Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Altuntaş, savaşta aldığı yaralar sebebiyle yolda öldü.Instancio murió a consecuencia de las lesiones sufridas en la batalla.
Bu mektupta Pavlus: "Bedenimde İsa'nın sahip olduğu yaraları taşıyorum." dedi.Del mismo Pablo dice que «llevaba en su carne los estigmas de Cristo».
Gitmeden önce Las Vegas'ta yaralarının iyileşmesini bekledi.Antes de comenzar su viaje, se desvían a Las Vegas.
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.Sono felice di sentire che le tue ferite non sono gravi.
Vom Rath iki gün sonra yaralarından dolayı öldü.Comunque sia stato, due giorni dopo vom Rath morì a causa delle gravi ferite.
Bazen de Aksaçlı, otalar (ilaçlar) hazırlayarak yiğidin yaralarını iyileştirir.Una volta mangiato basta respirare per guarire le proprie ferite.
Suyla yaraları iyileştirme gücü vardır.Aveva il potere di guarire le ferite.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.La sua abilità mutaforma le permette di guarire più velocemente di un normale essere umano.
Yaralar iyileşirken kitin de zamanla ayrışarak uzaklaşır.Guariscono dalle ferite, ma invecchiano normalmente.
İblis tekrar ortaya çıkar ve bu sefer Xander'ı yaralar.L'uomo-scimmia viene di nuovo colpito e questa volta ucciso da Roxton.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Due dei feriti moriranno in seguito per le ferite riportate.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.A fine serata, il marito geloso sarà guarito dalla sua malattia.
Hülasa bütün) yaralar birbirine kısâstır."Incurabili, le ferite che si provocano l'un l'altro."
Sweet ise kurşun yaralarından dolayı tedavi altına alınır.Miracolosamente, Sully riesce a curargli la ferita.
Üç parmağı kesilir ve iki ayağı da kırılır, bu yaralar yüzünden hayatının sonuna dek topallayacaktır.Infermo di ambedue le gambe, camminerà per tutta la vita con le stampelle.
Michael, Laurie'yi kolundan yaralar.Improvvisamente Michael si aggrappa al polso di Laurie.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.L'ufficiale sostenne inoltre che 2 500 uccelli feriti morirono successivamente a causa dei danni subiti.
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.Solamente il conduttore del treno lamentava lievi ferite.
Tom hayati yaralar aldı.Том получил смертельную травму.
Ölümlerinin çoğu, dayak ve bıçak yaralarından kaynaklanmış ve kurşun yarası yoktu.Большинство погибших умерли от избиений и ножевых ранений, не было огнестрельных ран.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Только тогда он позволил перевязать свои раны.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.Кроме того, Мередит утверждал, что 2500 раненых птиц погибло в результате ранений, которые они получили.
Bu dişleri ile birbirleri üzerinde derin yaralar bırakabilirler.Они наносят друг другу серьёзные ножевые ранения.
Bu arada 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla boğazı terk ediyordu.Ноббс проснулся в 2:30 с ужасной головной болью.
Azerbaycan hükümeti Japonya'ya felaketin yaralarını sarma amaçlı olarak 1 milyon dolarlık yardım bağışladı.Азербайджан Азербайджан выделил Японии финансовую помощь в размере 1 миллиона долларов США.
Bu yüzden Hamill, yüzündeki yaralar ile oynamak zorunda kaldı.Теперь нужно было заняться Джамбо, у которого на лбу была рана.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.В страшных ожогах обеих девочек привезли в больницу.
Suyla yaraları iyileştirme gücü vardır.Обладают способностью к исцелению ран.
Vom Rath iki gün sonra yaralarından dolayı öldü.Гревилл умер от ранений несколькими днями позднее.
Ayrıca tüm vücudu yaralarla doludur.Кроме того, все его тело было поранено мелкими осколками.
Todd bu insanlar topluluğu tarafından bulunur ve bir ailenin barınağında kalarak yaraları iyileştilir.Их находит знахарь Юй, которая лечит раны Су в своём доме.
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.Тогда он оказался одним из немногих, кому посчастливилось уцелеть.
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.عاصي فيه القليل من الأذى ومنصور فيه الكثير من الدهاء.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.قتله ناشرة بن أغواث، ختلا، يوم " الواردات " من أيام حرب البسوس.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.لديع عيون في مؤخرة رأسة.
Yaralar veya kabarcıklar küçük çocukların ve bebeklerin kalçalarında da mevcut olabilir.تقرحات أو بثور قد توجد في مؤخرة الأطفال أو الرضع.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.بالإضافة إلى ذلك، زعم ميريديث أن 2500 من الطيور الجريحة قد توفيت نتيجة للإصابات التي أصيبوا بها.
Yaralanmış diye düşünmüştü ama evlendiğimizde onun yaralarını saracağım.بالجروح, وتساعد على شفائها في حال تمت الإصابة.
Hülasa bütün) yaralar birbirine kısâstır."تجمع الصديد حول بعض الجروح (abscesses).
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.وبأمكانهم أيضاً المثول للشفاء بسرعة أكبر من الأنسان الأعتيادي.
O yılın şubat ayında komaya girdi ve 13 Nisan 1978'de yaraları yüzünden hayata veda etti.Ela entrou em coma em fevereiro do mesmo ano e, por conta de seus ferimentos, morreu em 13 de abril de 1978.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Dende também cura seus ferimentos.
Altı ay sonra da yaraları sebebiyle hayatını kaybetti.Seis meses depois, suas feridas finalmente o mataram.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Ela toca nas cicatrizes de suas costas.
Askerlerden birisi çatışmaların son gününde yaralandı ve bu yaralardan dolayı 22 Kasım’da öldü.Ele foi aparentemente ferido em batalha e morreu em novembro devido a esses ferimentos.
Sullivan oradan uzaklaşmata çalışırken, yaralı Maguire ona ateş eder ve onu kolundan yaralar.Porém, enquanto foge, Maguire consegue baleá-lo no braço.
Menendez ise Briggs'i oyuncunun kararına göre öldürür ya da yaralar.O jogador, jogando como Menendez, tem a escolha de matar ou ferir o Almirante Briggs.
Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.Barr teve sérios ferimentos no ombro.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Ele morreu três dias depois em consequência dos ferimentos.
Vom Rath iki gün sonra yaralarından dolayı öldü.Vom Rath overleed twee dagen later aan zijn verwondingen.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ze geneest iets sneller dan een normaal mens.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Later zou hij van zijn verwondingen herstellen.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.De kluizenaar, waar ze heen vluchten, verzorgt haar wonden.
Yolda, Shere Khan onları pusuda bekler ve Bagheera'yı yaralar, ancak Mowgli kaçmayı başarır.Buiten de ruïne confronteert Shere Khan Mowgli en Kitty, maar Mowgli slaagt erin hem te verjagen.
Açılan bu yaralara saprofit mantarlar yerleşebilir.Door de ontstane wonden kunnen ziektekiemen binnendringen.
Margaret aldığı yaralardan ölür.Marie overleed aan haar verwondingen.
Bunların çoğundan aldığı ufak yaralarla kurtulmayı başarmıştır.Hij was heer van een aantal kleinere heerlijkheden die hij had geërfd.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Twee medewerkers werden vervoerd naar het ziekenhuis voor lichte verwondingen.
Yaralanmış diye düşünmüştü ama evlendiğimizde onun yaralarını saracağım.Zij wordt opgenomen maar zal aan haar verwondingen bezwijken.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.De fenix van Perkamentus komt terug, en laat een paar tranen op Harry's wond vallen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod