Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.Όμως για πολλές εργασίες, στην πραγματικότητα είτε δεν λειτουργούν ή, συχνά, βλάπτουν.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.Але для багатьох завдань, вони або не працюють, або, часто, навіть завдають шкоди.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.Но для многих видов работ, они либо не срабатывают, либо же, зачастую, просто вредят.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.Но за много задачи те всъщност или не действат, или често вредят.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.אבל עבור משימות רבות, הם למעשה או לא עובדים או, לעיתים קרובות, גורמים לנזק.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.لكن في العديد من المهام فهي إما لا تعمل أو-غالباً- فهي تضر.
Ama pek çok görevde işe yaramıyor veya zararlı oluyor.時には害にすらなります これは社会科学における
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Ale stwierdziłem że to jest o wiele 'gorsze' nieżeli pisanie jest 'dobre' i dlatego by nie zadziałało.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Ale to by zase bylo mnohem víc špatné, než by bylo psát správné, takže by to taky nešlo.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Dar apoi mi-am dat seama că e mai mult rău decât ar fi scrisul bine, aşa că asta nu ar funcţiona.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.De aztán úgy voltam vele, hogy ez rosszabb, mint amennyire az írás jó, és hogy ez nem működne.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.E dunque sarebbe stato più sbagliato che il non scrivere, e non avrebbe funzionato.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.하지만 이 때는 또, '그건 글쓰기가 좋은 것보다 더 나쁜 일이잖아'하며 좀처럼 되지를 않는 겁니다.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Lalu saya seperti, itu lebih buruk daripada menulis makalah sehingga itu tidak akan berhasil.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Maar dat vond ik slechter dan dat het schrijven goed was, dus dat zou niet werken.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Mais ensuite je me suis dit, c'est plus de mal que l'écriture n'est bien, et donc cela ne fonctionnerait pas.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Mas depois pensei: "Isto é mais negativo do que o escrever é positivo" e portanto isto não funcionaria.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Men så tænkte jeg, det er mere skidt end at få skrevet er godt, så det ville heller ikke fungere.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Nó còn tệ hơn cả việc viết tốt. nên nó sẽ không hiệu quả
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Pero eso resultaba mucho peor que no escribir y así que esto tampoco funcionaría.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Όμως μετά ένιωθα ότι δεν υπήρχε ισορροπία ανάμεσα στις δυο αυτές πράξεις, οπότε η δέσμευσή μου δε θα δούλευε.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Но след това си казах, че това е много по-лошо, отколкото добро е писането, и че няма да проработи.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.Я подумал: "Этот вред гораздо больше, чем польза от написания статьи". Эта мысль мне тоже не понравилась.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.אולם אז אעשה יותר רע משהכתיבה טובה, אז זה לא יעבוד.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.بعد ذلك قلت لنفسي هذا أسوء بكثير من دافعي القوي للكتابة و لن يجدي نفعاً.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.これではお話になりません。 そこで私は結局、ただ単純に
Ama virüs hücreye girdiğinde antikorlar işe yaramaz çünkü hücrelere giremezlerLos anticuerpos no van a poder entrar en esas celdas.
Ama virüs hücreye girdiğinde antikorlar işe yaramaz çünkü hücrelere giremezlerNebudou schopné se dostat do buněk.
Ama virüs hücreye girdiğinde antikorlar işe yaramaz çünkü hücrelere giremezlerКогато вирусът е влязъл в клетката, антителата са безполезни, защото не могат да влязат в клетката.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .linii, to -4.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .(평행한지를 알아낼때 상관이 없긴 하지만) y절편은 -4 입니다
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .حيث انه لا صلة له بالموضوع عند ايجاد الخطوط المتوازية يساوي -4
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar. Ama tüm anarşistlerin yaptığı emek harcamaktır.Se spune că anarhismul nu merge dar tot ce fac anarhiștii este pus în practică
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.De siger anarkisme ikke fungerer
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.Dicen que el Anarquismo no puede funcionar
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.Eles dizem que a Anarquia não pode funcionar
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.Ils disent que l'Anarchisme est impossible
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.Sie sagen Anarchismus funktioniert nicht
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.يقولون أن الاناركية لا يمكن أن تطبق
Anarşizmin işe yaramadığını söylüyorlar.だけどアナキストはみんな働いてるぞ
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Ale pak jsem zjistil, že to moc nepomáhá, a dokonce to lvům pomáhá lépe vidět do ohrady.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Dar mi-am dat seama că nu era prea bună deoarece chiar ajuta leii să vadă prin țarcul vitelor.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.하지만 저는 그게 별 소용없음을 깨닫게 되었습니다, 왜냐하면 불이 오히려 사자들이 외양간을 더 잘 볼 수 있게 했거든요.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Mas vim a perceber que isso não ajudava muito, porque estava era a ajudar os leões a ver através do estábulo.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Niestety, to nie zdało egzaminu, a wręcz pomagało lwom dostrzec co znajduje się w zagrodzie.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Pian ymmärsin, ettei se auttanut, koska se jopa auttoi leijonia näkemään lehmien suojaan.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Zistil som však, že to v skutočnosti veľmi nepomáha. Akurát to dokonca pomáhalo levom, aby videli cez kravín.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Обаче бързо осъзнаха, че това не помага, всъщност помагах на лъвовете да виждат по-добре.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Однак згодом я зрозумів, що це не дуже допоможе, а лише допомагатиме левам наскрізь бачити корівник.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.אבל גיליתי שזה בכלל לא עוזר, כי זה אפילו עזר לאריות לראות דרך סככת הפרות.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.لكني استنتجت أن هذا ليس فعال، بل كان يساعد الأسود على رؤية مافي الحظيرة
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.むしろ ライオンに 目立つようにしてしまって 牛の場所を見つけるのを 助けてしまったんです でも あきらめませんでした
Ardından Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Birliği (ICMJE) geldi ve dedi ki "Tamam, bu işe yaramadı.Also kam das Internationale Komitee der Herausgeber medizinischer Fachzeitschriften daher und sagte:
Ardından Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Birliği (ICMJE) geldi ve dedi ki "Tamam, bu işe yaramadı.Apoi intră pe fir Comitetul Internaţional al Editorilor de Reviste Medicale şi ei spun:
Ardından Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Birliği (ICMJE) geldi ve dedi ki "Tamam, bu işe yaramadı.A tak prišiel Medzinárodný výbor redaktorov lekárskych časopisov (ICMJE) a povedali:
Ardından Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Birliği (ICMJE) geldi ve dedi ki "Tamam, bu işe yaramadı.Entonces llegó el Comité Internacional de editores de revistas médicas, y dijeron:
Ardından Uluslararası Tıbbi Dergi Editörleri Birliği (ICMJE) geldi ve dedi ki "Tamam, bu işe yaramadı.Quindi poi il Comitato Internazionale dei Redattori di Riviste Mediche (ICMJE) è arrivato e ha detto:
Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi. Hiçbiri işe yaramıyordu.Próbował już wszystkiego, nic nie pomagało.
Arkadaşlarının önerdiği her şeyi denedi. Hiçbiri işe yaramıyordu.Provò qualsiasi cosa gli suggerissero, ma niente da fare.
Artık işimize yaramaz.Ele não serve mais para nós.