Ana içeriğe geç
Sözlük

yaram ile cümle

yaram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı hileler artık işe yaramaz.Старые трюки больше не сработают.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ayah saya berusaha keras mendorong saya untuk belajar, tapi Ia tidak berhasil.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Az édesapám, nagyon sokat próbálkozott, hogy ösztökéljen a tanulásra, de nem sikerült neki.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Cha tôi đã cố gắng rất nhiều để thúc đẩy tôi học hành, nhưng kết quả chẳng vào đâu.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.아버지께서는 공부를 열심히 하도록 여러 수를 쓰셨지만 아무런 효과가 없었습니다.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mein Vater hatte sich große Mühe gegeben, mich zum Lernen zu motivieren, doch es hatte nicht geholfen.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mijn vader deed hard zijn best om me tot studeren aan te zetten, maar tevergeefs.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mio padre si sforzò molto per motivarmi nello studio, ma non funzionò.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mi padre intentó duramente motivarme en el estudio, pero no funcionó.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Môj otec sa veľmi snažil, aby ma motivoval k učeniu, ale márne.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Mon père s'acharnait à me motiver pour que j'étudie, mais ça ne marchait pas.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Můj otec se velmi snažil mě motivovat ke studiu, ale nepomáhalo to.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ojciec bardzo się starał zmotywować mnie do nauki, ale to nie podziałało.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.O meu pai tentou arduamente motivar-me para os estudos, mas não funcionou.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Tatăl meu a încercat din greu să mă motiveze să studiez, dar nu a reuşit.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Ο πατέρας μου είχε προσπαθήσει σκληρά, για να με παρακινήσει να διαβάσω... αλλά χωρίς αποτέλεσμα.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Баща ми се мъчеше да ме мотивира да уча, но без успех.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Мій батько намагався мотивувати мене вчитись, але йому нічого не виходило.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.Мой отец очень старался мотивировать меня учиться, но это не помогало.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.אבא שלי ניסה קשה מאוד להניע אותי ללמוד, אבל זה לא עבד.
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.حاول والدي بشدة تحفيزي على الدراسة ولكن هذا لم ينجح
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.ちっとも効果はありませんでした あるとき 父はあきらめて言いました
Babam sürekli beni ders çalışmaya motive etti, ama bu bir işe yaramadı.父親用盡辦法畀我好好學習 但係都係無用
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Además de huir era inútil, pues su padre había decidido bombardear.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Ďalší útek bol zbytočný, lebo jeho otec sa rozhodol ho bombardovať.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Další útěk byl zbytečný, neboť jeho otec se rozhodl ho bombardovat.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Dalsze ucieka był bezużyteczny, bo jego ojciec postanowił bombardować go.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.D'autres fugues était inutile, car son père avait décidé de le bombarder.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.그의 아버지가 그를 도배하기로 결정했다 대한 자세한 도망치는 것은 쓸모가 없었습니다.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Lisäksi karkuun oli turha, sillä hänen isänsä oli päättänyt pommittaa häntä.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Mai multe fugă a fost inutil, pentru tatăl său a decis să-l bombarda.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Mais fugir era inútil, pois seu pai tinha decidido bombardeá-lo.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Nadaljnje bežati je bil neuporaben, za je njegov oče odločil, da mu bombardirajo.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Selanjutnya melarikan diri itu tidak berguna, karena ayahnya telah memutuskan untuk membombardir dirinya.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Tiếp tục chạy đi là vô ích, cho cha mình đã quyết định khả năng tấn công anh ta.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.További menekül volt haszontalan, mert az apja úgy döntött, hogy bombázzák őt.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Ulteriori fuga è stato inutile, perché il padre aveva deciso di bombardare lui.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Verder weg te lopen was nutteloos, want zijn vader had besloten hem te bombarderen.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Weitere Weglaufen war zwecklos, denn sein Vater hatte sich entschlossen, ihn zu bombardieren.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Yderligere løbe væk var ubrugelig, for hans far havde besluttet at bombardere ham.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Ytterligare rymma var lönlöst, för hans far hade beslutat att bombardera honom.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Περαιτέρω τρέχει μακριά ήταν άχρηστο, για τον πατέρα του αποφάσισε να τον βομβαρδίσουν.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Далее убегать было бесполезно, ибо его отец решил бомбардировать его.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Далі тікати було марно, бо його батько вирішив бомбардувати його.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.Освен това бяга беше безполезно, защото баща му решава да го бомбардират.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.יתר על כן בורח היה חסר תועלת, כי אביו החליט להפציץ אותו.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.يعمل بعيدا وغير مجدية ، عن والده قد قرر قصف له.
Babası ona bombalamaya karar vermişti, daha uzağa, işe yaramaz.彼の父は彼のポケットをいっぱいにしていたサイドボード果実のボウルから。
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*A Epidemia de Tosse Convulsa
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Die Keuchhusten Epidemie
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Epidemia Krztuśca.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Epidemik Batuk Rejan.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*la epidemia de tos ferina".
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*La Pertosse epidemica
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Une épidémie de coqueluche
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Эпидемия коклюша"
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Cała moja wiedza była w tym momencie bezużyteczna.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Mein ganzes Wissen wäre unfähig gewesen, mir in jenem Moment zu helfen.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Minden tudásom haszontalan volt számomra abban a pillanatban.
Bana o an için bildiğim bütün bu bilgiler işe yaramaz oldu.Mọi hiểu biết của tôi... ...đều vô dụng vào lúc này.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod