İşte bu yüzden " Bu işe yaramaz" diyebilirsiniz.So, I, 'This'll never work'.
Bay N kim? Baş harfi işe yaramaz.It can't be an initial.
Eğer bu şekli karolarla kaplamaya çalışırsanız, bu çok işe yaramaz.Well, if you try to tile it, it doesn't work too well, does it.
Göktaşının boyutlarını düşününce, yaptığımız planın... ...işe yaramayacağını anladık.I grew up. With the proximity of the asteroid and no prep time, none of our primary plans can work.
İşe yaramıyor, Harry.This is not workin' out, Harry.
- Hâlâ işe yaramayacağını düşünmüyorsun, değil mi?You still don't think this'll work, do you?
Toplantının sonunda şöyle dedi; bak, bu işe yaramayacak, paranı bir daha geri alamayacaksın.At the end of the meeting he says,
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.See that it will not work.
Bu videoda iş başında gördüğünüz antikorlar çoğu aşının işe yaramasını sağlayan antikorlar.The antibodies you just saw in this video, in action, are the ones that make most vaccines work.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Nothing worked until I found this.
Ve bu orada bayağı işe yaramıştı.And it worked really well there.
Bu işe yaramaz !This is no good.
Ve dedi ki, "Ama işe yaramadı.And he said, "And it didn't work.
Bu yüzden işe çocuklardan başlamak hep işe yaramıştır.And it really works to start with them.
Bu öğütlerin dayandığı, ebeveynlikle ilgili çalışmaların çoğu işe yaramaz.Most studies of parenting on which this advice is based are useless.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.They're useless because they don't control for heritability.
Candy, işe yaramayacak.Candy, it\'92s not going to --\
Ah, yaramazlar.Ah, mischief-makers.
Gerçekten müthiştirler, fakat biz onları eyleme dönüştürmezsek bir işe yaramazlar.They're really wonderful, but nothing will happen until we risk putting them into action.
Fakat bu şablon 100 metreyi birkaç metreye küçültmede işe yaramayacak.But this pattern's not going to work to get something 100 meters down to a few meters.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*The Whooping Cough Epidemic.
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.The one thing I would want to know is the vaccine working?
Temel olarak onların yaptığı şakalar işe yaramaz çöp ile işe yarar çöp olmakla ilgiliydiBasically, they were making fun of them for being trailer trash or white trash.
Şimdi, bu tür şeyler yerel cihadlar üzerinde işe yaramıyor.Now, not all of these things will work in local jihad.
Yaramazlığı bırakın !Stop playing around, you two.
"Bu işe yaramaz yırtıcı benim okyanusumda açlıktan ölecek."like, "This useless predator's going to starve in my ocean."
Bu da işe yaramamıştı.This didn't work.
Yani bu da işe yaramamıştı.And so that didn't work.
Merak ettiğiniz başka bir şey de işe yarayıp yaramadığıdır.Another thing you might wonder about is, does it work?
Bel çevremi inceltmeye pek yaramamış olabilir çünkü her iki tarafa da çalışmayı seviyorum.It has probably not helped my waistline any because I like practicing on both sides.
Yani tam olarak işe yaramıyor.So that doesn't really work.
Uyarı, göz kalemi ile işe yaramıyor.Warning, does not work with eyeliner.
Ama para, benim gibi kör birinin işine yaramazdı.But a blind man like me could find no use for money.
Bazen de bu işimize yaramaz. -Sometimes it's useful to view them as-- well, not as objects.
Ama bir düşünürseniz bunun pek işinize yaramayacağını görürsünüz. .But if you think about it, that's not going to help you much.
Eğer beni gördüğün halde duyamıyorsan, bu işe yaramaz.If you can see me without hearing me, that does not work.
Bu işe yaramaz.That doesn't work.
Şimdi, işe yaramazsa, çünkü bankacılık banka özüdürNow, in banking that doesn't work, because at the essence of a bank is prudence.
Bazıları işe yaradı, bazıları da yaramadı.And some of it worked, and some of it didn't.
İşe yaramayanları çöpe attık.We got rid of the stuff that didn't.
İnsaları işe yaramaz yiyecekler yeme konusunda yüreklendirmek istemiyoruz.We don't want to encourage people to eat that rotten stuff, like cassava for instance.
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.And they said, you know, "Jamie, PLM, can you guys tell us whether this works or not?"
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.I can't say whether lithium works in all ALS patients, but I can say whether it works in Humberto.
Ve işe yaramadığı kişiler de ilginç.Now, the ones that it doesn't work are interesting.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.But we could see whether it was going to work for Humberto.
Yani biz-- ben, size lityum işe yaramaz diyemem.So, we -- I can't tell you lithium doesn't work.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.I never really knew whether it worked.
Tim bana kardeşimin kök hücre nakli işe yaradı mı yaramadı mı? diye sordum."Tim can you tell me whether my brother's stem cell transplant worked or not?"
Eğer çok iyiyse, bu işe yaramayacak, çünkü kimse onu farketmeyecek.If it's very good, it's not going to work, because no one's going to notice it.
Batıda iki yıl yaşamak yaramış.Life in the West has done you well!
Umarım farklı bir yolla sorunun çözüldüğünü görmek işinize yaramıştır. .Hopefully, it was reasonably useful to see this done another way.
Ve bu gerçekten işe yaramış bir özel-genel çözümün gerçek hikayesi.And this is really a story about a public-private solution that has really worked.
İşe yarayacağını düşündüğümüz kanallar işe yaramadı.And that some of the channels we thought would work didn't work.
20"li yaşlarımı füzyon enerjisi doktoramla bitirdiğimde, işe yaramaz olduğumu keşfettim.So I finished my 20s with a Ph.D. in fusion energy, and I discovered I was useless.
Bazı insanlar 1920'lerde kötü parçalardan ... ...birşeyler eklemeyi denedi ama pek işe yaramadı.Some people have tried in the 1920s to add things from the bad parts, and it didn't really work.
Aileyle konuştuğumuzda bunun işe yaramayabileceğini açıkça belirtmemiz gerekiyor.We need to make it clear, when we talk to a family, that it may not work.
Aslında, bu mesajların hiçbiri işe yaramadı.In fact, none of these messages worked.
Çok yaramaz bir çocuk.He's really naughty
Ama gördüğün gibi, bu zamanlama işe yaramıyor.But you see, that timing doesn't really work out.
Seung Jo'da işe yaramıştı.It worked well for Seung Jo.