipi non ti sono più di alcun aiuto.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Αυτοί οι τύποι σού είναι άχρηστοι πια.
Bu adamlar artık işine yaramaz.От этих ребят больше нет никакой пользы.
Bu asla işe yaramaz!Ça ne marche jamais!
Bu asla işe yaramaz!Es hat nicht funktioniert!
Bu asla işe yaramaz!Het werkt nooit!
Bu asla işe yaramaz!Non funziona mai!
Bu asla işe yaramaz!¡Nunca funciona!
Bu asla işe yaramaz!To nigdy nie działa!
Bu asla işe yaramaz!Это никогда не работает!
Bu asla işe yaramaz!أنه لم يعمل!
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Det är ett slags folkligt självskadebeteende.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.E o ticăloșie publică.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Es ist ein öffentliches Übel.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Es una obra de malicia pública.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.È un danno pubblico.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Het is publiek bedrog.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Je navadna neumnost.
Bu bir miktar kamu yaramazlığıdır.Je súčasťou mylnej mienky verejnosti.