Ana içeriğe geç
Sözlük

yaram ile cümle

yaram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"A.B.D.'de FedEx için bu işe yarayabilir, ama Bulgaristan için işe yaramaz."יופי, זה אולי עובד ב FedEx אי שם בארה"ב, אבל זה לא יכול להצליח בבולגריה.
"A.B.D.'de FedEx için bu işe yarayabilir, ama Bulgaristan için işe yaramaz."يا صاح،هذا الأمر ممكن في فيديكس ،هناك في الولايات المتحدة ، ليس هنا في بلغاريا.
"A.B.D.'de FedEx için bu işe yarayabilir, ama Bulgaristan için işe yaramaz.ブルガリアではできない 私たちとは違う」
"A.B.D.'de FedEx için bu işe yarayabilir, ama Bulgaristan için işe yaramaz."唓,聯邦快遞呢套喺美國就行得通咯, 保加利亞就唔掂啦。
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Cuando los médicos me examinan se me ponen detrás y a un viejo como yo eso le molesta.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.I dottori visitano sempre in piedi. E questo ha delle conseguenze per un vecchio come me.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Læger skal altid stå op, - - og det er vanskeligt for en gammel mand.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Läkare måste alltid stå upp- -och det är svårt för en gammal man.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Os examinadores ficam sempre de pé e isso é duro para um velhote como eu.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Patolodzy muszą ciągle stać i w moim wieku daje się to we znaki.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Patologit joutuvat aina seisomaan- -ja se on rankkaa näin vanhalle.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Οι γιατροί πρέπει να στέκονται συνέχεια όρθιοι, και αυτό ενοχλεί έναν γέρο σαν κι εμένα.
Adli tıpçılar hep ayaktadır, benim gibi yaşlı bir adama yaramıyor.Медики всегда должны стоять, а для старика вроде меня это трудновато.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Cuando estuvo llena, la sacaron a la playa. Y sentados recogieron lo bueno en cestas y echaron fuera lo malo
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Dupăce s'a umplut, pescarii îl scot la mal, şed jos, aleg în vase ce este bun, şi aruncă afară ce este rău.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.그물에 가득하매 물 가로 끌어 내고 앉아서 좋은 것은 그릇에 담고 못된 것은 내어 버리느니라
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.ktorú, keď bola naplnená, vytiahli na breh a sadnúc si sobrali čo dobré do nádob a čo zlé vyhádzali von.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.и, като се напълни изтеглиха я на брега, седнаха и прибраха добрите в съдове, а лошите изхвърлиха.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.который, когда наполнился, вытащили на берег и, сев, хорошее собрали в сосуды, а худое выбросили вон.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.וכאשר נמלאה העלו אתה אל שפת הים וישבו וילקטו את המינים הטובים לתוך הכלים ואת המשחתים השליכו חוצה׃
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.فلما امتلأت اصعدوها على الشاطئ وجلسوا وجمعوا الجياد الى اوعية. واما الاردياء فطرحوها خارجا.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網 既 滿 了 、 人 就 拉 上 岸 來 坐 下 、 揀 好 的 收 在 器 具 裡 、 將 不 好 的 丟 棄 了
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網既滿 了 、 人 就 拉 上岸 來 坐下 、 揀 好 的 收 在 器具裡 、 將 不 好 的 丟棄了
Ah, yaramazlar.Á, bajkeverők.
Ah, yaramazlar.Ah, faiseurs d'histoires.
Ah, yaramazlar.Ah, orang nakal.
Ah, yaramazlar.Ah, os endiabrados.
Ah, yaramazlar.Ah, șmecherii.
Ah, yaramazlar.Ah, un attaccabrighe.
Ah, yaramazlar.Á, huncúti.
Ah, yaramazlar.Ah, Unruhestifter.
Ah, yaramazlar.Deugnieten.
Ah, yaramazlar. İzle.Popatrzcie.
Ah, yaramazlar.MT: Ah, unos revoltosos.
Ah, yaramazlar.MT: No jo, žolíci.
Ah, yaramazlar.Ах, баламуты.
Ah, yaramazlar.А, це ошуканці.
Ah, yaramazlar.Измамници.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Era necessario convincere i genitori che il loro bambino non era sordo e stupido.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Föräldrarna behövde bli övertygade om att deras barn inte är döv och dum.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.그들의 아이들이 귀머거리나 바보가 아니라는 사실을요.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Părinții trebuie sa fie convinși de faptul ca, ai lor copii nu sunt surzi și nici prosti.
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Родителям нужно было убедиться, что их ребенок не глухой и не глупый.
Aileyle konuştuğumuzda bunun işe yaramayabileceğini açıkça belirtmemiz gerekiyor.É importante destacar que este tratamento pode não funcionar.
Aileyle konuştuğumuzda bunun işe yaramayabileceğini açıkça belirtmemiz gerekiyor.We moeten de familie uitleggen dat de behandeling mogelijk niet zal werken.
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız.Du är oduglig i regn, överste.
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız.Du er uduelig i regnvejr.
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Colonnello, quando piove sei inutile, quindi fatti da parte!
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Coronel, cuando llueve es un inútil, ¡apártese!
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Coronel, você é inútil, em dias de chuva, por isso, afaste-se!
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Olet hyödytön sateisina päivinä.
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Pułkowniku, pańska moc jest na nic w deszczowy dzień!
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Συνταγματάρχα, όταν βρέχει είστε ανίκανος, μείνετε πίσω!
Albay, yagmurlu günlerde i,se yaramazsınız. Lütfen geri çekilin! " I,se yaramaz".Полковник, в дождь от вас нет толку, так что отойдите!
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür."Böse, böse!" spricht man, wenn man's hat; aber wenn's weg ist, so rühmt man es dann.
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür.Dårlig, dårlig! sier kjøperen; men når han går bort, roser han sig.
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür.El que compra dice: "Malo es, malo es"; pero apartándose, se jacta de lo comprado
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür.Hitvány, hitvány, azt mondja a vevõ; de mikor elmegy, akkor dicsekedik.
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür."Huonoa, huonoa", sanoo ostaja, mutta mentyänsä pois hän kehuskelee.
Alıcı, ‹‹İşe yaramaz, işe yaramaz›› der, Ama alıp gittikten sonra aldığıyla övünür.Kẻ mua nói rằng : Không tốt , không tốt ! Ðoạn đi , và tự khoe_khoang mình .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod