Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaraları nedeniyle oluşan şekil bozukluğu dudağına da uzanıyordu.The disfigurement extended to her lip as well.
Bir rivayete göre vücudunda kızarıklıklar ve yaralar oluşmuştur.According to a rumor, after a while, her body developed rashes and wounds.
T'Chaka, Kleiser'ı yener ve oradan uzaklaşır ancak yaralarına yenik düşecektir.T'Chaka defeats and drives off Kleiser, but succumbs to his wounds.
Saldırıda Namazov ağır yaralandı ve eşi aldığı yaralardan öldü.Namazov was seriously wounded in the attack and his wife died of her injuries.
Fan 15 Nisan 1999'da yaralarına yenik düştü.Fan succumbed to her wounds on April 15, 1999.
1942'de Prag'da bir suikast girişimi sonucu aldığı yaralardan öldü.He died of wounds from an assassination attempt in Prague 1942.
Yaralarımı sardım.Ich verband meine Wunden.
Yaraları yıkamak için su bile yok."Auf gar keinen Fall sollten Wunden ausgewaschen werden.
Cermak, aldığı yaraların etkisiyle 6 Mart 1933'te öldü.Vöste starb am 6. März 1933 an seinen Verletzungen.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.Aber die Tränen Fawkes’ heilen seine Wunde.
Bununla birlikte açık yaralardan da enfeksiyon kapılabilir.Auch kann es an der offenen Wunde zu Infektionen kommen.
Yaralarının iyileşmesi için E vitamini gerekir.Wenn du wirklich willst, Heilen deine Wunden.
Bu esnade kendine yeni bir partner bulan Gabor yeni partnerini yaralar ve gemi ile İstanbul'a gelir.Gabor verletzt bei einem Auftritt seine neue Partnerin und strandet in Istanbul.
29 Mart 2012'de Makar aldığı yaralar sebebiyle öldü.Am 29. März 2012 starb Makar an den Folgen ihrer Verletzungen.
Kışyarı Yağmalaması sırasında aldığı yaralardan dolayı öldü.Verletzungsbedingt musste sie im darauf folgenden Winter pausieren.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Er erlag später seinen Verletzungen.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Zwei Bergleute konnten sich retten, sie wurden mit leichten Verletzungen in ein Krankenhaus gebracht.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Und was tut sich in seinem Rücken?
Karacabey ve köyleri Yunan mezaliminden çok ağır yaralar almıştır.Die Kuruzen und Türken fügten dem Dorf starke Schäden zu.
Düelloda baron rakibini ölümcül bir şekilde yaralar.Er wird vom Marquis lediglich lebensgefährlich verletzt.
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Er glaubt, mit dem Tod Jesu dessen Heilsverkündung verhindert zu haben.
Aldığı yaralardan ölmek üzeredir.An den dabei erlittenen Verletzungen ist er verstorben.
Ayrıca ciltte yaralara neden olabilir.Auch die Verletzung am Kopf stammt von ihm.
Yaralarından dolayı büyük acılar içinde iken Antoni Kleopatra'nin hâlâ sağ olduğunu öğrenir.Tödlich verletzt erfuhr er, dass Kleopatra noch lebe.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Das Wesen kann sich wundersamerweise selbst heilen und Strickland die Kehle aufschlitzen.
Geçmişin yaralarını aşmaya karar verdiler.Ils ont décidé de dépasser les blessures du passé.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.Jusqu'au jour où ils (re)découvrirent l'Art interdit : la Nécromancie.
Dahmer bundan kaçtı ve hafif yaralarla olayı atlattı.Dahmer réussit à s'échapper avec de légères blessures.
Sonunda ikisi kılıçlarını çekerler ve Octavian Ochs'u kolundan hafifçe yaralar.Ochs est finalement obligé de dégainer son épée et Octavian le blesse au bras.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Il guérit plus vite qu'un être humain normal.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Il souffre d'une blessure au dos.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Il succombe par la suite à ses blessures.
"Kim demiş ki zaman bütün yaraları sarar diye?Et qui veut ainsi réveiller les blessures?
29 Mart 2012'de Makar aldığı yaralar sebebiyle öldü.La jeune femme décède finalement de ses blessures le 29 décembre 2012.
Sezaryen doğum sonrası kesiklerin veya yaraların iyileşmesi ortalama 4 – 6 hafta kadar sürer.Ces blessures liées à l'accouplement guérissent complètement après 4 à 6 semaines.
Davison, o gün aldığı yaralar sonrasında vefat etti.Davis aurait succombé à ses blessures le lendemain.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
Kongo hükümeti 18 Ocak günü Laurent-Désiré Kabila'nın yaralarından dolayı öldüğünü duyurdu.Kinshasa reconnaît enfin le décès de Laurent Désiré Kabila le 18 janvier.
Onlar Mahone'la karşılarşır ve o Aldo'yu öldürücü bir şekilde yaralar.Elle est interrompue par l'agent Mahone qui leur tire dessus, blessant mortellement Aldo.
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Huit autres moururent de leurs blessures par la suite.
Margaret aldığı yaralardan ölür.Rachel meurt des suites de ses blessures.
Menendez ise Briggs'i oyuncunun kararına göre öldürür ya da yaralar.Le joueur a alors le choix de tuer Briggs ou de le blesser.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Le monstre marin a reçu une blessure mortelle mais cette blessure est guérie.
Bella'nın yaraları daha da kötü olur.Bella n'est pas encore blessée.
Yaraları ölümcül görünüyor.Sus heridas parecen ser fatales.
O yılın şubat ayında komaya girdi ve 13 Nisan 1978'de yaraları yüzünden hayata veda etti.Entró en coma en febrero de ese año y murió el 13 de abril de 1978 como resultado de las heridas.
Hershel, Dale'in yaralarının çok derin olduğunu ve ameliyatın bile Dale'i iyileştirmeye yetmeyeceğini söyler.Hershel descubre que las lesiones de Dale son demasiado severas y que no sobrevivirá.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Lesiones en la espalda.
Alternaria blumeae – Blumea aurita'da lif yaralarına sebep olur.Alternaria blumeae - causa lesiones en la blumea aurita.
Yaralarından dolayı büyük acılar içinde iken Antoni Kleopatra'nin hâlâ sağ olduğunu öğrenir.Con gran dolor, sabe entonces que Cleopatra aún vive.
O, bir parça zımpara kağıdıyla yüzünü yaralar.La cara se la tapan con una careta de tela.
Eşi ise yaraların ve yorgunluğun şifacısı olan Estë'ydi.Ella era una compañera de Penia (la Pobreza) y Ptokhenia (mendicidad).
Bu yaralılardan altısı daha sonra yaralarından ötürü öldü.Dos de los heridos luego murieron a causa de sus heridas.
İki gün sonra yaraları nedeniyle öldü.Murió dos días después a consecuencia de las lesiones.
Maça çıkarken karmaşa çıkar ve Clubber Lang Mickey'i itip yaralar.El combate acaba en empate, y bajo la atenta mirada de Clubber Lang.
Savaş kazanılmıştı ama savaş sonunda yaralarından dolayı Thorin öldü.Sin embargo, en la lucha para conservar lo que había ganado, Thorin fue herido de muerte.
Dokuların onarımı için gereklidir, bazı yaraların etrafında iz oluşma ihtimalini azaltır.La identificación del veneno es posible si quedan trazas cerca de la herida.
Daha sonra yaralarını sarmaya çalışır.Durante todo el día siguiente intentaron curarle la herida.
Fraga'da Mağrıbilere yenildi ve aldığı yaralar sonucu öldü.Murió en Daroca y sus huesos fueron traídos sin faltar cosa.
Halk tarafından özellikle mide rahatsızlıklarında ve yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.Es costumbre popular invocarle particularmente para remediar afecciones de la garganta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod