Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Vai tôi đã bị bong gân và mông tôi bị đau vì nước mặn.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Υπέφερα από τενοντίτιδα στους ώμους μου, και πληγές από τ' αλατόνερο στα οπίσθια μου.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Страдах от болки в раменете и от солени рани на седалището.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.У меня воспалились ткани на плечах, а от соленой воды появились язвы на ягодицах.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.סבלתי מדלקת בגידי הכתפיים ופצעי מי מלח על הבטן.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.و لقد عانيت من إلتهاب الاوتار بكتفي و إلتهابات المياه المالحة بالمؤخرة
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.お尻にも耐えました 精神的な苦しみもとても大きく
Onların yaralarını görebilirsiniz.Anda dapat melihat bekas luka mereka.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Je kunt hun littekens zien.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Le loro cicatrici sarebbero visibili.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Le vezi cicatricile.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Man kann ihre Narben sehen.
Onların yaralarını görebilirsiniz. Onlara güvenirsiniz.상처를 보며 그 말을 믿고 그들을 신뢰하게 됩니다.
Onların yaralarını görebilirsiniz. Onlara güvenirsiniz.Widzimy ich blizny i wierzymy.
Onların yaralarını görebilirsiniz. Onlara güvenirsiniz.אפשר לראות את הצלקות שלהם. אתם מאמינים להם.
Onların yaralarını görebilirsiniz. Onlara güvenirsiniz.يمكنكم أن تروا آثار جروحهم. أنتم تثقون بهم.
Onların yaralarını görebilirsiniz. Onlara güvenirsiniz.ただ 被害者であろうが政府であろうが NGO であろうが
Onların yaralarını görebilirsiniz.Pode-se ver as suas cicatrizes.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Veremos sus cicatrices.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Vous pouvez voir leurs cicatrices.
Onların yaralarını görebilirsiniz.Мы увидим их шрамы.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Hänen haavansa on joka tapauksessa jo parantunut täysin.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Hans sår måste i alla fall, har redan läkt helt.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Hans sår skal under alle omstændigheder, har allerede helet helt.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Jego rany, musi w każdym przypadku, już całkowicie wyleczone.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Jeho zranenie sa musí v každom prípade, už uzdravil úplne.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Jeho zranění se musí v každém případě, už uzdravil úplně.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.그의 상처는 어떤 경우에 이미 완전히 치유해야합니다.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Le sue ferite devono, in ogni caso, hanno già guarito completamente.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Luka-lukanya harus, dalam hal apapun, sudah sembuh sepenuhnya.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Njegove rane, mora biti v vsakem primeru, že popolnoma zacelila.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Rănile trebuie, în orice caz, deja au vindecat complet.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Sebeit kell minden esetben már meggyógyult teljesen.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Seine Wunden müssen in jedem Fall bereits vollständig verheilt.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Ses blessures doivent, en tout cas, ont déjà complètement guéri.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Suas feridas, em todo o caso, já curado completamente.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Sus heridas, en todo caso, ya han sanado por completo.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Vết thương của ông trong bất kỳ trường hợp nào, đã chữa lành hoàn toàn.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Zijn wonden moet in ieder geval al volledig genezen.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Πληγές του πρέπει, σε κάθε περίπτωση, έχουν ήδη επουλωθεί πλήρως.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Его раны должны, во всяком случае, уже полностью зажили.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Його рани повинні, принаймні, вже повністю зажили.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.Раните си, трябва във всеки случай, вече са излекувани напълно.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.הפצעים שלו חייב, בכל מקרה, כבר הגלידו לחלוטין.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.ويجب ، متأثرا بجروحه في أي حال ، لقد شفيت تماما بالفعل.
Onun yaralarını, her durumda, zaten tamamen iyileşmiş olması gerekir.彼はその点ではハンディキャップを感じなかった。
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Come fa a muoversi così con quelle ferite?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Como é que consegue mexer-se com tantas feridas?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?¿Cómo puede moverse con esas heridas?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Hur kan han röra sig med sina skador?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Hvordan kan han bevæge sig med sine kvæstelser?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Jakim cudem się rusza z tymi obrażeniami?
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Πώς μπορεί να ελίσσεται με τόσα τραύματα;
O yaralarına rağmen nasıl hareket edebiliyor?Как он может передвигаться с такими ранами?
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Azt hiszem, tudta, hogy mit mesélnek a sebei a világ más részein élő embereknek.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Chyba wiedział, co jego blizny powiedzą światu.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Cred că ştia ce mesaj vor trimite lumii cicatricile de pe faţa sa.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Creo que sabía lo que las cicatrices en su rostro le dirían al resto del mundo.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Ich glaube, er wusste, was die Narben auf seinem Gesicht dem Rest der Welt sagen würden.
Sanıyorum, yüzündeki yaraların dünyaya ne söyleyebileceğini biliyordu.Ik denk dat hij wist wat de littekens op zijn gezicht de wereld zouden vertellen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod