Ana içeriğe geç
Sözlük

yaralar ile cümle

yaralar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Han helar dem som hava förkrossade hjärtan, och deras sår förbinder han.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Han helbreder dem som har et sønderknust hjerte, og forbinder deres smertefulle sår.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.han læger dem, hvis Hjerte er sønderknust, og forbinder deres Sår;
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Hän parantaa ne, joilla on särjetty sydän, ja sitoo heidän haavansa.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Ia menyembuhkan orang yang patah hati, dan membalut luka-luka mereka
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Il guérit ceux qui ont le coeur brisé, Et il panse leurs blessures.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.상심한 자를 고치시며 저희 상처를 싸매시는도다
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Kterýž uzdravuje skroušené srdcem, a uvazuje bolesti jejich,
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Który uzdrawia skruszonych na sercu, a zawiązuje boleści ich.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Meggyógyítja a megtört szívûeket, és bekötözi sebeiket.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Mensen met een gebroken hart vinden bij Hem genezing; Hij heelt alle wonden.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.On ozdravlja potrte v srcu in obvezuje njih rane;
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Risana i cuori affranti e fascia le loro ferite
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Sana a los quebrantados de corazón y venda sus heridas
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.sara os quebrantados de coração, e cura-lhes as feridas;
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.tămăduieşte pe cei cu inima zdrobită, şi le leagă rănile.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.ten, ktorý uzdravuje skrúšených srdcom a obväzuje ich boľaviny,
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Ιατρευει τους συντετριμμενους την καρδιαν και δενει τας πληγας αυτων.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.Изцелява съкрушените в сърце И превързва скърбите им.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.הרפא לשבורי לב ומחבש לעצבותם׃
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.‎يشفي المنكسري القلوب ويجبر كسرهم‎.
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.他 醫 好 傷 心 的 人 、 裹 好 他 們 的 傷 處
O kırık kalplileri iyileştirir, Yaralarını sarar.他 醫好傷 心 的 人 、 裹 好 他 們的傷處
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.A nyelv szelídsége életnek fája; az abban való hamisság pedig a léleknek gyötrelme.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Ein heilsame Zunge ist ein Baum des Lebens; aber eine lügenhafte macht Herzeleid.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.En saktmodig tunga är ett livets träd, men en vrång tunga giver hjärtesår.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.En saktmodig tunge er et livsens tre, men en falsk tunge sårer hjertet.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Et Livets Træ er Tungens Mildhed, dens Falskhed giver Hjertesår.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Gezonde woorden zijn als een boom van leven; verkeerde woorden richten echter schade aan.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Kata-kata yang baik menambah semangat, kata-kata yang menyakitkan melemahkan hasrat
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.온량한 혀는 곧 생명 나무라도 패려한 혀는 마음을 상하게 하느니라
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Krotkost jezika je drevo življenja, prešernost njegova pa rani duha.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.La langue douce est un arbre de vie, Mais la langue perverse brise l`âme.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.La lengua apacible es árbol de vida, pero la perversidad en ella es quebrantamiento de espíritu
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Limba dulce este un pom de viaţă, dar limba stricată zdrobeşte sufletul. -
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Lưỡi hiền lành giống như một cây sự sống; Song lưỡi gian tà làm cho hư nát tâm thần.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Lưỡi hiền_lành giống như một cây sự sống ; Song lưỡi gian_tà làm cho hư nát tâm_thần .
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Sävyisä kieli on elämän puu, mutta vilpillinen kieli haavoittaa mielen.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Uma língua suave é árvore de vida; mas a língua perversa quebranta o espírito.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Una lingua dolce è un albero di vita, quella malevola è una ferita al cuore
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Zdravý jazyk je stromom života; ale prevrátenosť v ňom je skrúšením ducha.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Zdravý jazyk jest strom života, převrácenost pak z něho ztroskotání od větru.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Zdrowy język jest drzewo żywota; ale przewrotność z niego jest jako zdruzgotanie od wiatru.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Η υγιαινουσα γλωσσα ειναι δενδρον ζωης η δε διεστραμμενη, συντριψις εις το πνευμα.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Благият език е дърво на живот, А извратеността в него съкрушава духа.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.Кроткий язык – древо жизни, но необузданный - сокрушение духа.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.מרפא לשון עץ חיים וסלף בה שבר ברוח׃
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.هدوء اللسان شجرة حياة واعوجاجه سحق في الروح.
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.溫 良 的 舌 、 是 生 命 樹 . 乖 謬 的 嘴 、 使 人 心 碎
Okşayıcı dil yaşam verirfı, Çarpık dilse ruhu yaralar.溫良 的 舌 、 是 生命樹 . 乖謬 的 嘴 、 使 人 心碎
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Am suferit de tendinită la umeri și de răni de la apa de mare pe fund.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Dokuczały mi zapalenie ścięgien na ramionach i rany od słonej wody na tyłku.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Ho sofferto di tendinite alle spalle e l'acqua salata mi ha fatto venire delle piaghe sul didietro.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Ich litt unter Sehnenscheidenentzündung an meinen Schultern und unter Salzwassergeschwüren an meinem Po.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Ik had last van tendinitis in mijn schouders en zoutwaterzweren op mijn billen.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Je souffrais de tendinite aux épaules et j'avais des plaies au derrière à cause de l'eau salée.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.저는 어깨 건염으로 고생했어요 엉덩이는 소금물로 화끈거렸구요
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Saya mengalami tendinitis di bahu saya dan air laut mengakibatkan pantat saya bengkak.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Sufrí de tendinitis en los hombros y llagas de agua salada en el trasero.
Omuzlarımda tendinitten ve altımda tuzlu yaralardan acı çektim.Szenvedtem a ínhüvelygyulladástól a vállaimban és a fenekem fájt a sós víztől.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod