Ana içeriğe geç
Sözlük

yaram ile cümle

yaram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wasn't going to work.
Ben bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wouldn't work.
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.I knew Tom was no good.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.A prayer without faith is useless.
O yaramaz.She is mischievous.
Bu işe yaramayacak.This isn't going to work.
Şikayet etmek işe yaramayacak.It won't do any good to complain.
Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum.I wonder if this really works.
Pinokyo, seni yaramaz çocuk!Pinocchio, you wicked boy!
Bunun sizin için işe yaramasına memnunum.I'm glad it works for you.
O tamamen işe yaramaz.She's completely useless.
Üzgünüm, işe yaramıyor.It just doesn't work, I'm sorry.
Tom otobanda çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.Tom tried to impress Mary by driving very fast on the Autobahn, but it didn't work.
Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.My piggy bank was broken by my naughty sister.
Tom yaramazdır.Tom is mischievous.
Eğer işe yaramadıysa neden yapmayı sürdürüyorsun?If it didn't work why would you keep doing it?
Mary, "işe yaramadı." diye düşündü ve John'u aramaya gitti."It didn't work," thought Mary, and went to call John.
Bu işe yaramayacak, değil mi?It's not going to work, is it?
Bu, işe yaramayacak, bilirsin.It's not going to work, you know.
O işe yaramayacak, değil mi?That's not going to work, is it?
O işe yaramayacak.That's not going to work.
Biliyorsun, bu işe yaramayacak.This isn't going to work, you know.
Tom işe yaramaz.Tom's useless.
Bugünkü erkek öğrenciler daha öncekilerden daha yaramazdırlar.Today schoolboys are more naughty than earlier.
İlaç hiç işe yaramadı.The medicine didn't help at all.
Öğretmenimiz sınıfta yaramazlık yaptığı için Tom'a kızdı.Our teacher got mad at Tom because he was acting up in class.
Tamamen işe yaramazsın.You're totally useless.
Tom'un stratejisi işe yaramıyor.Tom's strategy isn't working.
Tom kızmanın hiç bir işe yaramadığını bilir.Tom knows getting angry won't do any good.
Tom'un planının işe yaramayacağını sana ne düşündürüyor?What makes you think Tom's plan won't work?
Bunun Tom ve benim aramda işe yaramayacağını biliyordum.I knew it would never work between Tom and me.
Bunun Senin ve Tom'un arasında işe yaramayacağını biliyordum.I knew it would never work between you and Tom.
Bunun işe yaramayacağını söylediler.They said it would never work.
Neden işe yaramadığını bilmiyorum.I don't know why it's not working.
Önerdiğin şey işe yaramayacak.What you're suggesting won't work.
Bana yaramayan bir şey yedim.I ate something that didn't agree with me.
Tom planın işe yaramayacağı konusunda Mary'yi ikna etmeye çalıştı.Tom tried to convince Mary that the plan wouldn't work.
Polis bize köprünün işe yaramaz olduğunu söyledi.The police told us the bridge was out.
Bütün bunun hiç bir şeye yaramadığını mı demek istiyorsun?Do you mean all this was for nothing?
Biz bunu son kez senin yönteminle denedik ve işe yaramadı.We tried it your way last time and it didn't work.
Tüm dualar işe yaramaz.All prayers are useless.
Bu bile işe yaramayabilir.It might not even work.
Bu asla işe yaramayacak.This is never going to work.
Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı.The boy had a mischievous smirk on his face.
Yaramaz mıydın?Were you naughty?
Bu işe yaramayabilir.It might not work.
Homeopati işe yaramaz.Homeopathy doesn't work.
Tom'un planı asla işe yaramazdı.Tom's plan never would've worked.
Planın işe yaramayacağından endişe eden tek kişi ben miyim?Am I the only one worried that the plan won't work?
Tom yaramaz değil.Tom isn't naughty.
Tom çok yaramazdı.Tom has been very naughty.
Tom yaramazdı.Tom was naughty.
Tom yaramazlık yapıyor, değil mi?Tom is being naughty, isn't he?
Tom yaramaz, değil mi?Tom is naughty, isn't he?
Tom yaramaz bir çocuktu.Tom has been a naughty boy.
Müdürle tartışmak işe yaramayacak.It won't do any good to argue with the manager.
Tom benim planımın işe yaramayacağını söyledi.Tom said my plan wouldn't work.
Tom çok yaramazdı, değil mi?Tom has been very naughty, hasn't he?
O benim için de işe yaramadı.It didn't work for me either.
Bu anahtar bu kilitte işe yaramaz.This key doesn't work in this lock.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod