Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.내 상처가 썩어 악취가 나오니 나의 우매한 연고로소이다
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Lebo moje neprávosti sahajú nad moju hlavu; sú jako ťažké bremeno, ťažšie sú než to, čo ja môžem uniesť.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Le mie iniquità hanno superato il mio capo, come carico pesante mi hanno oppresso
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Luka-lukaku bernanah dan berbau busuk, karena aku telah berlaku bodoh
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Meine Wunden stinken und eitern vor meiner Torheit.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Mert bûneim elborítják fejemet; súlyos teherként, erõm felett.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Mijn zonden zijn mij te veel geworden; zij vormen een grote last in mijn leven.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Mine Sår både stinker og rådner, for min Dårskabs Skyld går jeg bøjet;
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Nebo nepravosti mé vzešly nad hlavu mou, jako břímě těžké nemožné jsou mi k unesení.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Rane moje smrdé in se gnojé, zavoljo nespameti moje.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Rănile mele miroasă greu şi sînt pline de coptură, în urma nebuniei mele.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Sillä minun pahat tekoni käyvät pääni ylitse, niinkuin raskas kuorma ne ovat minulle liian raskaat.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Tại cớ khờ dại tôi, Các vết thương tôi thối tha và chảy lở.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Tại cớ khờ_dại tôi , Các vết_thương tôi thối_tha và chảy lở .
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Ty mina missgärningar gå mig över huvudet; såsom en svår börda äro de mig för tunga.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Εβρωμησαν και εσαπησαν αι πληγαι μου εξ αιτιας της ανοησιας μου.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.Смърдят и гноясват раните ми Поради безумието ми.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.הבאישו נמקו חבורתי מפני אולתי׃
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.‎قد انتنت قاحت حبر ضربي من جهة حماقتي‎.
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.因 我 的 愚 昧 、 我 的 傷 發 臭 流 膿
Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.因我 的 愚昧 、 我的傷發 臭 流膿
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Acel ulei era folosit în special pentru iluminat, dar de asemenea pentru pansarea rănilor și alte lucruri.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Esse óleo era usado na iluminação, em curativos para feridas etc.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.상처에 바르거나 다른 용도로 쓰기도 했습니다
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Olej ten używany był do oświetlenia, ale również do opatrywania ran i innych rzeczy.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Principalmente se usaba para iluminación, pero también para curar heridas, entre otros usos.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Quell'olio serviva soprattutto per l'illuminazione ma anche per curare le ferite e per altri usi.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Ten se používal hlavně na svícení, ale také na ošetření různých zranění a jiné věci.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Tento olej sa používal hlavne na svietenie, ale aj na ošetrovanie rán a iné veci.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Und das Öl wurde besonders zur Beleuchtung verwendet, aber auch zum Versorgen von Wunden und andere Dinge.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Το χρησιμοποιούσαν κυρίως για φωτισμό, για επίδεση πληγών, και άλλες χρήσεις.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Его использовали в первую очередь для освещения, для обработки ран и других целей.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.אבל גם לחבישת פצעים ושימושים אחרים.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.وايضاً تضميد الجراح وأشياء أخرى
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.実際 1742年の
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Aj ja mám nepekné jazvy na nohách, kde som sa bodol.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Am câteva cicatrici oribile pe picioare, acolo unde m-am tăiat.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Ho delle terribili cicatrici sulle gambe, mi sono infilzato.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Ich habe einige schreckliche Narben an meinen Bein, wo ich mich gestochen habe.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Ik heb een paar verschrikkelijke littekens op mijn benen waar ik mijzelf heb gestoken.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.J'ai d'horribles cicatrices sur mes jambes, là où je me suis blessé moi-même.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Já mám hrozné jizvy na nohou, jak jsem se pobodal.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Jeg har nogle frygtelige ar på mine ben fra der, hvor jeg dolkede mig selv.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.저도 제가 찌른 흉칙한 흉터가 다리에 남아 있어요.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Sam imam nekaj groznih brazgotin na nogi - zabodel sem sam sebe.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Sam mam na nogach okropne blizny po nożu.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Saya memiliki beberapa bekas luka di kaki saya saat saya menusuk diri sendiri.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Tôi có một số vết thẹo rất khủng khiếp trên chân khi tự đâm vào mình
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Van pár rémes sebhely a lábamon, ahol megvágtam magam.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Yo tengo algunas terribles cicatrices en mis piernas, en donde me corté.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Έχω μερικές άσχημες ουλές στα πόδια μου εκεί όπου είχα μαχαιρωθεί μόνος μου.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.Имам някои ужасни белези по краката си, където съм се наръгвал.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.У мене є декілька жахливих шрамів на ногах, після того, як я поранив себе.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.У меня на ногах есть несколько ужасных шрамов от порезов.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.יש לי צלקות איומות ברגליים מחתכים שעשיתי לי.
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.لدي بعض الندوب الرهيبة على ساقي أين جرحت نفسي
Bacağımda çok fena bıçak yaraları var.でも子どもたちは若いので治りも早いのです
Bakırın rengi bronzdan biraz daha kırmızı olduğu için yaraların kanadığını algılayabiliyoruz. . .Медь кажется красной на фоне бронзы, и поэтому раны "кровоточат".
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Bili so v odlični formi, zelo debeli in zdravi, krepki in brez brazgotin - takšni kot morajo biti.
Balinalar mükemmel durumdaydı, tombul ve sağlıklı, gürbüz, dolanma yaraları yok, yani olmaları gerektiği gibi.Były w doskonałej kondycji, zdrowe, dobrze odżywione, bez blizn - takie, jak powinny wyglądać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod